23. Hukuk Dairesi 2011/433 E. , 2011/1027 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET OLUNAN : Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikâyetçi vekili, borçlunun Maslak Vergi Dairesinde tahakkuk eden KDV iadesi alacağını 9.1.200…
**23. Hukuk Dairesi 2011/433 E. , 2011/1027 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET OLUNAN : Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikâyetçi vekili, borçlunun Maslak Vergi Dairesinde tahakkuk eden KDV iadesi alacağını 9.1.2009 günü temlik aldıklarını, bu tutarın paylaştırılması için düzenlenen sıra cetvelinde, müvekkilinin alacaklı olduğu 2, 3, 4, 5 ve 8. sıralardaki takip dosyalarından gönderilen haciz ihbarnamelerine, alacak bulunmadığından bahisle itiraz edildiğini, Vergi Dairesinin 14.8.2008 tarihli cevabında 18.016,14 TL alacağın bulunduğu bildirilmiş ise de, bunun başka temlik alacaklısına ödendiğini, 14.1.2009 tarihli cevapta alacağın bulunmadığının bildirildiğini, temlik sözleşmesinin tebliğ edildiği 12.1.2009 tarihinde para üzerinde başkaca bir haciz ya da temliğin bulunmadığını, şikâyet olunanın 28.1.2009 tarihli haczinin de Vergi Dairesince reddedildiğini, oysa düzenlenen sıra cetvelinde bu takip dosyasının birinci sıraya alındığını, öte yandan şikâyet olunanın dosyasındaki alacak tutarının 6.8.2008 itibariyle 217.428,00 TL olduğunu ve 6.4.2009 tarihindeki hesaplaya itibar edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, fark tutarın izleyen sıraya verilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkilince temellük edilen alacağın ilk sırada kabulüne, aksi takdirde sıra cetvelinin talep gibi düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikâyet olunan vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu dosyadan 6.8.2008 tarihinde haciz tezkeresi çıkartıldığını, 12.8.2008 günü bu haczin Vergi Dairesi kayıtlarına işlendiğini, şikâyetçinin temlik alan sıfatıyla, borçlunun talep edemeyeceği bir hakkı talep edemeyeceğini, KDV alacağının ihracat tarihinde doğduğunu ancak serbest bırakılmasının bir takım işlemlerden sonra mümkün olduğunu, gecikmenin bu işlemlerden kaynaklandığını ve haciz tarihi itibariyle 323.000,00 TL alacaklarının bulunduğunun öğrenildiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. İcra Mahkemesi'nce, dosya kapsamına göre, borçlunun üçüncü kişideki alacaklarının haciz ihbarnamesi ya da haciz müzekkeresi ile haczedilebileceği, bu alacağın ihracata dayalı KDV iadesinden doğması nedeniyle haczi kabil bir alacak olduğu ve şikâyet olunanın haczinin geçerli bulunduğu gerekçesiyle, şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikâyetçi vekili temyiz etmiştir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki mal, alacak ve diğer haklarının haczi İİK’nun 89 uncu maddesi çerçevesinde mümkün kılınmıştır. Hükümle, üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi tebliğ edilmek suretiyle söz konusu mal, alacak ve hakların haczine imkân tanınmış, üçüncü kişiye de tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine itiraz yolu açık tutulmuştur. Haciz ihbarnameleri ile