5. Hukuk Dairesi 2009/19556 E. , 2010/3964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyad
**5. Hukuk Dairesi 2009/19556 E. , 2010/3964 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Fındıklık niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Bu nedenle taraf vekillerinin aşağıdaki hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Kapama fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazın bedelinin net fındık gelirine göre belirlenmesi gerektiği halde, kuru ot ve odun gelirlerinin fındık gelirine ilave edilmesi suretiyle, taşınmazın değerinin fazla tesbiti, 2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki yüzölçümü ile mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda hesaplanan yüzölçümleri farklı olduğu halde, taraf vekillerine yüzölçümünün düzeltilmesi için dava açmak üzere yetki ve süre verilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde hesaplanan yüzölçümü üzerinden hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.