Başvuru, Danıştayın esasa ilişkin bozma kararı sonrası idare mahkemesince kesin olmak üzere verilen dilekçenin reddi kararının hatalı olması ve bu suretle esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Danıştayın esasa ilişkin bozma kararı sonrası idare mahkemesince kesin olmak üzere verilen dilekçenin reddi kararının hatalı olması ve bu suretle esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/11/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan başvurucu hakkında disiplin soruşturması yürütülmüştür. Soruşturma sonucunda İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu 5/11/2014 tarihli ve 2014/125 sayılıkararıyla başvurucunun Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/ maddesi uyarınca beş kez meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle soruşturma dosyasının işlemden kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucu, hakkında tesis edilen beş kez meslekten çıkarma cezası verilmesine ancak zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin 5/11/2014 tarihli ve 2014/125 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır. Şanlıurfa İdare Mahkemesi (Mahkeme) 22/5/2015 tarihli kararıyla beş ayrı disiplin cezasına karşı ayrı ayrı olmak üzere yeniden dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçenin 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesi uyarınca reddine karar vermiştir. Başvurucu, dilekçesini yenileyerek hakkında tesis edilen beş ayrı meslekten çıkarma cezasına karşı ayrı ayrı dava açmış ve Mahkemenin 2015/816, 2015/817 (bireysel başvuruya konu olacak dava), 2015/818, 2015/819, 2015/820 esas sayılarında kaydını alan davalarda dava konusu işlemlerin 25/2/2016 tarihinde iptallerine karar verilmiştir. Gerekçede, davalı idarece başvurucuya isnat edilen fiillerin sübuta erip ermediği ve bu eylemin hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünden işin esası hakkında değerlendirme yapmaksızın dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması yönünde işlem tesis edilmesi gerekirken isnat edilen fiillerin sübuta erip ermediği yönünde işin esasına girilerek disiplin kurulunca suçun işlendiğinin tespiti suretiyle dosyanın işlemden kaldırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı idare kararları temyiz etmiştir. Danıştay Beşinci Dairesi (Daire) 19/4/2017 tarihli kararlarıyla temyiz istemini kabul ederek Mahkeme kararlarını bozmuştur. Gerekçede şöyle denilmiştir:"Olayda, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediği, fiil gerçekleşmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, fiilin sübûta erip ermediğinin incelenmesi ve bu sonuca göre isnad edilen fiillerin işlendiğinin tespitinden sonra, fiilin işlendiği tarihin esas alınarak Disiplin Kurullarının ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilerek, ilgili emniyet personeli hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olup olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacının meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiilinin sübûta erip ermediği irdelenmeden ve fiilin hangi tarihte işlendiği hususu tespit edilmeden, doğrudan ceza verme zamanaşımı sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir." Başvurucu tarafından yapılan karar düzeltme istemi ise Danıştay Beşinci Dairesinin 25/3/2019 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Karar düzeltme sonrası yeni esas numarası alan dava dosyalarının dördünde Mahkeme bozma kararına uyduğunu belirtip davanın reddine hükmederken, 2019/824 esasına kayıtlı dosyada (bozma öncesi 2015/817 esas numaralı) 4/10/2019 tarihli kesin kararla dilekçenin 2577 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca tekrar reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: "...Karar veren Şanlıurfa İdare Mahkemesi'nce, Mahkememizin 25/02/2016 tarih ve E:2015/817, K:2016/266 sayılı kararının Danıştay Beşinci İdari Dava Dairesi'nin 19/04/2017 tarih ve E:2016/27805,K:2017/10858 sayılı kararı ile bozulması üzerine üzerine bozma kararına uyularak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:...Uyuşmazlık konusu olayda, davacının beş farklı fiilden dolayı beş kez meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, dosyanın işlemden kaldırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde belirtilen beş farklı disiplin cezası arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından, aynı işlemle verilmiş olsalar dahi söz konusu disiplin cezalarına karşı ayrı ayrı dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun'un 5/ Maddesi hükmüne uyarlık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun'un maddesi hükmüne uygun bulunmayan dava dilekçesinin aynı kanunun maddesinin fıkrasının d. bendi uyarınca bu kararın bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde herbir işleme karşı ayrı ayrı olmak üzere yeniden dava açılmak üzere reddine..." Bireysel başvuruya konu nihai karar başvurucuya 16/10/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 15/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde;...b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,...d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası,Gösterilir...." 2577 sayılı Kanun'un "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek hâller" kenar başlıklı maddesi şöyledir:" Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir. Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir." 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"... Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:...g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,Yönlerinden sırasıyla incelenir." 2577 sayılı Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek karar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;...d) 3/g bendinde yazılı hâlde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak ... üzere dilekçelerin reddine,...Karar verilir.... Dilekçelerin 3 ncü maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi hâlinde yeni dilekçeler için ayrıca harç alınmaz.... ”