Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8309 E. , 2024/2055 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8309 Karar No : 2024/2055 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/17337, K:2019/2349 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Ka…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8309 E. , 2024/2055 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8309 Karar No : 2024/2055 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/17337, K:2019/2349 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava, polis memuru olarak görev yapan davacının, İzmir ili, Gaziemir İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de anılan Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; konutta elektrik hırsızlığı olayı ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında ... günlü, ... sayılı soruşturma dosyasında verilen "ek kovuşturmaya yer olmadığı" kararı ve davacı ile aynı konutta birlikte kalan kayınbiraderi (sehven eniştesi olarak yazılmış) M.K. hakkında verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararının birlikte incelenmesinden; davacının hırsızlık suçunu işlediğinin her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulamadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/17337, K:2019/2349 sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilat Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen "meslekten çıkarma" cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzük'ün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece alt ceza uygulanması kararının da meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davalı İdarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Danıştay Beşinci Dairesi kararının kaldırılarak, Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/17337, K:2019/2349 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Karar düzeltme giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de anılan Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma " başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, " Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi,sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira, '' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hükmü yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir. Ceza hukuku kökenli bir ilke olan ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.