(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/4559 E. , 2013/6795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmişti
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/4559 E. , 2013/6795 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, eksik ödenen 2009 Ocak ayı ila Eylül ayı kira bedelleri ile ödenmeyen Ekim, Kasım, Aralık ayları kira bedellerinin ödenmesi için davalıya ihtarname çekildiğini, buna rağmen süresinde ödeme yapılmadığı için davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise davanın süresinde açılmadığını, davacıya tüm kira bedellerinin ödendiğini, vadesi gelmeyen kira alacağına istinaden dava açıldığını savunmuştur. Mahkemece, ihtarname tarihinde muaccel olmayan 2009 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarının kira bedellerinin istenemeyeceği, ayrıca ihtarnamedeki kira bedelinin net olarak belirtilmesi gerektiği, bu şarta uyulmadığından temerrüt ihtarının yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak, teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/01/1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Sözleşmeye göre ödemenin üçer aylık dönemler halinde yapılacağı hükme bağlanmış olup, buna göre ödemenin üç aylık dönem sonunda yapılacağı anlaşılmaktadır. Davacı, davaya dayanak yaptığı 02.12.2009 keşide, 09.12.2009 tebliğ tarihli ihtarında 2009 yılı Ocak ayından Eylül ayına kadar eksik ödenen kira bedelleri ile ödenmeyen Ekim, Kasım, Aralık ayı kira bedelleri olmak üzere toplam 1747,22 TL kira bedelinin 30 gün içinde ödenmesini, aksi halde sözleşmenin feshi ve tahliye davası açılacağını bildirmiş, 15/03/2010 tarihli dilekçesi ile de iş bu davayı açmıştır. Davacı tarafından ihtar tarihi itibariyle muaccel olmadığı için 2009 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayı kira parası istenemez ise de, 2009 yılı Ocak ayı ila Eylül ayı arasında eksik ödenen kira parasının istenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu yönüyle davacı tarafından gönderilen ihtarname usulüne uygun olup, temerrüde konu eksik ödenen aylar ve talep edilen kira parası gösterilmiş, 30 günlük ödeme süresi verilerek kira bedeli ödenmediği takdirde tahliye davası açılacağı ihtar edilmiştir. Bu durumda, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.