T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3795 Karar No : 2025/531 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3795 E. , 2025/531 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3795 Karar No : 2025/531 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, yurt dışı mukimi grup şirketine 2017 ve 2018 yıllarında ödenen genel yönetim danışmanlık hizmet bedelleri üzerinden %10 oranında yapılması gerekirken sehven %20 oranında yapılan kurum (stopaj) vergisi kesintisi sebebiyle fazladan ödenen 1.288.671,18 TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümü, hizmet bedellerinin faturalarda ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı, hizmet bedellerinin hangi kısmının genel yönetim danışmanlık hizmet bedeli olduğu, 2017 ve 2018 yıllarında ödenen genel yönetim danışmanlık hizmet bedellerinin serbest meslek kazancı niteliğinde mi yoksa gayri maddi hak bedeli niteliğinde mi olduğu, serbest meslek kazancı niteliğinde olması halinde bu hizmetlerin Türkiye'de sunulup sunulmadığının ortaya konulmasından sonra, bu konudaki vergi mevzuatı, davacının yapmış olduğu sözleşmeler ve Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümleri değerlendirilerek söz konusu ödemeler üzerinden tevkifat yapılıp yapılamayacağının tespitine bağlı olduğundan, ortada hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi gereğince, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirmeye tabi tutulacağı belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında, ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağının hükme bağlandığı, kesinti oranlarının ise 12/01/2009 tarih ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03/02/2009 tarihinden itibaren gerek serbest meslek kazançlarında gerek gayrimaddi hak bedeli ödemelerinde %20 olarak belirlendiği, Anayasanın 90. maddesinin 5. fıkrası kapsamında, ülkeler arası akdedilen çifte vergiyi önleme anlaşmaları hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiği, Avusturya ile imzalanan anlaşma hükümlerine göre, ...'ın vermiş olduğu hizmetlerin türüne ve niteliğine bakılmaksızın en fazla %10 oranında stopaj uygulanacağının açıkça düzenlendiği dolayısıyla hiçbir yoruma mahal vermeyecek şekilde Avusturya'dan alınan hizmetler nedeniyle uygulanacak stopaj oranının %20 değil en fazla %10 olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116 ve devamı maddelerine göre, yanlış bir işlem nedeniyle, haksız yere, fazla alınan bir verginin olması durumunda vergi hatasının varlığından söz edilebileceğinden Vergi Mahkemesince serbest meslek faaliyeti ve gayri maddi hak bedelinin ayrıştırılması gerektiği yolundaki gerekçesinin hukuka uygun düşmediği, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 12. maddesinde belirtilen oranın Kurumlar Vergisi Kanununda belirtilen oranın üstünde olması ve şirketin de hataen %20 oranı üzerinden kesinti yapmasının açıkça 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 117. maddesi kapsamında verginin nispetinde hata olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Kanun koyucu tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116 ve devamı maddelerinde, anılan Kanun'da belirtilen vergi hatalarına yönelik ayrı ve sınırlı bir başvuru yolu olan düzeltme ve şikâyet yolu öngörülmüştür. Bu düzenlemeler ile Vergi Usul Kanunu'nun aradığı anlamdaki vergi hatalarının bulunması haline özgü olmak kaydıyla doğrudan vergilendirme işlemine karşı süresi içinde açılabilecek dava hakkından ayrı olarak zamanaşımı süresi içinde olmak koşuluyla düzeltme ve şikâyet yoluna başvurularak vergi hatasının düzeltilmesinin yetkili idari makamlardan istenilebilmesine, başvurunun reddi halinde uyuşmazlığın yargı mercii önüne getirilebilmesine imkân tanınmaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ''Dar mükellefiyette vergi kesintisi'' başlıklı 30. maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından, ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı marka ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları 12/01/2009 tarih ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03/02/2009 tarihinden itibaren petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlarda %5, diğer serbest meslek kazançlarında %20, gayri maddi hak bedeli ödemelerinde de %20 olarak belirlenmiştir. Anayasanın 90. maddesinin 5. fıkrası kapsamında, ülkeler arası akdedilen çifte vergiyi önleme anlaşmaları hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiği, Avusturya ile imzalanan anlaşmada, ...'ın vermiş olduğu hizmetlerin türüne ve niteliğine bakılmaksızın en fazla %10 oranında stopaj uygulanacağına dair düzenleme yer almaktadır. T.C. Anayasası'nın 90'ıncı maddesinin son fıkrasına göre, usulüne konulmuş, milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin taraf olduğu uluslararası vergi anlaşmalarında yer alan düzenlemeler, içerdikleri özel hükümler de göz önünde bulundurulduğunda vergi uygulama alanında öncelikle dikkate alınmalıdır. Bu durumda, uyuşmazlığın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Hatalarını düzeltme ve Reddiyat" ile ilgili 116 ila 126. maddelerinde öngörülen verginin nispetinde hata olarak değerlendirilmesinin ve düzeltme ve şikâyet kapsamında bulunduğunun kabulü gerektiğinden aksi yöndeki gerekçeyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, 2017 ve 2018 yıllarında Avusturya Cumhuriyeti mukimi ... unvanlı firmadan genel yönetim danışmanlık hizmeti alınmış ve söz konusu hizmet nedeniyle %20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılmıştır. 