4. Hukuk Dairesi 2012/14401 E. , 2013/10667 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 31/12/2010 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/01/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından süresi içind…
**4. Hukuk Dairesi 2012/14401 E. , 2013/10667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 31/12/2010 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/01/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 04/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat .... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, yayın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olayda; olayın gelişim biçimi, kullanılan ifadeler, yayınların bütünü, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları fazladır. Davacılar yararına daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; davacıların tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalılar yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/06/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, Dairemizin değerli çoğunluğu tarafından bozulmuştur. Davacılar, davalı Kanaltürk Televizyonunun 10/10/2010, 12/10/2010 ve 17/10/2010 tarihlerinde yayımlanan "Telegol" isimli programda, yorumcu olarak görev yapan diğer davalıların, davacı ...'ın sakatlığı hakkındaki düşüncelerini açıklarken "fazla seks yapmaktan kaynaklanıyor" şeklinde ifade etmeleri nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürmüşlerdir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin değerli çoğunluğu tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bu karara davacılardan ... yönünden katılmaktayım. Ancak, diğer davacı ... ... yönünden ise iştirak edemiyorum. Şöyle ki; Dava konusu programlarda davacı ... ...'ın adı hiç geçmemiş, birlikte veya ayrı ayrı görüntüleri de verilmemiştir. Hal böyle olunca, anılan davacı bakımından matufiyet bulunmamaktadır. Şu durumda bu davacı yönünden matufiyet koşulu gerçekleşmediğinden davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü doğru olmamıştır. Bu nedenle Dairemiz sayın çoğunluğunun kararına davacı ... ... yönünden karşıyım. 04/06/2013