T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2023/263 KARAR NO : 2025/2138 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 14/12/2022 NUMARASI : 2016/64 Esas - 2022/1034 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan mü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2023/263 KARAR NO : 2025/2138 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 14/12/2022 NUMARASI : 2016/64 Esas - 2022/1034 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesini düzenlediği, davalı ... Hazır Beton...şirketine ait olan ... plakalı kamyonun şoförü davalı ...'in, 26.10.2015 günü saat 16:30 sıralarında, Ümraniye Elmalıkent Mahallesinde Hanzade sokaktan yokuş aşağı inerken oldukça hızlı ve kontrolsüz bir şekilde solunda bulunan Bahçeler sokağa giriş yaptığını, bu sırada Bahçeler sokaktan huzurevi istikametine doğru yaya olarak ilerleyen müvekkiline arkadan çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin henüz 21 yaşında olduğu ve Sakarya Üniversitesinde 2.Sınıfta okuduğunu, davalı sürücünin tam ve ağır kusurlu olduğunu, müvekkilin ise bu vahşet gibi kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin kaza sonrası Ümraniye Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak yoğun bakıma alındığını, yaklaşık 2 ay boyunca yoğun bakımda kaldığını, yoğun bakımdaki ilk bir ayın sonunda müvekkilin sol bacağının kesildiğini, müvekkilin diğer bacağının da çalışmaz durumda olduğunu, ayrıca karın bölgesi darmadağın olan müvekkilinin kalça ile bel arasında yumruk büyüklüğünde bir delik açıldığını, müvekkilinin ömür boyu yürüyemeyecek, kalça - karın ve diğer bölgelerin ağır yaralanması neticesi sürekli beslenmek zonunda kalacak ve ömür boyu bakıma muhtaç kalacağını, TBK madde 54 gereği bedensel zararlarda talep edilecek olan kayıpların genel olarak; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde 4 başlıkta düzenlendiğini, müvekkilinin 4 başlıkta düzenlenen tüm bu kayıplarının davalılardan tahsili gerektiğini, sigorta şirketinin de poliçe kapsamında sorumlu olduğunu belirterek şimdilik, 5000 TL kazada sakat ve malul kalmasından çalışma gücünün yitirilmesinden kaynaklanan (sürekli ve geçici iş göremezlik) tazminatının, şimdilik 100 TL tedavi giderlerinin, tedavi sonrası protez vb ihtiyaçların, fizik tedavi giderleri vb giderlerin, özel bir hastanede alması gereken tedavi hizmet giderlerinin, ulaşım giderlerinin, şimdilik 100 TL bakıcı giderlerinin, ve şu anda ortaya çıkması yada bildirilmese de raporda tespit edilen tüm maddi kayıp kalemlerinin raporla beraber harçlandırılması ve ıslah edilmesi suretiyle kaza tarihi itibari ile en yüksek faiz uygulanmak sureti ile ilerde bilirkişi tespitine göre arttırılmak üzere şimdilik 5200 TL nin tüm davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 3.250.719,68 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... ve ... Hazır Beton San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi özetle; müvekkili şirketin sürücüsü olan şirket çalışanı ...'ın kazada kusurunun olmadığını, davacının karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı bir esnada, kulaklarında telefon kulaklığı takılı bir vaziyette telefonla konuşurken, dikkati dağınık ve dalgın olduğundan aracın sesini duymadığını, olayın, davalı sürücü Bahçeler sokağa 90 derece dönüş yapıp aracın tam kendini düzelttiği bir esnada araçların gittiği yolun 1,5 metre içinde davacının aracın arka tekerleğinin altına girmesi sonucu meydana geldiğini, olay sonrası davacının yerde yatış şekline bakıldığı zaman da davacının başı kaldırım tarafında durduğunu, davacının sol ayağının aracın altında kalması da davacının yolun karşısına geçmeye çalıştığını ortaya koyduğunu, kusurun davacının kendisinde olduğunu, aracın hızlı gitmesinin mümkün olmadığını, davacının ne iş yaptığı ve hangi işi göremediğine dair bir bilgi verilmediğini, davacının sürekli ve geçici iş görmezlik taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plakalı aracının ... Sigorta A.