DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2877 E. , 2024/3327 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2877 Karar No : 2024/3327 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI):... VEKİLİ: Av. ... 2- (DAVALI): ...Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 24/04/2024 tarih ve E:2023/9372, K:2024/2607 sayılı kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YA
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2877 E. , 2024/3327 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2877 Karar No : 2024/3327 TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI):... VEKİLİ: Av. ... 2- (DAVALI): ...Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen 24/04/2024 tarih ve E:2023/9372, K:2024/2607 sayılı kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığının... tarih ve... sayılı "Covid-19 Salgınında Okullarda Alınması Gereken Önlemler" konulu işleminin, aşı olmayan öğretmenlerden haftada iki kez PCR testi istenilmesine ilişkin kısmı ile öğretmenlerin aşılanma durumundan bağımsız olarak okul bahçesine girişlerinden itibaren okulda bulundukları süre boyunca sürekli maske takması, ders aralarında maskelerinin değiştirilmesi ve öğretmen odaları ve diğer ortak alanlarda bulunan kişilerin aşılananlar da dahil olmak üzere sürekli maske takması gerektiğine ilişkin kısımlarının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 24/04/2024 tarih ve E:2023/9372, K:2024/2607 sayılı kararıyla; Davanın, Milli Eğitim Bakanlığının... tarih ve ... sayılı "Covid-19 Salgınında Okullarda Alınması Gereken Önlemler" konulu işleminin, aşı olmayan öğretmenlerden haftada iki kez PCR testi istenilmesine ilişkin kısmı ile öğretmenlerin aşılanma durumundan bağımsız olarak okul bahçesine girişlerinden itibaren okulda bulundukları süre boyunca sürekli maske takması, ders aralarında maskelerinin değiştirilmesi ve öğretmen odaları ve diğer ortak alanlarda bulunan kişilerin aşılananlar da dahil olmak üzere sürekli maske takması gerektiğine ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açıldığı, 17/02/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevabın ekinde dosyaya sunulan İçişleri Bakanlığının 04/03/2022 tarih ve E.25940 sayılı Genelgesi ile 03/03/2022 tarihi itibarıyla PCR testi uygulamasının kaldırıldığı, maske takılmasının ise sınırlı alanlar için zorunlu bırakıldığı ve dava konusu rehberin yerine 04/03/2022 tarihli Güncel Dönemde Covid-19 Pandemisinde Okullarda Alınması Gereken Önlemler Rehberi'nin yayımlandığı, dolayısıyla dava konusu düzenleyici işlemin uygulamadan kaldırıldığının görüldüğü, Bu durumda, dava konusu işlem yürürlükten kaldırıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı, Öte yandan, dava konusu işlemin davalı idarece dava açıldıktan sonra ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle; Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 437,90-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.100,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinde; "(1) Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir." hükmüne yer verildiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. Bölümünün 20. maddesinin (b) fıkrasında ise Danıştayda ilk derecede görülen davalar için duruşmalı ise 34.200,00 TL vekalet ücreti verilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, somut olayda ise savunma süresi geçtikten sonra dava konusu işlemin konusuz kaldığı, bu sebeple duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderini takdir edeceğinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta ise herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılmaksızın konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden Müşterek Kurul kararının aleyhlerine hükmedilen yargılama giderine ilişkin kısmı ile davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Müşterek Kurul kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Müşterek Kurul kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Müşterek Kurul kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemlerine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiş; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde; Danıştayda ilk derecede duruşmalı olarak görülen davalarda vekalet ücreti, 34.200,00-TL olarak belirlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davada 24/04/2024 tarihinde duruşma yapıldığı, taraf vekillerinin duruşmaya katıldığı, Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 24/04/2024 tarih ve E:2023/9372, K:2024/2607 sayılı kararıyla konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davanın açılmasına davalı idarece sebebiyet verildiği değerlendirmesi yapılarak davacı lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülecek davalarda duruşmalı işler için öngörülen 34.200,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, duruşmasız işler için öngörülen 17.100,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı lehine duruşmasız vekalet ücretine hükmedilmesi hususunun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, temyize konu Müşterek Kurul kararının hüküm fıkrasındaki, "3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," ifadesinin, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; "3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 24/04/2024 tarih ve E:2023/9372, K:2024/2607 sayılı kararının (3) numaralı hüküm fıkrasının "3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 34.200,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," şeklinde düzeltilerek kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, 2.Kesin olarak, 11/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama giderinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. KARŞI OY XX- Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunca davacı lehine, karar tarihinde uygulanması gereken 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu haliyle temyize konu kararda, anılan Tarife'de yer alan duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceğine yönelik uyuşmazlık, anılan Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmayıp anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti hakkında da davanın esası hakkında karar vermeye yetkili ve görevli olan Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunca karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.