10. Hukuk Dairesi 2015/22751 E. , 2016/3364 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki y…
**10. Hukuk Dairesi 2015/22751 E. , 2016/3364 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacı, ortağı olduğu ....’nden 14.05.2010 tarihli Noter Senedi ile hissesini devretmek suretiyle ayrılması sebebiyle şirketin ödeme emrine borçlarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle, kendisine tebliğ edilen ödeme emrinin iptali talebi ile eldeki davaya açmış; Mahkemece, davacı ve prim borçlusu şirket tarafından 6552 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunulmadığı, davacının 16.03.2004-14.05.2010 tarihleri arasında şirket ortağı ve yetkilisi olması sebebiyle dava konusu 2013/19146 takip nolu ödeme emri ile talep edilen 2010 yılı 3., 4., 5. aylarına ilişkin prim borçlardan sorumlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen kararın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmıştır. Davacının, adı geçen şirkette 16.03.2004 tarihinde başlayan ortaklığına dair hisselerini, 14.05.2010 tarihli noter senedi ile devrederek bu tarih itibariyle şirket ortaklığının ve şirketteki temsil ve ilzam yetkisinin sona erdiği ve şirkete 14.05.2010 tarihinde yeni müdür atandığı belirgindir. Bu durumda, davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanun’un 88/20. maddesidir. Bu madde hükmüne göre, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”