2. Hukuk Dairesi 2013/730 E. , 2013/13537 K. * BOŞANMA DAVASI * ORTAK HAYATIN KURULAMAMASI * YOKSULLUK NAFAKASI * VAKIALARIN SOMUTLAŞTIRILMASI * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 194 * TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 166 "" Özet: *Önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra üç yıllık sürede, ortak hayat kurulamadığından boşanma davasının kabulü ve davalı-davacı (kadın)’ın asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli, düzenli ve süre…
**2. Hukuk Dairesi 2013/730 E. , 2013/13537 K.** * BOŞANMA DAVASI * ORTAK HAYATIN KURULAMAMASI * YOKSULLUK NAFAKASI * VAKIALARIN SOMUTLAŞTIRILMASI * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 194 * TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 166 **"İçtihat Metni"** **Özet:** *Önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra üç yıllık sürede, ortak hayat kurulamadığından boşanma davasının kabulü ve davalı-davacı (kadın)’ın asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli, düzenli ve sürekli gelirinin bulunması sebebiyle yoksulluk nafakasının reddi isabetlidir.* *T**araflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli olacak şekilde somutlaştırmalı ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmelidirler. Somutlaştırma yükü, dava açılırken veya cevap dilekçesi verilirken belirtilmemiş olması halinde söz konusu olup, vakıalar belirli ve hangi delilerle ispat edileceği belirtilmiş ise, somutlaştırma yükümlülüğüne ihtiyaç yoktur.* *Davalı-davacı (kadın) birleştirilen boşanma davasında, iddiasını dayandırdığı vakıaları göstermiş ve dayandığı delilleri de belirtmiş, ön inceleme duruşmasından önce tanıklarının isim ve adreslerini de vermiş olduğundan, tanıklar usulünce dinlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, tarafların kusurları saptanmalı ve tazminat talepleri buna göre sonuca bağlanmalıdır.* Taraflar arasındaki “boşanma” davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm; davacı-davalı (koca) tarafından, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen maddi tazminat yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından da, kocanın boşanma davası, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen maddi tazminatın miktarı ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, koca tarafından açılan boşanma davasında Türk Medeni Kanununun 166/son maddesindeki sebebe dayanılmış olup, toplanan delillerle, daha önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra geçen üç yıllık süre zarfında ortak hayatın yeniden kurulamadığının gerçekleşmiş bulunmasına, bu sebeple kocanın boşanma davasının kabulünde bir isabetsizlik görülmemesine, davalı-davacı (kadın)’ın yoksulluk nafakası isteğinin de, asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli, düzenli ve sürekli gelirinin bulunması sebebiyle reddedilmiş bulunmasına göre, davalı-davacı (kadın)’ın bu yönlere ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Mahkemece, davalı-davacı (kadın)’ın gösterdiği deliller toplanmadan sonuca gidilmiş, delillerin toplanmamasının gerekçesi olarak; verilen kesin süre zarfında davalı-davacı (kadın) vekilinin, tanıklarını hangi vakıalar için dinletmek istediğine ilişkin açıklamada bulunmamış olması gösterilmiştir.