11. Ceza Dairesi 2010/14415 E., 2010/12674 K. 11. Ceza Dairesi 2010/14415 E., 2010/12674 K. - HAKSIZ YARAR- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 158 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 168 ] - 5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 321 ] "" Mağdur A... T...’a yönelik eylem teşebbüs aşamasında kaldığından sanıkların haksız yararı elde edemeden yakalanmış olmaları, diğer mağdur T... B...’ın za…
11. Ceza Dairesi 2010/14415 E., 2010/12674 K. **11. Ceza Dairesi 2010/14415 E., 2010/12674 K.** **- HAKSIZ YARAR**- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 158 ] - 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 168 ] - 5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 321 ] **"İçtihat Metni"** Mağdur A... T...’a yönelik eylem teşebbüs aşamasında kaldığından sanıkların haksız yararı elde edemeden yakalanmış olmaları, diğer mağdur T... B...’ın zararının, soruşturma aşamasında C.Savcısının talimatı üzerine 18.10.2005 gün ve saat 20.00’de düzenlenen tutanakla kolluk kuvvetleri tarafından ve sanıklardan zaptedilen paradan ödenmek suretiyle karşılandığının anlaşılması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından tebliğnamedeki 2 numaralı bozma düşüncesine kısmen iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-) Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin hileli hareketlerle mağdurun iradesini fesada uğratarak malın kendisine teslimini sağlamak suretiyle haksız çıkar elde etmesi gerektiği, buna karşılık hırsızlık suçunda; menkul bir malın sahibinin rızası dışında alınması, malın failin egemenlik alanına geçmesinde fesada uğratılmış da olsa mağdurun rıza ve bilgisinin olmaması gerekmektedir. Somut olayda ise gelin kaynana olan sanıkların, suç tarihlerinde şikayetçilerle karşılaştıklarında, ölen babalarından kalan paraları “ “hayır” ” olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklarını, yapılacak hayrın sevap olması için üzerlerinde ziynet eşyası ve paranın bulunmaması gerektiğini söyleyerek şikayetçilerden yüzük, kolye, küpe bilezik gibi altın eşyaları ile paralarını alıp, yine şikayetçilere ait tülbent ya da eşarplara bohça şeklinde sararak bir takım dualar okuduktan sonra “ “koynuna koy” ” diyerek geri verdikleri, daha sonra şikayetçileri, yapılacak yardım malzemelerini koymak üzere poşet, çuval gibi şeyler temin etmeleri gerektiğini belirterek yanlarından uzaklaştırdıktan sonra olay yerinden kaçtıkları, geri geldiklerinde sanıkları bulamayan şikayetçilerin para ya da altınlarının içinde olduğunu düşündükleri bohçaları açtıklarında kendi altınları yerine sahte altın konulduğunu ya da paralarının alındığını fark edip şikayetçi oldukları ve 18.10.2005 günü mağdur Ayşe Tanır’ın, altınlarının sahtesi ile değiştirildiğini hemen fark edip, sanıkların yakalanmasını sağladığı anlaşılmakla; şikayetçilerin para ve ziynet eşyalarını okunup, iade edilmek üzere sanıklara verdikleri, zilyetliklerinin devredilmemiş olması nedeniyle sanıkların eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,