Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin keşide tarihi ve tutarlarını bilmediği, keşidecisi -----nolu hesabına ait hamili bulunduğu----- seri numaralı 2 adet çek, keşidecisi -----nolu hesabına ait hamili bulunduğu----- seri nolu 1 adet çek, keşidecisi ------seri nolu 2 adet çek olmak üzere toplam 5 adet çeki kaybettiğini iddia ederek, çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinde çıktığını, çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçerek müvekkilinin zarar görmemesi ve çekler
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın; 13.04.2021 tarihinde şahıs firması adına, davalı ...’yle araç kiralama anlaşması yapmış olduğunu, günümüze kadar devam eden süreçte teknik sorunlar çıkması sebebiyle aracı 1 kez değiştirildiğini, 3 kez de uzun yolda sorunlar yaşandığını, 14.05.2022 tarihinde, müvekkilinin davalı şirketten kiraladığı ... Plakalı .. Marka ... Model Aracı ile İstanbul'dan İzmir'e gittiği sırada seyir esnasında kaputtan patlama sesi duyduğunu ve uyarı ışıklarının da yanması üzerine araç hareket kontrolünü yitirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin emniyetli bir şekilde aracı durdurarak derhal şirket yetkilisini aradığını, ancak şirket yetkilisinin aramaya cevap vermediğini, müvekkilinin bu defa .... uygulaması üzerinden kendisiyle iletişime geçtiğini ve şirket yetkilisi tarafından kendisine bölgedeki bir çekicinin numarasının iletildiğini, ancak bu defa müvekkiline verilen çekiciye ait numaranın da cevap vermediğini, bunun üzerine şirket yetkilisi tarafından ... Sigorta ile iletişime geçmesinin talep edildiğini, müvekkilinin uzun uğraşları sonucunda ... Sigorta tarafından gönderilen çekicinin aracı tamirhaneye götürdüğünü, oto ustası tarafından aracın motorunun çalışmayacak olduğu bilgisinin verilmesi üzerine şirket yetkilisi ile iletişime geçildiğini ve yetkilinin oto ustası ile anlaşması sonucu 18.05.2022 tarihinde, İstanbul'da davalı şirketin kendi anlaşmış oldukları tamirciye aracın götürüleceğinin ifade edildiğini, müvekkilinin, bu süreçte ikame araç talebinde bulunduğunu ancak şirket tarafından araç İstanbul'a gelmeden işbu talebin karşılanamayacağının iletildiğini, bunun üzerine müvekkilinin, 18.05.2022 tarihinde araç İstanbul'a geldiğinde tekrar şirket ile iletişime geçtiğini ve kendisinin şirket merkezine davet edildiğini, şirket merkezine giden müvekkiline ikame araç verilebilmesi için elle yazılan ve aracı arızalı teslim etmesi sebebiyle mali sorumluluğun kendisinde olduğuna dair bir beyan imzalatılmak istendiğini ancak müvekkili tarafından işbu belgenin imzalanmadığını, müvekkilinin davalı şirketin yapmış olduğu bu uygulama üzerine aralarındaki sözleşmeyi aylık dönem sonunda sonlandırmak istediğini ve araçtaki arızanın neden ötürü olduğu hakkında bilgi almak istediğini, davalı şirketin ise aracın su kaynattığını iddia etse de, müvekkilinin arızayı detaylıca sorgulaması üzerine bu defa aracın "krank kestiğini" belirttiklerini, araçtaki arızanın gerçek sebebini öğrenmek isteyen müvekkilinin bunun üzerine davalı şirket ile anlaşmalı oto tamircisine gittiğinde kendisine aracın sürücü hatası sebebiyle krank kestiğinin belirtildiğini, bunun üzerine müvekkilinin, oto tamircisi olan bir akrabasıyla iletişime geçtiğinde krank kesmesinin sürücü hatası olmadığı, olamayacağının kendisine iletildiğini ve bu hususun şirket yetkilileri ile oto tamircisine ayrı ayrı iletildiğini, şirket yetkililerinin hareketlerinden şüphelenen müvekkilinin 13.04.2021 tarihli taraflar arası akdedilen kiralama sözleşmesini talep ettiğini, kendisine taratılarak gönderilen sözleşmenin 7. Sayfasında, sözleşmenin üzerinde boş bir senede sehven imza attığını farkettiğini, müvekkili tarafından kiralanan araçta sürücü kaynaklı olmayan bir arızadan tarafının sorumlu tutulması büyük zararlara yol açacağından, imzalamış olduğu sözleşme ve de dava konusu yapılan olay nedeniyle borçlu olmadığının, irade fesadıyla imzalatılan ve ancak teminat senedi olarak kabul edilebilecek bedelsiz senet yönünden de ayrıca borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, davanın kabulü ile; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bedelsiz ve de irade fesadıyla imzalatılmış teminat senedi yönünden ayrıca borçlu olmadığının tespitine ve de dava konusu yapılan vakıa nedeniyle müvekkili aleyhine yapılabilecek takipler için ihtiyati tedbir kararı verilmesine; söz konusu senet bakımından derhal ihtiyati tedbir kararı verilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.