(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13072 E. , 2007/101 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.5.2002 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız temyizi ise davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 16.1.2006 günü için yapılan tebligat üzerine t…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13072 E. , 2007/101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.5.2002 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız temyizi ise davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 16.1.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.... ve karşı taraftan davacı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahere dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalı ile aralarındaki 1.5.1998 tarihli kira sözleşmesinin 4 yıl için düzenlendiğini, sözleşmedeki sürenin uzatılmayacağını kiracıya 29.1.2002 tarihli ihtarname ile bildirdiklerini ileri sürerek tahliye davası açma hakları saklı kalmak koşuluyla kira bedelinin tespiti isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece, kira bedelin 1.5. 2002 tarihinden itibaren aylık 9000 Euro olarak belirlenmesine ilişkin hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce; “Taraflar arasındaki uyuşmazlık Borçlar Kanunun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, kira döneminin bittiği tarihten sonraki dönem için kira bedelinin tespiti isteminde bulunmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 285. maddesi uyarınca hasılat kira sözleşmesinde taraflar bir süre öngörmüş ise bu sürenin sona ermesi ile birlikte kira ilişkisi sona erer. Kira süresi bitmesine rağmen taraflar yeni bir sözleşme ile kira süresini uzatmamışlar ise artık, kiracının taşınmazı kullanmaya devam etmesi yasal bir kira ilişkisi bulunmadığından haksız işgal oluşturur ve haksız olarak taşınmazı kullandığı süre için kiraya verenin haksız işgal tazminatı istemesi olanağı doğar. Kira döneminin bitmesinden sonraki dönem için kira bedelinin tespiti istenmesi olanağı bulunmamaktadır.. Bir davada olayları anlatmak tarafların hukuki nitelemeyi yapmak ise mahkemenin görevidir. Davacı, kira döneminin bittiğini bildirerek, bitiş tarihinden sonraki dönem için kira bedeli tespitini istediğini bildirmiştir. Sürenin bittiği belirtilerek eldeki dava açıldığına, sözleşme içeriğinden bu sürenin 30.4.2002 tarihinde tahliye davası açılacağının da bildirildiğine ve yargılama aşamasında açılan tahliye davası sonucu davalının taşınmazdan tahliyesi de sağlandığına, davacının davalının kiracılık sıfatını tanımadığı, kira süresinin de bittiği, olayların açıklanan bu şekli ile davalı taşınmazda haksız işgalci konumunda olduğuna göre, mahkemece davanın haksız işgal bedelinin tespiti olarak nitelendirilerek sonuca gidilmesi gerekirdi...” gerekçeleri ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, 1.5.2002 tarihinden itibaren aylık 9000 Avro karşılığı olan 10942.72 YTL’nin aylık ecrimisil bedeli olarak tespitine şeklinde karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin az yukarıda sözü edilen bozma ilamı doğrultusunda, hasılat kira sözleşmesinin bitiminden sonraki dönem için davacının ecrimisil isteyebileceğini kabulünde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.Ancak, Ecrimisil kötüniyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur. İlke olarak kira geliri üzerinden ecrimisilin belirlenmesinde; taşınmazın dava konusu dönemde, mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parasının, sonraki dönemler için ise bulunan bu miktara Toptan Eşya Fiyat Endeksinin tamamı yansıtılmak suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla bulunacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekir. Haksız fiil benzeri olan ecrimisil /8.3.1950-22/4 sayılı İBK) istemine ilişkin ecrimisil davalarında önem taşıyan diğer bir yön de ecrimisil miktarının Türk Parası üzerinden belirlenmesi gerektiğidir. Zira. Borçlar Kanununun 83. maddesi ile ancak sözleşmeye dayanan borçların yabancı para ile ödenmesi hususu düzenlenmiş bulunmaktadır. Hukukumuzda tazminat istemlerinde hükmedilecek para birimi hakkında bir düzenleme yapılmamıştır. Somut olayda mahkemece, 4.8.2003 tarihli bilirkişi raporu hükme dayanak yapılmıştır. Anılan raporda “ülkemizin ekonomik koşulları, yabancı paranın Türk parası karşısında normal artışlarla ulaşması gereken değeri, kiralananın niteliği, kullanım alanı, konumu ...” gibi ifadeler kullanılarak dava konusu yerin aylık 9000 Avro gelir getirebileceği belirtilmiş, bu miktarın saptanmasındaki, somut belge ve bilgiler gösterilmemiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı bilirkişi raporunda aylık saptanan ecrimisilin yabancı para değeri üzerinden gösterilmesi ve soyut ifadelere dayanması nedeniyle karar vermeye yeterli değildir. Zira, Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK.nun 281. maddesine göre, bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup hüküm kurmaya dayanak yapılmalıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; benzer nitelikteki yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişiler marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazın büyüklüğü, mevcut kullanım durumu ve kullanıma elverişliliği de gözetilerek işgal tarihindeki ecrimisil miktarını belirlemek ve alınacak rapor doğrultusunda karar vermek olmalıdır. Tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir, karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA 500.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 500.00 YTL duruşma vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 16.1.2007 tarihinde oybirliği ile karar