Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/916 E. , 2024/3837 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/916 Karar No : 2024/3837 DAVACI: ... Yayıncılık Hizmetleri Oto Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av.... DAVALI: ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... DAVANIN KONUSU : 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. madd…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/916 E. , 2024/3837 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/916 Karar No : 2024/3837 DAVACI: ... Yayıncılık Hizmetleri Oto Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av.... DAVALI: ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... DAVANIN KONUSU : 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (b) ve (d) bentlerinin, 18. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 19. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1., 2. ve 3. maddelerinin, 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : 29.05.2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliğinin 4. maddesinin (ç) bendinin; simülatörün önceki düzenlemede bulunmadığı, 7. maddesinin 1. fıkrasının; ders saatlerinin azaltıldığı, sayının azalmasının kursların kapatılması, öğreticilerin işsiz kalması sonucunu doğuracağı, kurumları boş bıraktığı, araç gerecin atıl durumda kalacağı, öngörülen saatlerin gerekli eğitimlerin verilmesi için yeterli olmadığı, teorik derslerden muaf olanların kontenjana dahil edilmemesi gerektiği, sürelerin belirlenmesi konusunda Talim Terbiye Kurulundan görüş alınmadığı, sürücü belgesi alanların %55 inin ilkokul mezunu olduğu, bu eğitim düzeyi dikkate alındığında adayların öğrenme imkanlarının sınırlandığı, direksiyon eğitim alanlarının kullanılamaz hale geldiği, direksiyon eğitim alanında eğitilmeden trafiğe çıkan sürücülerin güvenliği olumsuz yönde etkileyeceği, direksiyon eğitim alanı bulunmadan kurs açılmasının haksız rekabete yol açacağı, usulsüz çalışan kurslar nedeniyle getirilen düzenlemenin kurallara uyan kursları mağdur ettiği, 14. maddesinin 2. fıkrasının; direksiyon dersine katılmayanlar için telafi öngörülmesine rağmen teorik dersler için telafi programının öngörülmediği, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu, 17. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin; araçların maliyetlerinin yüksek olduğu, yalnızca bu eğitimde kullanıldıklarında diğer zamanlarda atıl durumda kalacakları; aynı maddenin (d) bendinin; araçlara getirilen yaş sınırının maliyetlerini attıracağı, araçların yetkili kuruluşlarca muayenesi yapılacağından yaş sınırı konulmasının gerekmediği, kursu Yönetmeliğe uygun hale getirmenin 400 ile 600 bin TL arasında yatırımı gerektirdiği, kursların elinde 20 yaşın üzerinde 6000'e yakın ağır vasıta bulunduğu, 18. maddesinin 1. fıkrasının; fiiliyatta kurs ile eğitim alanının mesafesinin 45 ile 120 km arasında değiştiği, eğitim pistlerinin atıl hale geldiği, ayrıca bu hususta geçiş sürecinin de tanınmadığı, denetim görevini kolaylaştırmak için bu şekilde bir değişiklik yapıldığı, usulsüz çalışanlar nedeniyle getirilen düzenlemenin haksız rekabete neden olduğu, sürücülerin sanal eğitime yönlendirilmesinin yeterliliklerini tartışmalı hale getireceği, uzun süreli kira sözleşmeleri ile direksiyon eğitim alanı kiralayan kursların mağdur olacağı, aynı maddenin 2. fıkrasının; direksiyon eğitimini simülatörde gösteren kurumun derslere başlayabildiği, modüler sistemde dönem açmalarda direksiyon eğitiminin simülatörde, eğitim alanında, akan trafikte olmak üzere 3 aşamalı öngörüldüğü, aynı maddenin 3. fıkrasının; ne zaman, hangi bilimsel verilere göre direksiyon eğitim alanı ve simülatörlere ilişkin düzenleme yapılacağının belirtilmediği, aynı maddenin 5. fıkrasının; Anayasaya aykırı olarak mülkiyet hakkının kullanımının sınırlandığı, 19. maddesinin 1 ve 2. fıkralarının; önceden motosikletler için "K" belgesi