10. Hukuk Dairesi 2025/17656 E. , 2025/16592 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/443 E., 2025/113 K. Mahkemece verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı ... vekili…
10. Hukuk Dairesi 2025/17656 E. , 2025/16592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/443 E., 2025/113 K. Mahkemece verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından yaptırılan bina inşaatının yapı kullanma izin belgesi alınmayan kısımlarının yapımında çalışan dava dışı sigortalılar ..., ... ve ...'in 23.12.2003 tarihinde binanın önündeki kumu inşaatın 4. katına götürdükleri sırada elektrik çarpması nedeniyle geçirdikleri iş kazasında dava dışı sigortalılar ... ve ...’in vefat ettiğini, dava dışı sigortalı ...'in ise yaralandığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenlerin kusurunun bulunduğunu, iş kazası sonucu vefat eden sigortalı ...'in hak sahiplerine 82.024,60 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlanması nedeniyle Kurum zararı oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.506,15TL’nin yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, ...’ın eşi olan ve iş kazasında kusuru bulunmayan müvekkili ... bakımından davanın reddi gerektiğini, meydana gelen kazanın iş kazası olmadığını, eser sözleşmesinden kaynaklı hukukî ilişkinin bulunduğunu, müvekkili ...’ın kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2012/393 E. sırasına kayden açılan davadaki yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müvekkili ...’ın %15 oranında kusurlu olduğu kabul edilse dâhi davanın kısmen reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.03.2016 tarihli ve 2014/560 E., 2016/140 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 21.11.2018 tarihli ve 2016/110 86... /9725 Karar sayılı kararı ile“..Eldeki davada, mahkemece, aynı kazadan dolayı vefat eden ...’in hak sahiplerine yapılan sosyal yardımların tahsili amacıyla aynı mahkemede açılan 2012/393E-2014/167K sayılı dosyada alınan 13.09.2013 tarihli kusur raporunu, kararda esas alındığı, ancak söz konusu raporda, davalıların konumlarının, başka bir deyişle hangi davalının işveren veya vekili olduğu hususu yeterince irdelenmediği gibi, ... ...’nin işçi mi üçüncü kişi mi yoksa alt işveren mi veyahut işveren vekili olup olmadığı hususlarında yeterince araştırma ve irdelemenin bulunmadığı anlaşılmakta olup Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ceza davası içeriğindeki maddi olguların bağlayıcı olmasına rağmen olaya uygun düşmeyen kusur raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde mahkemece yapılacak iş, öncelikle davalılar arasında yapılan tüm sözleşme veyahut yazılı delil oluşturabilecek şekilde inşaata ilişkin yapı ruhsatı ve diğer yazılı belgelerden yola çıkılarak davalı ve ilgili şahıslar arasındaki hukuki ilişkinin net olarak belirlenmesi, daha sonrasında, ceza davasının maddi olgular bakımından bağlayıcı olacağı dikkate alınarak yeniden oluşa ve hukuka uygun şekilde iş güvenliği uzmanlarından oluşan bir kusur raporu aldırılması ve elde edilecek deliller değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. O hâlde davacı Kurum ile davalılardan ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. BOZMA SONRASI MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.07.2019 tarihli ve 2019/220 E., 2019/502 K. sayılı kararı ile iş kazasında davalı ...’ın %15 oranında kusurlu olduğu belirtilen 09.07.2013 tarihli bilirkişi raporunun kesinleşen Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/161 E., 2009/93 K. sayılı kararında dayanılan bilirkişi raporuyla uyumlu olduğu, 09.07.2013 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak verilen Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 24.12.2015 tarihli ve 2010/501 E., 2015/493 K. sayılı kararının Yargıtay tarafından onandığı, bu nedenle hukukî güvenlik ilkesinin esas alınması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. C. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu 08.06.2022 tarihli, 2020/10-267 Esas, 2022/870 Karar sayılı kararı ile Özel Dairenin araştırmaya yönelik bozma kararına uyulması ile davacı lehine usulî kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle bozmaya uyulduktan sonra önceki kararda direnilmesinin usulen mümkün olmadığı, başka bir anlatımla bir defa bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra uyma kararından dönülmesinin davaya bir etkisinin bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uyulmakla gerçekleşen usulî kazanılmış hak nazara alınarak hükmüne uyulan bozma kararı gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken, uyma kararından dönülüp direnme kararı verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesine dayalı olarak direnme kararının bozulmasına karar vererek dosya kararı veren Mahkemesine gönderilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibarla karar verildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, Kurum alacağının eksik olarak belirlenmesi nedeniyle, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de eksik hesaplandığını ileri sürmüştür. C.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.