4. Hukuk Dairesi 2010/3756 E. , 2010/4055 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/01/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından ha…
**4. Hukuk Dairesi 2010/3756 E. , 2010/4055 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/01/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan taşınmaza ait tapunun iptal edilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine ilişkin olarak verilen ilk karar, davacıların temyizi üzerine Dairemizce, Medeni Yasa'nın 1007. maddesi uyarınca tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın alan davacıların mirasbırakanının kazanımının korunması gerektiği, tapu sicilinin tutulmasından dolayı davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Yerel mahkemece, bozmaya uyularak istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, kendilerine miras yolu ile geçen taşınmazın tapu kaydının, kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davalı Hazine yararına iptal edildiğini, tapu siciline güvenerek taşınmazı satın alan mirasbırakanın kusuru bulunmadığını belirterek, taşınmaz bedelinin davalıdan alınmasını istemişlerdir. Davalı Hazine ise, özel mülkiyete konu olmayan ve kamunun yararlanmasına bırakılan kıyı kenar çizgisinin herkes tarafından anlaşılabilecek yerlerden olduğunu, kıyı kenar çizgisi içinde kalan yerin kazanılmasına ilişkin iddialarının dinlenemeyeceğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle davacının maddi zarara uğradığı benimsenmiş ve kararın kesinleştiği gündeki taşınmaz bedeli belirlenerek istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu 129 ada 1 parsel sayılı 354,03 m2 yüzölçümlü taşınmazın tümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptaline ilişkin olarak verilen karar onanarak kesinleşmiştir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, tapu iptali ve tescil davasına ilişkin kararın kesinleştiği güne göre taşınmazın m2 birim fiyatının 200,00 YTL olduğu kabul edilerek maddi zarar hesaplanmıştır. Raporda, taşınmazın denize bitişik konumda olduğu açıklandığına göre zarar kapsamı belirlenirken; denize bitişik bir yeri satın alan mirasbırakanının, burasının özel mülkiyete konu olmayacak yerlerden olduğunu öngörmemiş olmasının, onun savsama niteliğinde bir davranışı olduğu gözetilerek, Borçlar Yasası'nın 43 ve 44. maddeleri uyarınca hak ve adalete uygun bir indirim yapılması gerekir. Yerel mahkemece, dava konusu taşınmazın özelliği ve açıklanan yönler gözetilerek, hesaplanan 70.806,00 TL maddi tazminattan uygun bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 50.000,00 TL zarardan sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının maddi tazminat tutarına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan "…70.806,00…" biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine "…50.000,00…" sayı dizisinin yazılmasına; davacı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan “…7.364,48…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…5.400,00…” sayı dizisinin yazılmasına; davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 5 nolu bendinde yer alan “…1.103,28…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…3.500,00…” sayı dizisinin yazılmasına; yargılama giderine ilişkin 6 nolu bendinde yer alan “…giderinin…” sözcüğünden sonra gelmek üzere “…kabul ve ret oranına göre 306,00 TL'nin…” sözcük ve sayı dizisinin yazılmasına, davalı tarafından yapılmış yargılama giderine ilişkin 7 nolu bendinin tümden silinerek yerine 7 nolu bent olarak “7-Davalı Hazine'nin yapmış olduğu masrafların 3/8'inin davacılardan alınıp davalıya ödenmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.