12. Ceza Dairesi 2022/5821 E. , 2023/1669 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 s…
**12. Ceza Dairesi 2022/5821 E. , 2023/1669 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/345 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 250 gün adli para cezasının 52 inci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL' den hesaplanarak 5.000,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir. 2.... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/345 Esas, 2016/380 sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.12.2019 tarihli ve 2019/10254 Esas, 2019/11879 Karar sayılı kararı ile ". A.Ş tarafından . alışveriş merkezinin inşaat ve tesisat işleri yapımının 26.11.2007 tarihli sözleşme ile sanığın ortağı ve yetkilisi oldugu .Üretim İnşaat Taah. San. ve Tic. A.Ş’ye devredildiği, suç tarihinde söz konusu alışveriş merkezi içerisinde bulunan . mağazasının tavan ve alçıpan işlerinin yapımını üstelenen . firmasının işi verdiği İmam isimli inşaat ustasının yanında çalışan 17 yaşındaki katılanın, saat 22.00 sıralarında işini bitirdikten sonra ışığın gözünü alması sonucu farkedemediği ve etrafı korkulukla kapatılmayan merdiven boşluğundan düşerek hayati tehlike geçirecek, hayati fonksiyonlarına etkisi 3. derece kemik kırığı olacak ve yüzde sabit meydana getirecek şekilde yaralandığı, katılanın merdiven etrafında güvenlik önlemi almayan Kipa şirketinden şikayetçi olduğunu beyan ettiği ancak söz konusu güvenlik önlemlerinin alınmasının işin yapımını üstlenen sanığın yetkilisi olduğu müteahit firmaya ait olduğunun tespit edildiği olayda; 1-Yukarıda bahsi geçen sözleşmenin 7. maddesindeki “Müteahhit, şantiyede çalışma saatleri içerisinde devamlı olarak, mimar ya da inşaat mühendisi 1 şantiye şefi, kaba inşaat sorumlusu en az 2 inşaat mühendisi, ince inşaat sorumlusu en az 2 inşaat mühendisi veya mimar, diğer tüm saha işlerinden sorumlu en az 1 inşaat mühendisi, hakediş ve ofis işlerinden sorumlu en az 2 inşaat mühendisi veya mimar, 1 mimar proje sorumlusu, 2 elektrik mühendisi, 2 makine mühendisi, 1 harita mühendisi veya teknisyeni, 3 inşaat teknikeri, 3 tesisat teknisyen ya da teknikeri ve 3 formen bulundurmak zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile, 12. maddesindeki “Müteahhit, işin güvenliğini sağlamak, işçilerin sağlığını korumak ve resmi makamlara karşı sorumluluklarını yerine getirmek için şantiyede bir sertifikalı işgüvenliği sorumlusu bulunduracaktır. Aynı kişi, şantiyede, tüm ... süresince, işgüvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili koordinasyonu da sağlayacaktır.Müteahhit, çalışanlarının güvenliğini sağlamak adına Yapı İşlerinde işçi Sağlığı ve ... Güvenliği Tüzüğü'de dahil olmak üzere ilgili tüm mevzuat hükümlerine uygun hareket etmekle yükümlüdür.Müteahhit, şantiye kurulumundan işin bitim tarihine kadar.Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanmış ve yürürlükte bulunan "Yapı İşlerinde ... ve Güvenlik Yönetmeliği", "... Ekipmanlarının Kullanımında ... ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği", "... Güvenliği ile Görevli Mühendis veya Teknik Elemanların Görev Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik", "işyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak ... ve Güvenlik önlemlerine ilişkin Yönetmelik" ve "Geçici veya Belirli Süreli İşlerde ... Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Yönetmelik" ile . işçi Sağlığı ve ... Güvenliği prosedürlerine uymak zorundadır.” şeklindeki düzenlemeler ışığında işin yapımını üstlenen sanığın yetkilisi olduğu müteahit şirketin anılan görevlendirmeleri yapmış olmaları durumunda kusur durumunun değişeceğinin anlaşılması karşısında; öncelikle . Üretim A.Ş tarafından sözleşme hükümleri gereğince üst işveren şirket tarafından istenilen görevlendirmeleri yerine getirip getirmediği, getirmiş ise söz konusu inşaatta çalışanlara ilişkin personel şeması da getirtilerek cezaların şahsiliği prensibi gereğince gerekli ... güvenliği önlemlerinin alınmasının ve denetlenmesinin kimlerin sorumluluğunda olduğunun tespit edilerek, belirlenecek sorumluların kusur durumlarının mahkemece tespit edilebilmesi ve hangi eylemleri sebebiyle ... kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduklarının sebep sonuç ilişkisi içerisinde ... güvenliğine dair mevzuat ışığında değerlendirilmesi için teknik üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde görevli öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii edilerek görüş alınması, sanık haricinde başka yetkililere kusur atfedilmesi halinde ilgili şahıs veya şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunularak, haklarında