düzenlenmediği, direksiyon eğitim alanlarının kalkmasıyla motosikletler için de belgenin düzenleneceği, bu durumun güvenliği olumsuz etkileyerek kazalara neden olacağı, düşme tehlikesinden dolayı eğitimlerinin trafiğe kapalı direksiyon eğitim alanlarında yapıldığı, 20. maddesinin; resmi çalışma saatleri dikkate alınmaksızın düzenleme yapıldığı, geç saatlere kadar yapılacak eğitimin idarenin denetimini zorlaştıracağı, 21.00'da çalışmaların bitirilmesi gerektiği, Geçici 1. maddesinin; müktesep hakkı bulunanların haklarının ihlal edildiği, Yönetmeliğin, yayımdan sonra belge alan personele uygulanması gerektiği, Geçici 2. maddesinin; telafi eğitimi getirilerek sorunun çözülebileceği, mevzuata uygun verilmiş sertifikaların iptali sonucunu doğuracağı, Geçici 3. maddesinin; hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu, 50. maddesinin; Yönetmeliğin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini öngördüğü, Yönetmelik ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün; değerlendirme yapılacak profesyonel sınav yapıcıların yetiştirilmediği, Milli Eğitim Bakanlığı'nın sınav yapıcılara verilecek eğitimler konusunda çalışma yapmadığı, 5 saatlik eğitimden sonra görev verildiği, sınavda 100 tam puan üzerinden değerlendirme öngörüldüğü, diğer sınavlarda bu şekilde bir değerlendirme öngörülmediği, Talim Terbiye Kurulunun da bu yönde alınmış bir kararı bulunmadığı, dayanak kanunlarda da böyle bir hükmün bulunmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Eğitim metodunu belirleme yetkilerinin bulunduğu; direksiyon eğitiminde sürücü kurslarına seçenek tanındığı, teknolojik gelişmelere uygun olarak etkin ve verimli eğitim verme, eskiden beri kullanılan yerler yanında simülatör ile eğitim imkanının da getirildiği, direksiyon eğitim alanlarına fahiş kira ödemelerinin, yer bulamama nedeniyle kursların kapanma tehlikesi yaşamalarının önlenmeye ve trafik güvenliğinin sağlanmaya çalışıldığı, birçok gelişmiş ülkede de bu yöntemin uygulandığı, direksiyon eğitim alanlarının kaldırılmasının söz konusu olmadığı, eğitim ve öğretim konularını belirleme yetkilerinin bulunduğu, Talim Terbiye Kurulu bünyesinde faaliyet gösteren bilim adamlarınca yapılan çalışmalar sonucunda programların kabul edildiği, motor dersinin ayrıntılı olduğu, azaltılması gerektiği yönünde taleplerde bulunulduğu, bu nedenle eski konulardan bir kısmının çıkarıldığı, mevcut ders saatinde kursiyerlere araç tekniği ve kullanımı, bizzat uygulanabilecek kuralların öğretileceği, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında sürücü eğitim sürecinin eskiden çok yüksek olduğu, kamu- özel kuruluşlardan alınan görüşler, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda düzenleme yapıldığı, nüfusun, eğitim seviyesinin ve trafik bilincinin arttığı, yapılan araştırmalarda sürücü belgesi alanların %22'sinin ilkokul mezunu olduğunun tespit edildiği, direksiyon eğitimlerinin süresinin 30 saate kadar çıkabildiği, kurumların boş kalması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Yönetmeliğin 16. maddesinin 4. fıkrasında muafiyetlerin öngörüldüğü, adaylar teorik derslerden muaf olsa da direksiyon eğitimi ve sınavına katılmak zorunda oldukları, kursların standartlarının belirlendiği, üst donanıma sahip kursların açılmasına engel olunmadığı; teorik bilginin başka kaynaktan öğrenilmesi imkanı varken direksiyon eğitiminin niteliği gereği bizzat uygulama ile öğrenilebileceği, bu nedenle telafi programı imkanının düzenlendiği, bu şekilde belirleme yetkilerinin bulunduğu; denetimlerde aday sürücülerin direksiyon eğitiminden gereği gibi faydalanılamadığının tespit edildiği, verimli eğitim verilmesinin amaçlandığı, araçların eğitim dışındaki amaçlarla kullanılmasının kursiyerlerin yeterli eğitim almasını engelleyeceği, 2918 sayılı Kanunun 123. maddesi gereğince kursların faaliyet alanının yalnızca sürücü yetiştirmek olduğu; araçların özelliklerini belirleme yetkilerinin