Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/476 E. , 2025/1347 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/476 Karar No : 2025/1347 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulm
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/476 E. , 2025/1347 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/476 Karar No : 2025/1347 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Gıda ve Tekstil Ürünleri İthalat ihracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2014 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin idari para cezasın haricindeki kısımlarının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ödeme emirlerinin uyuşmazlık konusu kısımlarının davacının kanuni temsilcilik görevinin devam ettiği tarihlerde asıl borçlu şirkete ait vadesi geçmiş tüm vergi borçlarının 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırılması sonrasında ödenmeyen vergi borçlarına ilişkin olduğu olayda, ödenmeyen kamu alacağı için öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenmediği görüldüğünden şirket hakkındaki takip ve tahsil yolları tüketilmeksizin davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketin ortağı olmadığı, resmiyette kanuni temsilci olmasına rağmen şirketle ilgili işlem yapmadığını ileri sürülerek kararın gerekçe yönünden bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmadığı anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Yapılandırma tarihinde ve sonrasında kanuni temsilciliği devam eden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle aksi yönde verilen kararın bozulması; davacının temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, ... İnşaat Gıda ve Tekstil Ürünleri İthalat ihracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 10 yıl süreyle kanuni temsilcisi olarak atandığı 13/11/2014 tarih ve 8693 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanmış olup kanuni temsilcilikten ayrıldığı hususu ise 07/04/2022 tarih ve 10554 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmıştır. Davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin incelenmesinden, şirketin vadesi geçmiş vergi borçlarının tamamını 29/07/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı ancak borçların vadesinde ödenmemesi nedeniyle yapılandırmanın 22/05/2019 tarihinde iptal edildiği, şirket adına daha önce ödeme emirleri düzenlendiği için yeniden ödeme emri düzenlenmediği belirtilerek ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde dava açabileceği; 62. maddesinde borçlunun, mal bildirimde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairelerince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında, Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği hüküm altına alınmış olup 6522 ve 6736 sayılı Kanunlarda da benzer hükümlere yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez. Yapılandırma ve yapılandırmanın iptali tarihlerinde kanuni temsilcilik görevi devam eden ve bu nedenle şirket hakkında yapılandırma öncesindeki takibin usulüne uygun biçimde tüketilmiş olması koşuluyla şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından sorumlu tutulabilecek olan davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarıyla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği, usulüne uygun tebliğ edilmiş ise kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılmak üzere yeniden karar verilmek üzere Mahkemece yazılı gerekçeyle ödeme emirlerinin iptali yolunda verilen karara yöneltilen istinaf istemlerini reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması; davacının temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 3. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 18/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.