iddianame tanzim edilmesi halinde dosyaların birleştirilerek yargılamaya devam edilmesi, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde ise soruşturma evrakının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınarak sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile uzman bilirkişi raporu alınmadan kusurun sanığa ait olduğunu kabulle yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Katılanın 06.11.2009 tarihli raporunda işlev fonksiyonlarının tespiti için şahsa yeniden kemik penceresinden çektirilecek BT’nin bir röntgen uzmanınca değerlendirilerek kraniektomi defektinin mm. ölçülerde değerlendirme sonucunu, yine şahsa yaptırılacak ortopedi ve nöroloji kontrol muayene sonucunu içeren tibbi belgenin temini gerektiği bildirilmesine rağmen bahsedilen eksiklik giderilip katılanın yaralanmasının derecesini bildirir kati adli raporu aldırılmadan karar verilmesi.." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2020/86 Esas, 2022/294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2022 tarih, 2022/85468 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkeme gerekçesinde "Mağdur ile müştekinin kardeş olduğu, birlikte sanığın yetkili olduğu Kipa inşaat isimli işyerinde kartonpiyer işlerini yaptıkları, olay tarihinde 22:00 sıralarında işi bitirip eve gidecekleri sırada, müşteki ...'in dışarı çıktığı, mağdurun üzerini giyip dışarı çıkacağı esnada ışığın gözünü alması neticesinde merdiven boşluğundan aşağıya düşerek alınan tıbbi raporuna göre nöroşirurjik yönden hayati tehlike geçirerek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığı olayda sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açılmış ise de; Sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 16/06/2008 tarihinden hüküm tarihine kadar geçmiş olduğu anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 66 ve 5271 sayılı CMK 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. 2. Katılan kollukta "olayı tam olarak hatırlayamıyorum, kipada alçıpan işinde çalıştığımız ilk gündü, paydos edip dışarı çıkmak üzere idik, abim Ayhan benden önce çıkmıştı, ben de çıkarken ışık gözümü aldı, bu sırada düşmüşüm, merdiven boşluğunda korkuluk yoktu, gözlerimi hastanede açtım, şikayetçiyim. "şeklinde beyanda bulunmuş, duruşmada beyanlarını tekrar ettiğini ifade etmiştir. 3. Sanık "üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, olay tarihi 16.06.2008 günüdür. Biz şirket olarak SGK'dan 09.06.2008 tarihinde ilişiksiz belgemizi aldık ve belgemizi işverene sunduk. Aynı tarih itibarıyla da inşaatı teslim ettik. Tüm sorumluluklarımızı yerine getirdik, her ne kadar sözleşmeyi atıf yapılarak 1 yıl daha sorumluluğumuzun devam etiği gerekçesiyle hakkımda mahkumiyet kararı verilmiş ise de sözleşmede belirtilen 1 yıl devam eden sorumluluk ibaresi yaptığımız imalatlara aittir. Kazanın olduğu tarihte ... güvenliğinden işveren KİPA A.Ş. sorumludur, biz sözleşme döneminde sözleşme gereği çalıştırılması zorunlu olan tüm personeli çalıştırdık, bununla ilgili çalıştırdığımız personel şemasını asıl mahkemesine sunacağız, suçsuzum, beraatimi istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğünü tarafından düzenlenen 06.11.2009 tarihli rapora göre katılanının hayati tehlike geçirecek, yüzünde sabit ize neden olacak, hayati fonksiyonlarına etkisi üçüncü derece kırık olacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir. 5.Elektrik mühendisi ve inşaat yüksek mühendisi olan ... güvenliği uzmanları tarafından tanzim edilen 09.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda "Kipa Alışveriş merkezi inşaatının yapımını üstlenen işverenin inşaat isinin yürütümü için fenni yeterliliği bulunan bir teknik eleman (inşaat mühendisi, mimar, tekniker-santiye şefi ya da saha mühendisi vb.) atamış olması durumunda bu şahıs, böyle bir sorumlu kişinin atanmamış olması halinde olay tarihi itibariyle inşaatın yapımını üstlenen şirketin yetkilisi; merdiven boşluğu kenarlarında yüksekten düşmeyi önleyecek özelliklerde korkulukların/bariyerlerin yapılmaması, kontrol ve denetim görevinin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle kaza olayının meydana gelmesinde kusurludur." şeklinde görüş verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1 maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 16.06.2008 tarihinden itibaren TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı 16.06.2020 tarihinde hükümden önce gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamış bu nedenle katılan vekilinin temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2020/86 Esas, 2022/294 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.