Başvuru, delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi, istinabe suretiyle dinlenilen tanıkların sorgulanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi, istinabe suretiyle dinlenilen tanıkların sorgulanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/2/2014 tarihinde İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 15/7/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 28/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 27/1/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 4/2/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını 19/2/2016 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2/4/2013 tarihli iddianamesi ile tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açılmıştır. (Kapatılan) Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesi, 16/4/2013 tarihli tensip zaptı ile müşteki tarafından tanık olarak gösterilen Y.G. ile Ö.K.nin beyanlarının alınması için Ankara Sulh Ceza Mahkemesine talimat yazılmasına karar vermiştir. Ankara Sulh Ceza Mahkemesi, 5/7/2013 tarihli talimat duruşmasında Y.G. ile Ö.K.nin beyanlarını alarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasının 16/7/2013 tarihli celsesine katılan başvurucu ve müdafii, tanık beyanlarını kabul etmediklerini ve yazılı olarak savunma yapacaklarını belirtmişlerdir. Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesi, 30/1/2014 tarihli kararı ile başvurucunun isnat edilen suçlardan mahkûmiyetine karar vermiştir. Başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet kararı miktar itibarıyla kesin niteliktedir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık ve müştekinin aynı firmada çalıştıkları olay tarihinde sanık ve müşteki arasında telefon görüşmeleri yapıldığı en son müştekinin 30/5/2012 tarih 29 sıralarında aradığında sanığın müştekiye "benim mafya tanıdıklarım var, sen benim kim olduğumu biliyor musun, yanlış kişiyle uğraşıyorsun, sana İstanbul'u dar ederim, Ankara'da erkek arkadaşını bulup ona da Ankarayı dar edeceğim, seni mahvedeceğim, benden kork, sana hayatta unutamayacağın fiziksel ders vereceğim" demek sureti ile hakaret ettiği ve basit tehditte bulunduğu müştekinin hazırlık aşamasındakibeyanı bu beyanı doğrulayan yargılama sırasında dinlenen tanıklar Ö.K ve Y.G.nin beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanığın hakaret suçundan TCK 125/1, 62 ve tehdit suçundan söz konusu sözlerin basit tehdit niteliğinde olması nedeni ile TCK 106/1 son cümlesi ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Sanık her ne kadar suçlamayı kabul etmemiş ise de müştekinin beyanının telefon arama kayıtları ile örtüşmesi iddia edilen zaman içerisinde taraflar arasında iki mesajlaşma ve toplam 571 saniyelik görüşme yapılmış olması ve yargılama sırasında dinlenen tanıklar Ö.K ve Y.G.nin aşamalarda değişmeyen birbiri ile tutarlı ve müştekinin beyanı ile uyumlu beyanları karşısında sanığın savunmasına itibar edilmemiş suçu işlediği kanaatine varılmıştır." Başvurucu 28/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ve maddeleri.