1. Hukuk Dairesi 2010/8055 E. , 2010/12965 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2009 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 3 parça taşınmazı damadı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, satışın gerçek olmadığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek sa…
**1. Hukuk Dairesi 2010/8055 E. , 2010/12965 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2009 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 3 parça taşınmazı damadı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, satışın gerçek olmadığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını, iddiaların doğru olmadığını, icra takibine maruz kalan murisin satış ihtiyacında bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların davalıya temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 07.12.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Ahmet M. K. ile temyiz edilen vekili Avukat R. Y. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Asıl dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, miras bırakanın davalı Yılmaz’a satış suretiyle yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu benimsenerek asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.