11. Ceza Dairesi 2024/4044 E. , 2025/970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3818 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Alanya Cumhuriyet Başsa
**11. Ceza Dairesi 2024/4044 E. , 2025/970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3818 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2017 tarihli ve 2016/6095 Soruşturma, 2017/1803 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/3818 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.01.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/5733 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/75418 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/75418 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/02/2017 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, müştekinin ifadesi sırasında belirttiği ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 24/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, anılan tebliğin usulsüz olması sebebiyle müşteki vekilinin öğrenme üzerine verdiği 28/10/2022 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle, Alanya 3. İcra Dairesi'nin 2014/10517 sayılı dosyası ile hakkında senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, ancak senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, müştekinin imza örneklerinin alınması amacıyla çıkartılan çağrı kağıdına rağmen müracaat etmediği, akabinde çıkartılan zorla getirme kararının müştekinin adresinden taşınmış olması sebebiyle yerine getirilemediği, müştekinin ilgili kolluk birimi ile yaptığı görüşmede savcılığa başvuracağını beyan etmesine rağmen müracaatta bulunmadığı, bu sebeple müştekinin imza ve yazı örneklerinin temin edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 233. maddesi gereğince müştekinin ifadesinin ve imza örneklerinin alınması amacıyla hazırlanan davetiyenin müştekiye tebliğ edilmediği, keza zorla getirme kararının yerine getirilememesi halinde tekrar zorla getirme kararı verilebileceği gözetildiğinde, müştekinin yazı ve imza örneklerinin alınması, icra takibine konu senet aslının ilgili İcra Dairesinden celp edildikten sonra müştekiden alınan imza ve yazı örnekleri ile imza ve yazı mukayesesi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilerek bu hususta rapor alınması, müştekinin şikayet dilekçesi ve ifadesi sırasında isimlerini belirtmiş olduğu şüphelilerin ifadelerinin alınması, yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2017 tarihli ve 2016/6095 Soruşturma, 2017/1803 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının şikâyetçinin dosya kapsamına göre bilinen en son adresi olan 10.12.2015 tarihli ifadesinde bildirdiği adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliği işlemi usulsüz olup, şikâyetçi vekilinin öğrenme üzerine 28.10.2022 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Alanya 3. İcra Dairesinin 2014/10517 sayılı dosyasına dayanak teşkil eden 412.000,00 TL bedelli bonoda yer alan şikâyeti adına atılı bulunan keşideci imzasının sahte olduğunun iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; Alanya 3. İcra Dairesinin 2014/10517 sayılı dosyası ile takip konusu bonodan kaynaklanan tespit edilecek diğer hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçinin beyanında isimleri geçen şüphelilerin ifadelerinin alınması, suça konu bono aslı getirtilip incelenerek, üzerinde yer alan keşideci adına atılı bulunan yazı ve imzaların aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, şikâyet dilekçesinde belirtilen Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/154 Esas sayılı dosyasının akıbetinin araştırılmasından sonra sonucuna göre, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suç tarihi tespit edilip 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ve 67. maddeleri uyarınca olağan zamanaşımı süresi de dikkate alınarak, bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müştekinin imza örneklerinin alınması amacıyla çıkartılan çağrı kağıdına rağmen müracaat etmediği, akabinde çıkartılan zorla getirme kararının müştekinin adresinden taşınmış olması sebebiyle yerine getirilemediği, müştekinin ilgili kolluk birimi ile yaptığı görüşmede savcılığa başvuracağını beyan etmesine rağmen müracaatta bulunmadığı, bu sebeple müştekinin imza ve yazı örneklerinin temin edilemediği, bu haliyle müştekinin atılı suça maruz kaldığına dair soyut beyanı dışında herhangi bir delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/3818 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.