3. Ceza Dairesi 2022/39793 E. , 2022/9766 K. "" I- TALEP; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarih ve 2022/127816 sayılı yazısı ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2020/50839 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, şüpheliye ait ... 48 49 numaralı GSM hattına ait iletişimin tespitine yönelik soruşturma savcılığı talebinin, şüpheli hakkında evvelce verilen kovuşturmaya yer olmadığına d…
**3. Ceza Dairesi 2022/39793 E. , 2022/9766 K.** **"İçtihat Metni"** I- TALEP; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarih ve 2022/127816 sayılı yazısı ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2020/50839 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, şüpheliye ait ... 48 49 numaralı GSM hattına ait iletişimin tespitine yönelik soruşturma savcılığı talebinin, şüpheli hakkında evvelce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmadığından bahisle reddine dair Bursa 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/07/2021 tarihli ve 2021/4083 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/07/2021 tarihli ve 2021/4265 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, şüphelinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Bursa Avukatlar mahrem imamı olduğu değerlendirilen bir şahsın kullanımında bulunan operasyonel hat ile irtibatı bulunduğunu öğrenen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi uyarınca şüpheliye ait GSM hattına ait iletişimin tespitine yönelik talebin, şüpheli hakkında evvelce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesinin, "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklinde olduğu, Kanun'un Sulh Ceza Hâkimine verdiği yetkinin, kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karardan sonra ortaya çıkan yeni delil kapsamında kamu davasının açılması için izin verilmesine ilişkin olduğu, yoksa savcılıkça soruşturma yapılması için bu madde kapsamında bir izne gerek bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 160/1. maddesi gereğince, Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayabileceği, bu itibarla, somut olayda henüz kamu davasının açılmasını gerektirir yeni bir delilin ortaya çıkıp çıkmadığının belli olmadığı, Cumhuriyet savcılığınca talep edilen HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde yeni ulaşılan delillerin kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturduğu kanaatine varılırsa, o aşamada 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi kapsamında kamu davası açılmasını gerektirip gerektirmediği hususunda Sulh Ceza Hâkimliğine başvuruda bulunulacağı nazara alınarak, Cumhuriyet savcılığınca yapılan iletişimin tespiti talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesi kapsamında şartlarının oluşup oluşmadığının esas yönünden denetlenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.