İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/04/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 06/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ...... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ...... …
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 21/01/2026 NUMARASI : ... Esas DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : 1 -...... VEKİLİ : Av... DAVALI : 2 -...... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit ( Eser Sözleşimesinden Kaynaklanan) TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/04/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 06/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ...... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ...... arasında Konya ili, Karatay ilçesinde kain Karatay Spor Merkezinin inşaasında tüm mekanik tesisat işlerine ilişkin 19.06.2023 tarihli malzeme satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkili tarafından davalı ...... şirketine sözleşme kapsamında vadesi olmayan teminat senedi keşide edildiğini, 07.07.2025 tarihinde imzalanan protokol ile her ne kadar taraflar teminat senedinin takibe konmaması hususunda anlaşmış olsa da, davalı ...... şirketinin müvekkilinin keşide ettiği teminat senedini davalı alacaklı ......'a ciro ettiğini, davalı alacaklının da tüm bu hususları bilmesine rağmen kötüniyetli biçimde teminat senedini Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı örnek-10 icra takibine konu ettiğini, ancak müvekkilinin ilgili takip dayanağı bonodan kaynaklı ne lehtar ...'ye ne de davalı ......'a hiçbir borcunun bulunmadığını, bu nedenle ilgili senedin takibe konu edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek davacının Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasında davalılara borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiş ve Konya .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin yargılama sonuna kadar teminatsız şekilde tedbiren durdurulmasını, aksi kanaatte olunması halinde daha önce ilgili takip hakkında verilen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyadaki teminat üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının bu dava üzerinden devamını istemiştir. İlk derece mahkemesinin 12/09/2025 tarihli ara kararında; "... Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2025 tarih, ... D.İş Esas-... D.İş Karar sayılı kararı ile; "...1-6100 s. HMK'nın 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, takip toplamı olan 6.111.636,98 TL.'nin %20'si olan 1.222.327,40 TL. nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun Mahkememize ibrazı halinde, tedbir isteyen ...... Şti.'nin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile ; a)(6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'ndan kaynaklanan sürelerin durmasına ilişkin düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla) teminatın yatırıldığı tarihten itibaren 2 HAFTA SÜREYLE, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına, sadece takip borçlularından ....... Şti. tarafından yatırılacak paraların veya yapılacak ödemelerin, takip alacaklısı ......'a ödenmesinin TEDBİREN ÖNLENMESİNE, b) Tedbir isteyen tarafın takibin durdurulması veya tedbirin teminatsız olarak verilmesi taleplerinin REDDİNE, 2-Kesin süre içerisinde teminatın yatırılması ve ayrıca tedbirin uygulanması için talep dilekçesi gönderilmesi halinde, tedbirin uygulanması için Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına müzekkere yazılmasına, 3-6100 s. HMK.nun 393/1. maddesi gereğince, 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması veya teminat yatırılmakla birlikte dilekçe ile tedbirin uygulanmasının ayrıca istenilmemesi halinde, tedbir isteyen tarafın tedbir talebinden kendiliğinden vazgeçmiş sayılmasına, 4-6100 s. HMK'nin 397/2 maddesi gereğince, tedbir isteyen tarafından, tedbire ilişkin bu karar tarihinden itibaren (6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'ndan kaynaklanan sürelerin durmasına ilişkin düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla) 2 haftalık kesin süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede esas davası açılıp, ayrıca dava açıldığına dair ilgili belgelerin mahkememize ibraz edilmemesi halinde, ihtiyati tedbirin (teminat yatırılsa ve uygulansa dahi) kendiliğinden kalkmış sayılmasına, 2 haftalık kesin süre içerisinde esas davanın açıldığına dair ilgili belgelerin mahkemize ibrazı halinde ise, tedbirin devam edip etmeyeceğinin esas davaya bakan mahkeme tarafından takdir edilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. İhtiyati tedbir HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK 389/1 maddesine göre; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" 6100 s. HMK.nun 390. maddesine göre, " İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." İİK'nın 72/2. Maddesine göre; İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İİK'nın 72/3. maddesine göre; İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. Somut olayda, talebe konu icra takibi dava öncesinde başlamıştır. İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Bu itibarla talep dilekçesindeki takibin durdurulmasına ilişkin talebin reddi gerekmiştir. Öte yandan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında teminat yatırılması şartıyla icra veznesine girecek paraların takip alacaklısına ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilebileceğinden taraflar arasında gözetilmesi gereken hak ve menfaat dengesi ve başka dava ve çekişmelerin önüne geçilmesi için davacı vekilinin bu yöndeki talebinin kabulü gerekmiştir. Bu itibarla takip çıkış miktarı olan 6.111.636,98 TL'nin %20'si olan 1.222.327,40 TL nakdi veya kesin süresiz nitelikteki teminat mektubu karşılığında icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 1.222.327,40 TL tutarlı nakdi teminatın Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş esas sayılı dava dosyasına depo edildiği anlaşıldığından, nakdi teminatın Mahkememiz dosyasına aktarılması sağlanacağından yeniden teminat alınmasına lüzum kalmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle; Talebin kısmen kabulü ile; takibin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine, icra veznesine girecek paranın ödenmesinin önlenmesine yönelik talebin kabulü ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2025 tarih, ... D.İş Esas-... D.