10. Hukuk Dairesi 2020/8160 E. , 2020/6831 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, davalıya ait şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerde 01.01.2000 ile 31.11.2010 tarihleri arasında muavin olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverene ait 1005513.27 sicil numaralı iş yerinde 01.01.2000-06.05.2001 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak günün asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, …
**10. Hukuk Dairesi 2020/8160 E. , 2020/6831 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, davalıya ait şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerde 01.01.2000 ile 31.11.2010 tarihleri arasında muavin olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverene ait 1005513.27 sicil numaralı iş yerinde 01.01.2000-06.05.2001 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak günün asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın Yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma ilamında belirtilen tüm hususlar yerine getirilmeksizin karar verildiği görülmüştür.