12. Ceza Dairesi 2014/20931 E. , 2015/10030 K. "" Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın ortağı olup ve müdür olarak görev yaptığı işyerinde 18 yıldır çalışan ve depoda yükleme işi yapan 43 yaşındaki mağdurun, olay günü …
**12. Ceza Dairesi 2014/20931 E. , 2015/10030 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın ortağı olup ve müdür olarak görev yaptığı işyerinde 18 yıldır çalışan ve depoda yükleme işi yapan 43 yaşındaki mağdurun, olay günü firmaya mal almak için gelen ve depo bölümünde yükleme rampasına yanaşan tanık ... idaresindeki boş kamyonun kasasını açmaya çalışırken, adı geçen tanığın, kapağın yaylı olduğunu ve bırakması gerektiğini söylemesine rağmen uyarıya uymayıp, kapakla elinin temasını kesmemesi üzerine, kapağın açıldığı esnada, sağ el 3. parmağının kapak kancası arasına sıkışması nedeniyle sağ el 3. parmak açık distal falanks kırığından dolayı hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, Mağdurun yaşı, tecrübesi, olayın gelişimi ve dosya kapsamına nazaran, meydana gelen kazada sanığa yüklenecek kusur bulunmadığı ve sanık hakkında CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan yazılı gerekçelere dayalı olarak, sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: Sanık hakkında hükmedilen adli para cezası taksitlendirilen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine dair ihtaratın TCK'nın 52/4. maddesi yerine, infaz aşamasında nazara alınması gereken 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesi gereğince yapılması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.