T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/119 KARAR NO : 2026/459 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2022 (Dava), 25/09/2024 (Karar) NUMARASI : 2022/221 Esas, 2024/401 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazı…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/119 KARAR NO : 2026/459 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2022 (Dava), 25/09/2024 (Karar) NUMARASI : 2022/221 Esas, 2024/401 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden kabul, manevi tazminat yönünden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, müvekkili üniversite bünyesinde yer alan ...Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü tarafından dava dışı ...Firmasına yıkanmak için davalı şirket ile gönderilen iki adet el dokuması yün halının 30/12/2020 tarihinde ... Kayseri/... Şubesinden çıkış yaptığını, halılardan birinin müvekkiline ulaştığını, diğerinin ise teslim edilmediğini, davalı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerde halının davalı şirketin genel merkezinde ana depoda olduğu ve sayım yapıldığından mal çıkışı olmadığı bilgisinin verildiğini, eşyanın geçen süre zarfında müvekkiline teslim edilmediğini, TTK 874.maddesi uyarınca eşyanın taşıma süresini izleyen yirmi gün içerisinde teslim edilmediği, dolayısıyla zıya karinesinin işbu dava konusu taşıma için gerçekleştiğini, davalının eşyanın zıyaından sorumlu olduğunu, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini, bin bir emekle dokunan söz konusu halının maddi değerinin bir yana manevi değerinin de olduğunu, halının yanında dokunmasına verilen emeğin de zayi olduğunu, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin de bulunduğunu belirterek öncelikle halının hasarsız olarak teslimine, eşyanın tesliminin mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın eşyanın teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, gönderenin kusursuz sorumluluğu ilkesi gereğince müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu kargoya ait taşıma senedinde kargo içeriğinin ne olduğuna dair beyanda bulunulmadığını, taşınan malın değerine ilişkin de bir bilgi verilmediğini, dava dilekçesinde belirtilen ürünlerin kargo içeriğinde mevcut olduğunu kabul etmediklerini, TTK 882.maddesine uygun olarak gönderinin değerini kaybeden kısmının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı istenebileceğini, kargo içeriğinin ispatlanamadığını, göndericinin yetersiz ambalajlama ile zararın oluşumuna sebep olduğunu, Posta Hizmetleri Kanunu Posta Hizmetlerinin Gizliliği ve Güvenliği Başlıklı 7. Maddesi uyarınca müvekkilinin kargo gönderilerine ilişkin içerik bakmasının yasak olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin dava dışı ...Firmasına yıkanmak için davalı şirket ile gönderilen "iki adet el dokuması yün halının" 30/12/2020 tarihinde ... Kayseri/... Şubesinden çıkış yaptığını, halılardan birinin müvekkiline ulaştığını, diğerinin ise teslim edilmediğini, davalı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerde halının davalı şirketin genel merkezinde ana depoda olduğu ve sayım yapıldığından mal çıkışı olmadığı bilgisinin verildiğini, eşyanın geçen süre zarfında müvekkiline teslim edilmediğini bu nedenle eşyanın teslimini bu mümkün olmadığı takdirde maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili ise taşıma senedinde kargo içeriğinin belirtilmediğini bu nedenle sadece özel çekme hakkının talep edilebileceğini beyan etmiştir. Mahkememizce davalı şirkete yazılan müzekkerelerden netice alınamaması nedeniyle davalı tarafa HMK'nin 220/3.maddesi kapsamında uyuşmazlık konusu kargo teslim belgesini mahkememize sunması için iki haftalık kesin süre verilmiş bu süre içerisinde eksiklik giderilmediği takdirde, davacının kargo içeriğine ilişkin beyanlarını kabul etmiş sayılacakları ihtar edilmiştir. Davalı taraf bu süre içerisinde belirtilen ekik evrakı ibraz etmediğinden ve davacının iki adet dokuma halısından birisi teslim edilip diğer edilmediğinden davacının beyanlarına itibar edilmiştir. Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden dava konusu halının taşıma işleminin gerçekleştiği 2021 yılındaki değerinin hesaplanması istenmiş ve düzenlenen raporda bu halının 2021 yılı itibari ile değerinin 26.760,00 TL olduğu kanaati belirtilmiştir. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve davalının HMK'nin 220/3.maddesindeki ihtara uymaması nedeniyle davacının maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20.11.2018 tarihli 2016/11623 Esas 2018/7173 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacının taşıma nedeniyle halının teslim edilmemesinden kaynaklanan zararının, manevi tazminat koşullarını düzenleyen TBK'nin 58. maddesine göre davalının bu eyleminin davacı tüzel kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak kabul edilemeyeceği değerlendirildiğinden, manevi tazminat davasının reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle " 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 26.760,00 TL'nin 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dokunan söz konusu halının maddi değeri yanında manevi değerinin de olduğunu, davalı şirketçe teslim edilmeyen halı ile birlikte halının dokunmasında verilen emeğinde zayi olduğunu, eşyanın zıyanından doğan manevi zararında tazminin gerektiğini belirterek manevi tazminat talebi yönünden mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında davacı kurumun harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.