İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 27/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 27/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a m…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 27/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 27/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta'nın ZMMS poliçesi ile teminat altına aldığı dava dışı ... nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... dan ... istikametine seyir halindeyken davalı ... in sevk ve idaresindeki diğer davalı ... Sigorta tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ... plakalı araç ile çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve bu kazadan dolayı beden tamlılığının ihlalinden doğan 5.000,00 TL, bakıcı ihtiyacı doğduğundan 1.500,00 TL, tedavi için ulaşım gideri yaptığından 200,00 TL, mesleğine geç başlamak zorunda kaldığından 1.000,00 TL ve duyduğu manevi ızdıraba karşılık 150.000,0 TL tazminatın sigorta şirketleri yönünden dava, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 21/09/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; 26/10/2021 tarihli dilekçeleri ile talep sonucunun açıklanmasına ilişkin beyanda bulunduklarını talep etikleri 5.000,00 TL maddi tazminatın 4.500,00 TL'sinin kalıcı iş göremezlikten doğan tazminat, 500,00 TL'sinin ise geçici iş göremezlikten doğan tazminat olduğunu belirtiklerini, bu nedenle; taleplerini 7.805,89 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 651.820,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.294,00 TL bakıcı gideri, 2.191,00 TL ulaşım gideri olmak üzere artıkdıklarını; davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 25/04/2016 tarihinden diğer davalı .... yönünden ise; olay tarihi olan 19/02/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, yine 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... ten alınarak davacıya verilmesine 200,00 TL mesleğe geç başlamaya ilişkin maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerine dair beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı ... sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Davadan önce müvekkiline gerekli başvurunun yapılmadığını, kazaya karışan aracın ZMMS poliçesiyle teminat altına alındığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle: Kaza mahallinde tutulan kaza tespit tutanağının içeriğini kabul etmediklerini, kusur durumunun mahkemece keşif yapılarak belirlenmesi gerektiğini, ceza yargılamasının sonuçlanmasının beklenmesini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının içinde bulunduğu .... plakalı aracın poliçe limiti ile müvekkili tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin kusur oranında ve sigorta limitiyle sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi giderlerinin müvekkilinden istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Maddi Tazminat davası yönünden, Davacının davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan davanın kabulü ile, 7.805,89 TL geçici iş göremezlik, 651.820,99 TL sürekli iş göremezlik, 3.294,00 TL bakıcı gideri ve 2.191,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 665.111,88 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan ve taleple bağlı kalınarak 290.000,00 TL ile sınırlı olmak ve dava tarihi olan 25/04/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile sorumlu olmak, diğer davalı .... yönünden olay tarihi olan 19/02/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile sorumlu olmak kaydıyla davalılar .... ve .... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve mütelsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının davalı ... Genel Sigorta A.Ş karşı açılan davanın REDDİNE, Davacının mesleğe geç başlamadan kaynaklı maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, Manevi tazminat davası yönünden, davanın kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ten alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, taraflarınca itiraz edilmesine rağmen alınan aktüerya raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişinin hesaplamaya esas aldığı kriterlerin yerinde olmadığını, ispat edilmiş veriler ile sair verilerin tespitinde hataya düşüldüğünü, davacının kalıcı iş göremezlik tazminatının davacı aleyhine olacak şekilde eksik hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının kazaya karışan .... