6. Hukuk Dairesi 2024/2298 E. , 2024/4064 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2806 E., 2024/718 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/144 E., 2023/71 K. Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/
**6. Hukuk Dairesi 2024/2298 E. , 2024/4064 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2806 E., 2024/718 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/144 E., 2023/71 K. Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedilmiş ve bu karar kesinleşmiş olduğundan, dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden temlik almış olan davalının daireye haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yıkım kararının iptali için açılan dava derdest olduğundan sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava dışı kooperatifin mevzuata uygun şekilde yapılan konutları üyelerine teslim ettiğini, müvekkilinin de kooperatif üyesi olduğunu, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunun bekletici mesele yapılması ve dava konusu taşınmazın güncel durumunun tespiti için keşif yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın davacı adına tapu siciline kayıtlı olduğu, dava konusu bağımsız bölümün kooperatif üyesi olması nedeniyle davalıya teslim edildiği, ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçmişe yönelik olarak feshedildiği ve kararın kesinleştiği, buna göre davalının herhangi bir hakkı olmadan taşınmazı kullandığı, davacının ise davalının kullanımına rızasının olmadığı, davalının taşınmazı geçerli hukuki sebebi olmadan kullandığından davacının el atmanın önlenmesini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi tarafından dava konusu taşınmaz davacı adına kayıtlı olduğundan davacının ayni hakkının bulunduğu, davalının ise yükleniciden temlike dayalı şahsi hak sahibi olduğu, kural olarak hakların yarışmasında ayni hakka üstünlük tanınması gerektiği, davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshine karar verildiği, hükmün deracattan geçmek suretiyle kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri yükleniciden haricen (kooperatif üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalının, bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden, şahsi hakkını üçüncü kişiye (davalıya) temlik etmesi halinde üçüncü kişinin (davalı), Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Dairemiz yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre yüklenicinin inşaatı sözleşme ve ekleri ile tasdikli proje ve inşaat ruhsatı ile kamu düzeninden olan imar mevzuatı ve bu doğrultuda çıkartılan deprem yönetmeliği hükümlerine uygun olarak tamamlayıp arsa sahiplerine teslim etmesi gerekir. 3194 sayılı İmar Yasası uyarınca her türlü bina inşaatının yerel idarenin tasdikli projesine uygun yapılması zorunludur. Şayet inşaatta kısmen veya tamamen tasdikli projesine aykırı imalat var ise kaçak inşaatın, aynı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıkımı gerekir. Yıkılacak yerlerle ilgili olarak da, kazanılmış ekonomik değerden söz edilemez. İmar Yasası kamu düzenine ilişkin olup, mahkemenin re'sen göz önünde bulundurması gerekir. Davacı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici Özmavikent Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi arasında düzenlenen Ankara 21.Noterliği’nin 12.06.1987 tarihli, 22031 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedilmiş, karar 15.03.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme kararında yüklenici kooperatifin inşaatları fen ve sanat kurallarına uygun şekilde yapmadığı, yıkımı gereken kaçak bina vasfında olduğu belirtilmiştir. Dava konusu yapı tümüyle kaçak yapılmış, yıkılması gereken bir yapı olduğundan ekonomik değerinden söz edilemez. O halde mahkemece, el atmanın önlenmesi talep edilen daireye isabet eden arsa payı değeri üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabının yapılması gerekirken, kaçak yapı niteliğindeki kısmın değerinin de dava değerine katılarak hesaplama yapılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 2. bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILARAK; İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.02.2023 tarihli, 2022/144 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 14.11.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.