11. Ceza Dairesi 2025/529 E. , 2025/3500 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/6368 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve 202
**11. Ceza Dairesi 2025/529 E. , 2025/3500 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/6368 Değişik İş SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve 2021/11589 Soruşturma, 2022/13378 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/6368 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.01.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/7561 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90182 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90182 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, şüpheli ... ile müşteki ...'in ... Tavukçuluk Besicilik Gıda Ürünleri Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortaklarından oldukları, şüphelinin gerçekleştirdiği işlem ve faaliyetlerle şirketin zarara uğramasına sebep olduğundan bahisle şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, müştekinin evvelce şüpheli ile birlikte benzer iddialar ile ilgili şikayette bulunması üzerine soruşturma yapıldığı, müsnet iddialarla ilgili kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığından bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği, Somut olayda, müştekinin vekili aracılığı ile sunmuş olduğu şikayet dilekçesinde, şirket karar defterinin 2016/1 karar numaralı 12/08/2016 tarihli ortaklar kurulu kararında yer alan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek kendisi yerine geçerek imza atanlar hakkında da şikayette bulunması karşısında, karar defterinde yazılı bulunan yazı ve imzaların müştekinin el ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, karar defterinde imzası bulunanların ayrıntılı beyanlarına başvurulması ve toplanacak diğer deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli ve şikâyetçinin, ... Tavukçuluk Besicilik Gıda Ürünleri Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ortakları oldukları, şüphelinin haklarındaki Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.05.2017 tarihli ve 2017/4530 Soruşturma, 2017/6118 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kesinleşen diğer şüpheliler...,...,...,...,...,...,ve... ile iştirak halinde hareket ederek kasıtlı eylemleri neticesinde kendi nam ve hesabına menfaat elde ederek şirketi zarara uğrattığının, diğer şüpheliler tarafından şikâyetçiye verilmek üzere emaneten kendisine devredilen şirket hisselerini şikâyetçiye devretmediğinin ve şirket karar defterinde yer alan 12.08.2016 tarihli ve 2016/1 sayılı şirket kararına şikâyetçinin yerine sahte imza attığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şirket karar defteri aslı temin edilerek, bu belgenin şikâyetçi aleyhine hangi tarihte ne suretle kullanıldığı belirlendikten sonra, karar defterinde bulunan yazı ve imzaların şikâyetçiye aidiyeti yönünden inceleme yaptırılması, taraflar arasındaki Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/272 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şirket hisselerinin devrine yönelik iddialar yönünden, diğer ortakların tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, gerekli görülmesi halinde şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...şüpheli hakkında müsnet iddialarla ilgili kamu davası açmaya yeter şüphe oluşturan objektif delil ve emare bulunmadığı, CMK m.172/2'de düzenlendiği üzere kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağı, müşteki tarafından evvelce şüpheli ile birlikte şikayetçi olmuşken bu kez şüpheli hakkında iddiaya konu olaydan 5 yıl sonra şikayetçi olduğu, tarafların arasındaki anlaşmazlıkla ilgili olarak hukuk mahkemeleri nezdinde dava açabilecekleri..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/6368 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.