bulunduğu, kursların maliyeti azaltmak için hurda, trafik güvenliğini tehdit edecek araçlarla eğitim vermesinin önüne geçilmeye çalışıldığı, güvenlikli ve teknolojik araçlarla eğitim verilmesinin sağlanacağı, kurslara kayıtlı 20 yaşın üzerinde 1600 civarında araç bulunduğunun tespit edildiği; denetimlerde uygulamalı eğitimler yapılmadığının tespit edildiği, bu durumun engellenmeye çalışıldığı, 120 km'nin makul ve tercih edilebilir olmadığı, 120 km dikkate alınırsa kursiyerlerin toplam 240 km mesafe katetmelerini gerektireceği, bu durumun da uygulamalı eğitimin fiilen yapılmasına engel olacağı, sürücü kurslarının masrafını da arttıracağı, uygulamalı eğitimin ve denetimlerin kolaylaştırılması, sürücü kurslarının masraflarının azaltılmasının amaçlandığı, Geçici 3. maddede geçiş süreci öngörüldüğü, şartlara uygun hale getirmeleri için kurslara 1 yıl süre verildiği, eğitim alanlarını belirleme yetkilerinin bulunduğu; Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesinin 29 ve devamı maddelerinde direksiyon eğitim alanları ve simülatörlerin standartlarının düzenlendiği; direksiyon eğitim alanlarının kiralanması konusunda kurslara bir yasak getirilmediği, kiralayanın kira sözleşmesi süresinde kiralananı kullanıma elverişli durumda bulundurma yükümlülüğünü yerine getirebileceği, alanın farklı kurslarca aynı saatlerde kullanılması talep edildiğinde sözleşme ilişkisinin zedelenebileceği, diğer kiracıların da durumdan haberdar olarak anlaşmak suretiyle sözleşme yapılmasının sağlanmaya çalışıldığı, alanın kimin kullanımına tahsis edildiğinin belli olmamasının hak çatışmasına neden olacağı, alan sahibinin, kiracının ve kursiyerin eğitiminin güvence altına alındığı; direksiyon eğitim alanlarının kaldırılmadığı, Yönetmeliğin 7. maddesine uygun olarak motosikletler için de eğitim alanı veya simülatörde eğitim verilebileceği, önceden motosikletler için eğitimin yalnızca direksiyon eğitim alanında yapılmasının adayların gerçek sürüş deneyimlerine uyumunu zorlaştırdığı, akan trafikle geç tanışmasına neden olduğu, derslerde sorumluluk usta öğreticide, sınavlarda komisyon başkanında olduğundan "K" sınıfı sürücü aday belgesine onların isimlerinin yazılmasının öngörüldüğü, adayların sözleşme özgürlüğü çerçevesinde dilerlerse simülatör olan dilerlerse olmayan kurslarda eğitim alabilecekleri; kurslara seçenekler sunularak kolaylık sağlandığı, kolluk hizmetinin sürekli olduğu, direksiyon eğitimi dersi gece geç saatlerde de olsa her zaman denetim yapılabileceği; önceden sertifika alan usta öğreticilerin özlük haklarının da korunduğu, 27.08.2014 tarihli değişiklik ile eklenen ibare sonrasında Geçici 1. madde yönünden davanın konusuz kaldığı; aradan uzun zaman geçtikten sonra sertifikaların dönüştürüldüğü, bu durumun da adayların bilgi ve yeterlilikleri hususunda tereddüt oluşturduğu, dönüştürme sürecinde kapanan sürücü kursları nedeniyle sorunlar çıktığı; bu nedenle sertifikaların sürücü belgesine dönüştürülebilmeleri için süre öngörüldüğü, kursların değişikliklere uyum sağlayabilmesi için geçiş süreci öngörüldüğü; Yönetmeliğin yayım tarihinde yürürlüğe gireceğine ilişkin düzenlemede de hukuka aykırılık bulunmadığı; direksiyon eğitiminde 100 puan uygulamasının bulunmadığı, formlarda belirtildiği üzere, davranış değerlendirmesi yoluyla değerlendirme yapıldığı, sınav yapıcıların en az 96 saatlik eğitimden geçtiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine ısrar olanağı tanınmadığından ve Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları'nın kararlarına uyulması mecburi olduğundan Dairemiz kararının bozulan kısmı yönünden Kurul kararında belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (b) ve (d) bentlerinin, 18. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 19. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1., 2. ve 3. maddelerinin, 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır. Dosyanın incelenmesinden, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (b) ve (d) bentlerinin, 18. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 19. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1., 2. ve 3. maddelerinin ve 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün iptali istemiyle açılan davada; Yönetmeliğin 18. maddesinin 5. fıkrası ile Geçici 1. maddesi ve 50. Maddesi ve 17. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi yönünden iptaline, Yönetmeliğin 18. maddesinin 1., 2., 3. fıkraları, 19. maddesinin 1. ve 2. fıkraları, 20. maddesi, geçici 2. ve 3. maddeleri, Yönetmelik'in ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4 yönünden ve 4. maddesinin (ç) bendi, 7. maddesinin 1. fıkrası, 17. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi yönünden davanın reddine, Yönetmeliğin 14. maddesinin 2. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığı yönündeki Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 31/03/2022 tarih ve E:2020/3743, K:2022/2239 sayılı kararın, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/05/2023 tarih ve Esas No : 2022/2917, Karar No : 2023/919 sayılı kararıyla temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire tarafından, her ne kadar İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan Yönetmelik taslağına ilişkin görüş bildirim formunda getirilen teklife uygun düzenleme yapılmadığı gerekçesi ile iptal kararı verilmiş ise de, yönetmeliğin 17. maddesi ile düzenlenen direksiyon eğitim araçlarının, Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hale getirilmeleri için 1 yıllık geçiş sürecinin öngörüldüğü ve bu suretle İçişleri Bakanlığı teklifine uyulduğunun anlaşıldığı, bu itibarla, İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan Yönetmelik taslağına ilişkin görüş bildirim formunda getirilen teklife uygun düzenleme yapılmadığı gerekçesi ile verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın Yönetmeliğin 50. maddesinin iptaline ilişkin kısmının ise bozulmasına, temyiz isteminin kısmen reddi ile Yönetmeliğin 17. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi, 18. maddesinin 5. fıkrasının iptaline ilişkin kısmının ve Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin iptaline ilişkin kısmının onanmasına karar verildiği, yapılan karar düzeltme isteminin ise reddedildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, İdari Dava Daireleri Genel Kurul kararında belirtilen gerekçe ile Yönetmeliğin 50. maddesinin iptali istemiyle açılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince; Dairemizin 31/03/2022 tarih ve E:2020/3743, K:2022/2239 sayılı kısmen iptal, kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/05/2023 tarih ve E:2022/2917, K:2023/919 sayılı kararı ile kısmen onanması, kısmen bozulmasına karar verilmesi ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28/12/2023 tarih ve E:2023/2945, K:2023/3365 sayılı kararı ile kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmesi üzerine, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. ve 49. maddeleri uyarınca bozulan kısım yönünden dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Dairemizin 31/03/2022 tarih ve E:2020/3743, K:2022/2239 sayılı kararı ile kısmen iptal, kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/05/2023 tarih ve E:2022/2917, K:2023/919 sayılı kararıyla; Dairemiz kararının, Yönetmeliğin 50. maddesinin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28/12/2023 tarih ve E:2023/2945, K:2023/3365 sayılı kararı ile de kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır. Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (b) ve (d) bentlerinin, 18. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 19. