4. Hukuk Dairesi 2011/5044 E. , 2012/8481 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Diyalog Gaz. San. Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 21/06/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten …
**4. Hukuk Dairesi 2011/5044 E. , 2012/8481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Diyalog Gaz. San. Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 21/06/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Yeni Şafak Gazetesi'nde, davalı ... tarafından "Neyin İşareti" başlığıyla kaleme alınan yazı ile, "dezenformasyon misyoneri,...illüzyonist,..kamuoyunu yanıltmaya teşebbüste bulunduğu...gizli misyonunu kamufle ettiği gibi ibareler ile aşağılandığını ve küçük düşürüldüğünü , yayımlanan yazının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalılar ise, objektif gazetecilik anlayışı gereği kamuoyunu yakından ilgilendiren güncel olaylar nedeni ile yazının kaleme alındığını,yazıda davacıya ait bazı sözlere yer verilerek eleştiri ve yorumda bulunulduğunu,yazıda ... isimli şahsın polisteki sorgusunda davacı için söylediği bazı sözlerin hatırlatılmasının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını, dava konusu haberin görünür gerçekliğe ve hukuka uygun olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece; davacı hakkında bir başkasının ifadesine atfen dahi olsa "Nato'nun adamı,Dezenformasyon misyoneri,askerlerin içindeki Amerikancı kesimle birlikte olan ve Kamuflaj amacı ile ABD-Nato karşıtı söylemde bulunan"biçiminde nitelemeler yapılmasının davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.