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğunu, davacı yabancı uyruklu olup kendi ülkesinde yaşadığını, bu itibarla kendi ülkesindeki asgari ücrete göre aktüer hesaplama yapılması gerekirken Türkiye'de geçerli asgari ücrete göre hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kaza tarihinde öğrenci olup geçici iş göremezlik tazminatı hak edemeyeceğini, dava dilekçesinde de geçici iş göremezlik talebinin bulunmadığını, mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiğini, davacının maluliyetinin belirlenmesinde yeteri kadar tedavi evrakının bulunmadığını, davacının alkollü bir sürücünün aracına binmiş olması nedeniyle mütarafik kusurunun bulunduğunu, davacının yaralanma bölgeleri dikkate alındığında emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşılacağını, davacı hakkındaki tazminatların kendi ülkesindeki bakiye yaşam süresi ve kendi ülkesindeki asgari ücret miktarına göre hesaplanması gerektiğini, yine bakıcı giderlerinin sigorta teminat kapsamında bulunmadığını ve ıslah dilekçesi ile faiz türünün değiştirilmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; Dava dışı sürücü ... nın sevk ve idaresindeki .... plakalı kamyonet ile ... istikametinden ,.... istikametine seyir halindeyken olay mahalli olan ışık kontrolü kavşağa geldiğinde aracının sol ön kısımlarıyla istikametine göre sol tarafından kavşağa giren davalı sürücü ... in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin ön kısımlarına çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği sabittir. Dosya içerisinde mevcut ATK trafik ihtisas kurulunun raporuna göre meydana gelen kazada davalı sürücü .. in asli derecede %100 oranında kusurlu olduğu davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü dava dışı ... nın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Davacı hakkında ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28/06/2021 tarihli rapor içeriğine göre; davacının meydana gelen kazadan dolayı engellilik oranının %10 olduğu geçici iş göremezlik süresi ise 6 ay olup, 2 ay süre ile başka birisinin yardımına ihtiyaç duyacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Yerel mahkemece alınan aktüerya bilirkişi asıl rapor ve ek raporlarında kazanın meydana geldiği tarih itibariyle davacının kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatlarının Türkiye de geçerli hukuk kurallarına göre hesaplandığı, bu itibarla hesaplamaya esas alınan TRH 2010 Yaşam tablosu ile asgari ücret tarifesi üzerinden mevcut kriterler doğrultusunda hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. ".......Uyuşmazlık, yabancı ülke vatandaşı olan desteğin geliri esas alınırken hangi ülkedeki gelirinin esas alınacağı noktasında toplanmaktadır. Türkiye'de ikamet eden yabancı uyruklu vatandaşlar, Türkiye'de resmi bir geliri yoksa ve emsal meslek olarak bir gelir ispatlama imkanı yoksa "Türkiye'de ikamet ettiği için Türkiye'nin asgari ücret tarifesinin dikkate alınması" gerekir; Türkiye'de ikamet etmeyen yabancı uyruklu vatandaşlar ise, yabancı ülkede resmi geliri varsa bu geliri ispat etmesi halinde bu geliri dikkate alınır, bu geliri ispat edemezse ikamet ettiği ülkenin Asgari ücreti araştırılarak bu ücretin dikkate alınması gerekir...." (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.07.2021 tarih ve2021/3679 E-2021/4366 K sayılı ilamı) Davacı .... vatandaşı olup kaza tarihi itibariyle Türkiye'de öğrenci olduğu anlaşılmaktadır. Davacının kaza tarihinden önce Türkiye'de öğrenim gördüğü ve sonrasında ise sürekli olarak Türkiye'de ikamet etmediği mahkemece yapılan araştırma sonucu tespit edilmiştir. Bu itibarla; Türkiye'de ikamet etmeyen yabancı uyruklu davacının kendi ülkesinde resmi geliri varsa bu geliri ispat etmesi halinde bu gelirin dikkate alınması, böyle bir geliri olduğunu ispat edemediği takdirde ikamet ettiği ülkenin asgari ücreti araştırılarak bu ücretin dikkate alınması suretiyle tazminat hesaplanması gerekirken, Türkiye geçerli hukuk kuralları gereğince Türkiye'deki asgari ücret tarifesi dikkate alınarak tazminat hesaplanması yerinde değildir. Kabule görede; "...... davacı dava dilekçesinde yasal faiz talep etmek suretiyle tercih hakkını kullanmış olup, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılarak tüketilmesinden sonra artık ıslah dilekçesiyle faizin cinsinin değiştirilerek reeskont faizi talep edilmesi mümkün olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 13.06.2022 tarih ve 2021/2832 E-2022/4795K, 17.01.2024 tarih ve 2023/6597E-2024/448K sayılı ilamları) Davacının dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat taleplerinin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği anlaşılmakla, ıslah dilekçesi ile faizin türünü değiştirmesi mümkün olmadığından yerel mahkemece ıslah dilekçesi dikkate alınarak avans faize hükmedilmesi de yerinde olmamıştır. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı sigorta şirketinin istinaf itirazlarının kabulüne, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına davacının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Kooperatifinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2023 tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davacının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, 6-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 7-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 27/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...