10. Hukuk Dairesi 2024/9363 E. , 2024/9810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/808 E., 2024/658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/43 E., 2022/59 K. Taraflar arasındaki uzun vadeli sigorta kollarına tabi (1) gün süre ile çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge
**10. Hukuk Dairesi 2024/9363 E. , 2024/9810 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/808 E., 2024/658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/43 E., 2022/59 K. Taraflar arasındaki uzun vadeli sigorta kollarına tabi (1) gün süre ile çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 10.01.1967 doğumlu olup 01.12.1982 tarihinden 1984 yılının birinci dönemine kadar ... Ticaret unvanlı iş yerinde sigortalı olarak çalıştığını, davacının 01.12.1982 tarihinden 1984 yılı birinci dönem sonuna kadar 37.479.01 sicil numaralı ... Ticaret işyeri tarafından verilen bordrolarda davacının hizmetlerinden malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına tabi olarak çalıştığı yani davacının bu sürede uzun vade sigortalı kapsamında çalıştığı için bu hizmetlerin sigortalı hizmetine eklendiğinin belirtilmiş olduğunu, ancak daha sonra işveren tarafından Kuruma verilmiş olan bordrolar ve bordro takip ve mutabakat cetvellerinin tetkiki neticesinde bordroların karıştırılarak davacının ... ve ... isimli iki arkadaşının da bu süredeki hizmetlerinin çırak olarak çalıştıklarının tespit edilmesi sonucunda, bu hizmetlerin kısa vadeli sigortalılık olarak kabul edildiğini, davacının söz konusu dönemde tüm sigorta kollarına tabi olarak fiilen çalıştığını, davacının bu sürede çırak olarak çalışmadığını, çünkü davacının velisi ile işveren arasında herhangi bir çıraklık sözleşmesi bulunmadığını, davacının ... Ticaret unvanlı iş yerinde 01.12.1982 tarihinden 1984 yılı birinci dönemde geçen sigortalı hizmetlerinin tüm sigorta kollarına tabi hizmet olarak kabulü ile bu hizmetleri iptal eden Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, ... Ticaret unvanlı işverence verilen işe giriş bildirgesine istinaden 01.01.1982 tarihi olduğu, ilgili dönemde (1982/1. dönemden 1984/1 döneme kadar işveren tarafından Kuruma verilen bordrolar ve bordro takip ve mutabakat cetvellerinin tetkiki neticesinde, malulluk, yaşlılık ölüm sigortasına tabi olanların bir kişi olduğu ve bu kişinin de ... sicil numaralı ... olduğunu, 1984/1. dönem çıraklık bordrosu ile malulluk yaşlılık ölüm sigortasına tabi olanlar bordrosu ayrı olduğu halde 1984/1 dönem bordrolarının karıştırılarak çıraklığa tabi olan 3 sigortalının sehven sisteme uzun vade işlendiğini ve iptal edildiğini, bu nedenle Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davacının 37479.01 sicil numaralı işyerinde 01.01.1982 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, sigortalılık başlangıcının ise 18 yaşını ikmal ettiği, 10.01.1985 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, usul ve yasalara aykırı verilen İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının dava dışı 37479.01 iş yeri sicil no.lu ... Ticaret unvanlı iş yerinde 01.01.1982 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 10.01.1985 olduğunun tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen bordro tanık beyanları ve gelen müzekkere cevaplarına göre verilen kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak 01.01.1982 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri. 2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 3/II-B, 6., 108., 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4, 5, 16. maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesi, 14. maddesi, geçici 4. maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanun'un 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür. Öte yandan aynı Kanun'un 3/II-B maddesinde, özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanun'un 35. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir. 05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4. maddesi çırağı, “Bu Kanun'a tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir iş yeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunu'nun 5. maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16. maddesinde ise iş yeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20. maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14. maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, geçici 4. maddesinde ise Kanun'un 25. maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin iş yeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır. Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri”nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (... Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130). 3. Değerlendirme Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, 10.01.1967 doğumlu davacının dava konusu ettiği dönemde 14 yaşında olduğu, davacı adına ... Ticaret unvanlı işverenin 37479.01 sicil no.lu işyerinden 01.01.1982 tarihli bir işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, iş yerinin torna-civata mahiyetli olduğu ancak "... Ticaret" olarak ifade edilen işyerinin hangi gerçek yada tüzel kişiye ait olduğunun gelen işe giriş bildirgesi ve diğer Kurum kayıtlarından anlaşılamadığı ve Mahkemece de bu hususun araştırılmadığı, öte yandan Kurum tarafından mahkemeye verilen müzekkere cevabında davacı adına 01.01.1982 tarihli verilen işe giriş bildirgesine istinaden davacı adına 1982/3. dönemde 90 gün, 1984/1. dönemde de 115 gün olarak uzun vadeli sigorta bildirimlerinin yapıldığı ancak işyerinin 1982/1-1984/1. dönem arası vermiş olduğu bordroları ve mutakabat cetvellerinin incelenmesi sonucunda uzun vadeli sigorta kollarına tabi tek sigortalının ... olduğunu, 1984/1. dönemde çıraklık bordrosu ile uzun vadeli sigorta kollarına tabi olanlara ilişkin ayrı bordro olduğu halde,1984/1. dönem bordrolarının karıştırılarak çıraklığa tabi olan 3 sigortalının (davacı da dahil) sehven sisteme uzun vadeli sigortalı olarak işlendikleri uzun vadeli sigortaya tabi sigortalının ise sisteme işlenmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalılık dönemleri olan 1982/3. dönem ve 1984/1. dönemdeki sigorta sürelerinin çıraklık kapsamında olması nedeniyle iptal edildiğinin bildirildiği, Seyhan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce davacıya ait çıraklık kaydının olmadığının bildirildiği, öte yandan bordro ve davacı tanığı sıfatıyla davacı ile birlikte çırak oldukları gerekçesiyle 1982/3. döneme ait sigortalılıkları iptal edilen ..., ... ile birlikte işveren ...'in, işverenin oğlu ...'in,hizmet döküm cetveli bulunmadığı için işyerinden çalışmasının olup olmadığı belirlenmeyen ...'un ve ...'ün beyanlarının alındığı, işyerine ait dava konusu 1982/1. döneme ait uzun vadeli sigorta kollarına tabi dönem bordrosunda adı geçen ... , ... Tümer ile ...'nün dinlenmediği, komşu işyeri araştırması yapılmadığı, dolayısıyla davacının özellikle dava konusu dönemde çırak olarak çalışıp çalışmadığı hususu tam olarak açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 3.Buna göre Mahkemece, işyerinin işyeri tescil bilgileri de celbedilerek "... Ticaret" isimli işyerinin hangi işverene ait olduğu belirlenmeli, davacı adına çıraklık sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, yukarıda anılan çalışma ilişkisi aydınlatılarak, iş yerinde davacının tam olarak hangi işleri yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde 14 yaşında olduğu gözetilerek, yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği, yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği belirlenmeli, bu kapsamda dava konusu döneme ait bordroda adı geçen ... , ... ile ...'nün ayrıntılı beyanlarına başvurulmalı, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması ya da ulaşılamaması halinde dava dışı iş yerine dava konusu dönemde komşu işyerleri sahipleri ile kayıtlı çalışanları emniyet, SGK, vergi, belediye nezdinde yapılacak araştırma ile belirlenmeli, bu kişilerin sigortalık ve vergi kayıtları da getirtilerek yukarıda belirtilen hususlarda ayrıntılı beyanları alınmalı, dinlenen tanık beyanları arasında varsa çelişkiler giderilmeli, böylelikle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 4.Kabule göre de 5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde; "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. 5.Yukarıdaki düzenleme değerlendirildiğinde, davacı adına işe giriş bildirgesi verildiği tarihte davacının (1) gün süre ile çalıştığının, 18 yaşını ikmal ettiği tarihin sigorta başlangıcı olduğunun ve 18 yaşını ikmalinden önceki 1 günlük hizmet süresinin prim gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz bulunmuştur. 6.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.