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1., 2. ve 3. maddelerinin, 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sürücü adaylarının sınavları ile sürücü belgelerinin verilmesi esasları" başlıklı 42. maddesinin 3. fıkrasında, "Sürücülerin eğitimleri ve sınavları, eğitimlerin ve sınavların süresi, içeriği ve yapılacağı yerlerin özellikleri, sınav yapıcıların nitelikleri ve eğitimi ile diğer usul ve esaslar İçişleri Bakanlığının uygun görüşü alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne, "Sürücü kursları" başlıklı 123. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Sürücü kurslarının sürücü belgesi cinslerine göre sınıflandırılması, hangi sınıf kursun kimler tarafından açılabileceği, öğretim ve eğitim konuları ile metodu, kurs süreleri, kurslar için eğitim ve öğretimde kullanılacak bina, araç, gereç ve teçhizatın nitelik ve niceliği, teminat miktarları, sertifika sınavlarının esas ve usulleri, sertifika aranmayacak sürücü belgesi sınıfları ve bunların sınavları İçişleri Bakanlığının uygun görüşü üzerine Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkartılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yönetmeliğin 50. maddesinin incelenmesi; Dosyanın incelenmesinden; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ve görüş alınmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderilen Yönetmelik taslağında yürürlük maddesi olarak yer alan 54. maddenin; "Maliye ve İçişleri Bakanlıkları ile Sayıştay görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer" kuralını ihtiva etmektedir. İçişleri Bakanlığınca hazırlanan görüş bildirim formunda ise; taslağın 16. maddesinden sonra gelmek üzere "Emniyet kemeri simülasyon eğitimi" başlıklı yeni bir maddenin taslağa eklenmesi teklifinde bulunulduğu ve bahse konu teklifin konusunu oluşturan emniyet kemeri simülasyon eğitimi için geçiş sürecinin belirlenmesi amacıyla da taslağın 54. maddesinin "Maliye ve İçişleri Bakanlıkları ile Sayıştay'ın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmeliğin 17 nci maddesi yayımı tarihinden bir yıl sonra diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girer." şeklinde düzenlemesinin teklif edilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin yayımlanan ilk halinde, İçişleri Bakanlığınca teklif edilen düzenlemeye yer verilmediği, Yönetmeliğin "Direksiyon eğitim araçları" başlıklı dava konusu 17. maddesinin ise gerek başlığı gerekse içeriğinin İçişleri Bakanlığınca taslağa eklenmesi istenen düzenleme ile ilgisinin bulunmadığı görülmektedir. Buna rağmen, Yönetmeliğin yayımlanan ilk halinde yer alan Geçici 3. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alan kurslar direksiyon eğitim alanları ile direksiyon eğitim araçlarını bir yıl içinde bu Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hâle getirirler. Verilen süre içerisinde direksiyon eğitim araçları ile ilgili şartları yerine getirmeyen kursların o sertifikaya ait programları iptal edilir." kuralına yer verilerek, Yönetmeliğin 17. maddesi ile düzenlenen direksiyon eğitim araçlarının, Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hale getirilmeleri için 1 yıllık geçiş sürecinin öngörüldüğü ve bu suretle İçişleri Bakanlığı teklifine uyulduğu anlaşılmaktadır. Karayolu, trafikte can ve mal güvenliği için önem arz eden kuruluşlara yönelik kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetildiği anlaşılan söz konusu yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın bu kısmının reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- Dava konusu Yönetmeliğin 50. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2- Dava sonuç olarak kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan 2/3'ü karşılığı ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; yargılama giderlerinin haklılık oranına göre hesaplanan 1/3'ü karşılığı ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 3- İlk aşamada taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine, 4- Posta gideri avanslarından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 5-Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.