İş Karar sayılı kararı ile verilmiş olan ihtiyati tedbirin devamı ile; Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına, sadece takip borçlularından ....... Şti. tarafından yatırılacak paraların veya yapılacak ödemelerin, takip alacaklısı ......'a ödenmesinin 1.222.327,40 TL teminat karşılığında tedbiren önlenmesine, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş esas sayılı dosyasına yatırılan 1.222.327,40 TL tutarlı nakdi teminatın mahkememiz dosyasına aktarılmasına, bu itibarla yeniden teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ...... vekili ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararının açıkça hukuk uygun olmadığını, müvekkilini mağdur ettiğini, açılan davanın kötü niyetli olarak açıldığını, davacının taleplerinin yaklaşık ispat koşullarını taşımadığını, davacının müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirme amacında olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, verilen tedbir kararının hukuku uygun olmadığını belirterek, verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesinin 21/01/2026 tarihli ara kararında; "...İİhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında; “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır. Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. İhtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir. Hemen belirtmek gerekir ki; ihtiyati tedbir talebini inceleyen hakimin davanın esası hakkındaki hükmünü peşinen ihdas ettiğinden söz edilemez. İhtiyati tedbire veya ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verirken hakim dava hakkındaki kanaatini yalnız ihtiyati tedbir talebi ile sınırlı olarak -kanunen gerektiği için- açıklamak durumundadır. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirilebilir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; İhtiyati tedbir talebine dayanak belgelerin yaklaşık ispata elverişli olduğu, ihtiyati tedbirin kaldırılması halinde talep sahiplerinin telafisi zor zararlara uğramasının muhtemel olduğu, buna karşılık itiraz edenler vekillerinin sunduğu beyan ve delillerin Mahkememizde oluşan kanaati değiştirecek ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, kaldı ki İİK'nun 72/3. maddesinde teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın takip alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinde mahkemelere bir takdir yetkisinin tanınmadığı, kararın istinaf incelemesi yapacak Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasınında bu yönde (... E. ... K.) olduğu anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir. " gerekçesiyle; aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı ...... vekilinin 31/12/2025 tarihli itirazının reddine verilmiştir. Davalı ...... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İİK'nın 72/3. maddesi kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya tedbiren ödenmemesine yönelik tedbir kararı verilmesinin zorunlu olmadığını, hakimin takdiri ile birlikte HMK'nın 389. vd. maddelerindeki yaklaşık ispat koşulunun somut olayda mevcut olmasının gerektiğini, aksi durumda İİK'nın 72/3. maddesi kapsamında verilecek tedbir kararlarında hakimin takdir yetkisinin olmadığını, kararın verilmesinin zorunluluk olduğunu kabul etmenin kanunu geniş yorumlamaktan ibaret olacağından hukuka uygun olmadığını, icra takibine mesnet bonodaki teminat ibaresinin mücerret kayıt niteliğinde olduğu, senedin bono vasfını etkilemediğine ilişkin davacının takibe konu senedin bono vasfında olmadığı yönündeki iddiasının hukuka uygun olmadığını, bu nedenle yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde icra takibine mesnet bononun her ne kadar vade tarihinin olmadığını iddia etmiş ise de gerek bononun vadesiz olduğuna ve gerekse de bononun anlaşmaya aykırı olarak vade tarihinin sonradan eklendiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmediğini, ilk derece mahkemesinin her iki hususa ilişkin dosyada herhangi bir delil ibraz edilmediğini nazara almadan ve hükümde bu hususlarda herhangi bir gerekçe tesis etmeden doğrudan ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak teminat senedi olarak verildiği iddia edilen ve takibe konu senet dolayısıyla borcun bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece 2004 sayılı İİK'nın 72/3. maddesi kapsamında verilen ve sadece takip borçlularından ....... tarafından yatırılacak paraların veya yapılacak ödemelerin, takip alacaklısı ......'a ödenmesinin 1.222.327,40 TL teminat karşılığında tedbiren önlenmesine hükmü içeren ihtiyati tedbir kararına karşı icra takip alacaklısı davalı ...... vekili tarafından istinaf başvurunda bulunulmuştur. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. hükümlerinde geçici hukukî himayenin bir türü olan ihtiyati tedbirlere ilişkin düzenleme genel nitelikte olup; 2004 sayılı İİK'nın madde 72 hükmünde menfi tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş olması, bu davada, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri, ispat ölçüsüdür. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Oysa, 6100 sayılı HMK'nın m. 390/3 hükmünde, ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390/3 hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından takibe konu senedin davalı ...... ile olan aralarındaki sözleşme kapsamında teminat senedi olarak verildiğini, Tekin Makineye borcunun bulunmadığını, kötü niyetli olarak davalıya ciro edildiğini, senedin kambiyo vasfının bulunmadığını ileri sürülerek borçlu olunmadığının tespiti istemi ile eldeki dava açılmıştır. Hal böyle olunca davanın, icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davası olduğu ve ihtiyati tedbir talebine dayanak belgelerin yaklaşık ispata elverişli olduğu, ihtiyati tedbirin kaldırılması halinde talep sahiplerinin telafisi zor zararlara uğramasının muhtemel olduğu anlaşılmakla, mahkemece İİK'nun 72/3. maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın takip alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin verilen 12/09/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair verilen 21/01/2026 tarihli ara kararı yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair verilen 12/09/2025 tarihli ara karar ve ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen 21/01/2026 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı ...... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 1-Davalı ......'dan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 2-Davalı ...... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf kararının tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 06/04/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