5. Hukuk Dairesi 2025/12759 E. , 2026/4445 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2333 Esas, 2025/2514 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/346 Esas, 2025/309 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan k…
5. Hukuk Dairesi 2025/12759 E. , 2026/4445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2333 Esas, 2025/2514 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/346 Esas, 2025/309 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerine temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın aleyhine bir durum oluşmadıkça Bölge Adliye Mahkemesi kararını istinaf etme hakkı bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın asıl davada davacı- birleştirilen davalı vekili tarafından istinaf edilmediği ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına göre asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı aleyhine bir durum oluşmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz hakkı bulunmadığının kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1485 ( yeni 2 17... ) parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. 2.Birleştirilen davada davacı- asıl davada davalı idare birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1485 (yeni 2 17... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından haksız bir el atmanın olmadığını, acele kamulaştırma bedelinin depo edildiğini, kamulaştırma işleminin devam ettiğini ve yakın zamanda dava açacaklarından bahisle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı -birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olmasına rağmen davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alana değer azalışı verilmesinin uygun olmadığını, objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu niteliğinde olduğu belirlenen dava konusu taşınmaz bakımından, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda kapitalizasyon faiz oranının %4 alınması, dava tarihi 2023 yılı olup 2023 yılı maliyet cetvelinde belirlenen verim ile 2023 yılı fiyatı alınıp net gelirin belirlenmesi, objektif değer artışı oranının tespitinin ve kısmi kamulaştırma nedeniyle taşınmaz iki parçaya ayrılmış olup, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümünün azlığı ve geometrik şeklinin bozulmuş olması nazara alındığında, bu kısım açısından değer düşüklüğü bedelinin hesaplanmış olmasının doğru olduğu, ayrıca 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığını, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında tespit edilen bedele 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının doğru olduğu gerekçeleri ile asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısmın hatalı gösterildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Asıl Davada Davacı- Birleştirilen Davada Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden; Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B.Asıl Davada Davalı- Birleştirilen Davada Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.