Başvuru, baro levhasına yazılma işlemine ilişkin iptal davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, baro levhasına yazılma işlemine ilişkin iptal davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/1/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler, Olağanüstü Hâl İlanı ve Bu Süreçte Uygulanan Tedbirler Başvuruya konu olaylara ilişkin genel bilgiler ile olağanüstü hâl ilanı ve bu süreçte uygulanan tedbirler için bkz. B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, § 11- B. Başvuru Konusu Olaylara ilişkin Süreç Başvurucu, hâkim olarak görev yaptığı sırada Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle 23/7/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) gereğince meslekten ihraç edilmiştir. Başvurucu meslekten ihraç edilmesine ilişkin karara karşı Hakimler Savcılar Kuruluna (HSK) yeniden inceleme talebinde bulunmuştur. Başvurucunun istifa talebi HSK tarafından 27/7/2017 tarihli kararı ile kabul edilmiş; meslekten ihraç edilmesine ilişkin itirazı ise 28/7/2017 tarihli karar ile kabul edilerek meslekten ihraç kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, baro levhasına avukat olarak yazılma talebiyle İstanbul Barosuna (Baro) başvurmuştur. Başvurucunun talebi Baro Yönetim Kurulunun 14/9/2017 tarihli kararıyla kabul edilmiştir. Anılan karar Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Yönetim Kurulunun (TBB) 29/9/2017 tarihli kararıyla uygun bulunmuştur. Söz konusu karar, Bakanlık tarafından uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere TBB'ye geri gönderilmiştir. TBB Yönetim Kurulu, önceki kararlarında ısrar ederek başvurucunun baro levhasına yazılmasına karar vermiştir. Bakanlık, başvurucunun baro levhasına yazılmasına ilişkin TBB kararının kesinleşmesi üzerine Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) TBB'ye karşı iptal davası açmıştır. Başvurucu, iptal davasında davalı TBB yanında müdahil olarak yer almıştır. Mahkeme dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesinde, başvurucu hakkında FETÖ/PDY kapsamında şüpheli sıfatıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ceza soruşturması yürütüldüğü belirtilmiştir. Ayrıca, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesinin fıkrasında, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan yazılı cezalardan birini gerektiren suçlardan kovuşturma altında bulunması hâlinde avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceğinin düzenlendiği, soruşturma altında bulunanlarla ilgili açık bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de bu konuda idareye takdir yetkisi tanındığını ifade edilmiştir. İstinaf başvurusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) tarafından kesin olmak üzere reddedilmiştir. Kararda, Mahkeme kararına ek gerekçe ile başvurucu hakkında İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (Ağır Ceza Mahkemesi) kovuşturmaya başlandığı belirtilmiştir. Başvurucu 21/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 28/10/2019 tarihinde ek beyanda bulunmuştur. Beyanında, Ağır Ceza Mahkemesinin 10/9/2019 tarihli kararıyla beraat ettiğini, kararın istinaf edilmeden kesinleştiğini ve bu durumun bireysel başvuruda dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir. 1136 sayılı Kanun'un "Avukatlığa kabulde engeller" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur : a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak, ...Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir...."