T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1613 KARAR NO : 2025/2268 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 08/07/2025 NUMARASI : 2024/765 Esas - 2025/661 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1613 KARAR NO : 2025/2268 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 08/07/2025 NUMARASI : 2024/765 Esas - 2025/661 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.09.2022 tarihinde Fevzi Çakmak mahallesi 2037. ve 2051. Sokak kesişiminde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kaldırımdaki müvekkili yaya Ahmet ...'a çarpması ve tekerleğin ayağının üstünden geçmesi sonucu müvekkilinin yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, oluşan maluliyete ilişkin ortaya çıkan zararın giderilmesi adına ... Hesabına başvuru yapıldığını ancak müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmaması üzerine 07.08.2023 tarihinde 2023.E.318079 Esas sayılı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, komisyon tarafından 14.03.2024 tarihindeki K-2024/116236 karar sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile kusur tespitine ilişkin yeterli bilgi ve belge bulunmadığından kaza ile ilgili keşif yapılması gerektiğini, tanık dinleme deliline dayanılması gerekeceğinden hakemlikçe dosyadan el çekildiğini, akabinde el çekme kararına yönelik 01.04.2024 tarihinde İtiraz Hakem Heyeti'ne itiraz edilmişse de 15.03.2024 tarihli 2023.E.318079 Esas ve K-2024/116236 karar sayılı karar ile uyuşmazlığın hakem heyeti kararına karşı itirazlarının reddine karar verildiğini belirterek HMK md 107’ye göre arttırılmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL geçici bakıcı gideri ve 250 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 15.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, KTK madde 97 ve 99 gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği gibi müvekkil kuruma başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu da sunulmadığını, ayrıca ekli e-posta görüntüsünden anlaşılacağı gibi talep edilen eksik evraklar da temin edilmeden dava yoluna gidildiğini, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu, olayda davalı kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu olmadığını, davacının şikayetçi olmadığını, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyeti kararları ile de sabit olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "HMK 320/4 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılan dosyalar için davanın açılmamış sayılmasına kararının verileceğinin belirtildiğini, işin esasına bakılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği yönünde Yargıtay kararları olduğunu, dosyanın bilirkişide olduğunu, keşif yapıldığını, raporun hazırlanılmasının beklenildiğini, kararının düzeltilerek HMK maddeleri uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına kararının verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” başlığını taşıyan 150.maddesine göre; “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir (1) ...Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.(4) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (5) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır" hükmüne yer verilmiştir.Aynı kanunun 320/4.maddesine göre ise; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz brakılırsa, dava açılmamış sayılır." Dosyada yapılan incelemede; davanın 22/04/2025 tarihli oturumda birinci (ilk) kez HMK 150/1 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 25/04/2025 tarihli dilekçe ile davanın yenilenmesi üzerine 29/04/2025 tarihli yenileme tensip zaptı düzenlenerek duruşmanın 09/07/2025 günü saat 14:20'ye bırakıldığı, bu tutanağın davacı vekiline 04/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, 09/07/2025 tarihli oturumda saat 14:45:30'da düzenlenen tutanak ile, tarafların hazır olmadığı ve mazeret dilekçesi de sunulmadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.Dava HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, basit yargılama usulüne tabi ise de; yargılama aşamasında alınacak bilirkişi raporu ile davacının zararının Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde tek hakimin bakacağı miktar sınırını aşması durumunda heyete tevdi edileceği ve yazılı yargılama usulüne geçileceği açıktır.O halde, dava aşamasında yargılama usulü değişmesi ihtimaline binaen uyuşmazlıkla ilgili HMK 150/6.maddesinin uygulanması gerekir. HMK'nın 150/6.maddesi gereğince bir dava en fazla iki kez takipsiz bırakılıp, en fazla iki kez yenilenebileceğinden, başka bir deyişle üçüncü kez takipsiz bırakılamayacağından; eldeki dava dosyasının sadece bir kez işlemden kaldırıldığı, ikinci kez bir işlemden kaldırmanın söz konusu olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025