Ş. tarafından Genişletilmiş Kasko ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigorta kapsamında olduğunu, bu nedenle davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesi özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın 29.09.2015/2016 tarih 404493115 poliçe nolu Zorunlu Karayolu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, 6111 sayılı kanunla değişen mevzuat gereği, tedavi giderine ilişkin primler SGK'ya aktarıldığından sigorta şirketi nezdinde artık tedavi gideri kalemi şeklinde bir teminat kalmadığını, ayrıca SGK GSS Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın 04.10.2013 gün 16318476 sayılı yazısı ile trafik kazalarından doğan tedavi giderlerinin; refakatçi gideri, yol masrafı, ilaç masrafı, tıbbi malzeme masrafı gibi sair tüm masraflar dahil olmak üzere SGK tarafından karşılanacağı ifade edildiğini, bu nedenle refakatçi gideri talebinin SGK'ya yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından 6111 sayılı yasa gereği Sosyal Güvenlik Kurumuna haziran ayı itibariyle toplam 154.455.652,74 TL tedavi gideri prim aktarımı yapıldığını, müvekkil şirket nezdinde teminat gideri kapsamında bir poliçe teminatı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulü ile; 3.721.562,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin 290.000 TL'lik sigorta limiti gözetilerek davalı sigorta şirketi yönünden 19.01.2016 dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 26.10.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; bakıcı ve tedavi gideri, ve protez gideri olmak üzere toplam 3.250.719,68 TL tazminatın ve 33.643,41 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin 290.000 TL'lik sigorta limiti gözetilerek davalı sigorta şirketi yönünden 19.01.2016 dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 26.10.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kaza yeni genel şartlar döneminde meydana geldiğinden poliçe teminatı sadece 290.000 TL olduğunu, yeni genel şartlar döneminde tedavi giderleri yönünden ayrıca bir teminat bulunmadığını, bu nedenle yerel mahkemesince sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden ayrı ayrı 290.000 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan geçici iş göremezlik, tedavi gideri, bakıcı gideri talepleri müvekkili şirket nezdinde düzenlenen poliçe uyarınca teminat dışı olduğunu, sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, dava konusu olayın yeni genel şartlar döneminde meydana geldiğini, TRH 2010 yaşam tablosu 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaba esas alınan gelir durumuna itirazlar ettiklerini, sunulan yargıtay kararları gereği davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığını, SGK hizmet dökümü gibi resmi kayıtlarının celp edilmesini talep ettiklerini, faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 26/10/2015 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı, davalı ... Hazır Beton Ltd. Şti.'ye ait olup, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun yaya davacıya çarpıp ezmesi şeklinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, dosya içerisinde mevcut ATK İkinci Üst Kurulu'nun 07/10/2021 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının %83 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içinde 6 (altı) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, aynı üst kurulun 20/01/2022 tarihli ek raporuna göre, davacının protez kullanımına ihtiyaç duyduğu; dosya içerisindeki 16/09/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %85 oranında, yaya davacının ise %15 oranında kusurlu oldukları anlaşılmıştır. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı Yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının sadece sürekli sakatlık teminatı limitindeki 290.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğuna dair istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Kaza tarihinde üniversite öğrencisi olan davacının, öğrenim durumu gözetilerek karar verilmesi ve yaşasaydı mezun olacağı muhtemel tarih ve mezun olması halinde eğitim aldığı alana göre yapabileceği iş esas alınarak emsal ücret araştırması yapılması, araştırma sonucuna göre değerlendirme yapılması için bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklar alınması gerekirken asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması doğru olmamıştır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/16078 E. - 2022/10550 K. sayılı kararları). Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı kamyonun trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte kamyon olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/12/2025