2017 ve 2018 yıllarında ... unvanlı firmadan alınan hizmet bedellerinin Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması gereğince %10 oranında kesintiye tabi olması gerektiği ileri sürülerek fazladan yapılan %10 kesinti bedelinin faiziyle birlikte iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikâyet başvurularının zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmış, bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatası ise aynı Kanun'un 116. maddesinde; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilemede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması biçiminde tanımlandıktan sonra, 117. maddesinde, matrah hatası, vergi miktarında hata ve mükerrer vergi istenilmesi hesap hataları olarak açıklanmış, 118. maddesinde ise, mükellefin şahsında, mükellefiyette, konuda ve vergilendirme veya muafiyet döneminde yapılan hatalar vergilendirme hataları olarak belirlenmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3. maddesinin 2. fıkrasında, Kanun'un 1. maddesinde sayılı kurumlardan kanuni veya iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazaçlar üzerinden dar mükellefiyet esasında vergilendirileceği hükme bağlanmış ve 3. fıkrasında da, dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar bentler halinde sayılmıştır. Aynı Kanun'un ''Dar mükellefiyette vergi kesintisi'' başlıklı 30. maddesinde, dar mükellefiyete tabi kurumların maddede bentler halinde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiş olup maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde serbest meslek kazançlarından, ikinci fıkrasında ise ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı marka ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Vergi kesintisi oranları 12/01/2009 tarih ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 03/02/2009 tarihinden itibaren petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlarda %5, diğer serbest meslek kazançlarında %20, gayri maddi hak bedeli ödemelerinde de %20 olarak belirlenmiştir. Anayasanın 35. maddesinde, herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddesinin son fıkrasında, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, (Ek cümle: 07.05.2004 günlü, 5170 sayılı Yasanın 7. maddesi) usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Vergiye ilişkin hesaplarda; matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olduğundan vergi yükümlülerince vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme ve şikâyet yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir. Başka bir anlatımla, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Yasanın 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır. Uyuşmazlığın, yurt dışında mukim şirkete yapılan ödemeler üzerinden kesilen vergiye ilişkin olması nedeniyle olayda, Anayasa'nın 35. ve 90. maddeleri uyarınca uluslararası çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Davacının iddiaları ve Avusturya ile imzalanan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine göre, ...'ın vermiş olduğu hizmetin türüne ve niteliğine bakılmaksızın en fazla %10 oranında vergi kesintisi yapılabileceği dikkate alındığında davacı tarafından yapılan başvurunun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Hatalarını düzeltme ve Reddiyat" ile ilgili 116 ila 126. maddelerinde öngörülen düzeltme ve şikâyet kapsamında bulunduğunun kabulü gerektiğinden aksi yöndeki gerekçeyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 11/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Uluslararası vergi ilişkilerinde, çifte vergilendirmenin önlenmesi amacıyla devletler arasında akdedilen anlaşmalar, taraf devletlerin karşılıklı hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir. Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti arasında imzalanan ve usulüne uygun olarak yürürlüğe giren “Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması” (ÇVÖA) da bu kapsamda ve Türk iç hukuk sisteminde Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca kanun hükmünde olan bir milletlerarası anlaşmadır. Anayasa’nın, “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90. maddenin son fıkrasına 07/05/2004 tarih ve 5170 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen cümleye göre, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır”. Bu ek cümlede, uyuşmazlığın çıkacağı yerler ve uyuşmazlık sonucunda ilgili sözleşmeyi esas alacak olanlar yönünden bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu Anayasa hükmü, Anayasa’nın diğer hükümleri gibi, Anayasa’nın 11. maddesine göre, “yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri”, herhangi bir ayrım yapılmaksızın, bağlamaktadır. Anılan Anlaşmanın 12. maddesi, gayrimaddi hak bedelleri üzerinden alınacak vergiye ilişkin hükümleri düzenlemiştir. Bu madde uyarınca, bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devlet mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, kaynak ülkede azami %10 oranında vergilendirilebilir. Bu oran, ilgili dönem için iç hukukta %20 olarak belirlenmiştir. Somut olayda, Türkiye'de tam mükellef kişi (davacı) tarafından Avusturya mukimi dar mükellefe yapılan ödemenin, gayrimaddi hak bedeli niteliğinde olduğu, bağlayıcılığı ve uygulanabilirliği Anayasa ile güvence altına alınan Anlaşmanın 12. maddesi kapsamında azami %10 oranında stopaja tabi tutulması gerektiği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, “2017 ve 2018 dönemleri için geçerli mukimlik belgesinin bulunmadığı” nedenine dayanılarak fazladan yapılan kesintinin iade talebinin reddinden kaynaklanmaktadır. Fazla kesintinin iadesi talebinin incelenmesi sonucunda, ... tarih ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlenmiştir. Bu Rapora göre, davacı, 2019 yılında Avusturya Cumhuriyeti yetkili makamlarınca onaylanan mukimlik belge asıllarını 2022 yılında noter onaylı tercüme ettirerek ibraz etmiştir. İdare buradan hareketle, 2017 ve 2018 yılları için geçerli bir mukimlik belgesinin bulunmadığı, diğer bir anlatımla, söz konusu belgenin Avusturya mukimi kurumun ilgili dönemlerde vergi mükellefi olduğunu açıkça göstermediği gerekçesiyle, iç hukukta öngörülen %20 oranında yapılan tevkifatın yerinde olduğu, anlaşmayla tanınan vergi avantajının uygulanamayacağı, vergi kesintisi yönünden herhangi bir iadenin yapılmaması gerektiği görüşündedir. Dolayısıyla, Avusturya mukimi Şirket tarafından verilen hizmetin türü ve niteliği itibarıyla değil, ilgili dönemleri kapsayan mukimlik belgesinin ibraz koşulunun yerine getirilmemiş olması nedeniyle düzeltme işlemi yapılmamış; reddedilmiştir. Bu durumda, fazladan yapılan vergi kesintisi iadesinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116 ilâ 126’ncı maddeleri uyarınca düzeltme ve şikâyet yoluyla iadesinin mümkün olup olmadığının bu çerçevede tartışılması ve değerlendirilmesi kanaatindeyim. Bu nedenle, çoğunluk görüşüne katılmıyorum. sözleşme //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };