T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1057 KARAR NO : 2025/1949 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/03/2023 NUMARASI : 2022/770 E. 2023/158 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 31.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31.12.2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.03.2023…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1057 KARAR NO : 2025/1949 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/03/2023 NUMARASI : 2022/770 E. 2023/158 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 31.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31.12.2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.03.2023 gün ve 2022/770 E. 2023/158 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 31.07.2021 tarihinde, müvekkili şirkete 1194151421 poliçe no ile trafik sigortalı, davalı adına kayıtlı .... plakalı davalı/borçlu araç ile .... plakalı araç arasında, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 31.07.2021 tarihli kaza tespit tutanağına göre, dava konusu kazanın oluşumunda davalının maliki olduğu .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazadan sonra oluşan maddi hasar sebebiyle müvekkili şirketin .... plakalı araç malikine 22.11.2021 tarihinde 5.199,37 TL ve 08.06.2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2021.E 282511 sayılı dosyasında 16.120,66 TL tazminat ödediğini, müvekkili tarafından yapılan bu ödemelerden davalının sorumlu olduğunu, kaza sonrasında davalı/borçluya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4/f bendi uyarınca sigorta akdine muhalefet söz konusu olup, bu nedenle, Aliağa İcra Müdürlüğünün 2022/6415 Esas sayılı dosyası ile davalı araç malikine karşı icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, alacağın TTK’nın sigorta hukukuna ilişkin hükümlerine dayalı kanundan doğan bir ticari alacak niteliğinde bulunduğundan alacağın muaccel olduğu ödeme gününden itibaren faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını beyanla Davalı adına kayıtlı .... plakalı aracın trafik kaydı üzerine kesin hükme kadar devam etmek üzere ihtiyati tedbir konulmasına, Davalı-borçlunun Aliağa İcra Müdürlüğünün 2022/6415 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu kötüniyetli itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Asgari %20 olmak üzere davalı-borçlunun müvekkili sigorta şirketine inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin İstanbul/Beşiktaş’ta olup yetkili mahkemelerin İstanbul/ Çağlayan Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davaya konu icra takip dosyasında yetki itirazında bulunduklarını, yetkisizlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’na ("6361 sayılı Kanun") uygun olarak kurulmuş bir finansal kiralama şirketi olduğunu, müşterileriyle (finansal kiracı) 6361 sayılı Kanun gereği finansal kiralama sözleşmesi akdederek finansman sağladığını, müvekkili şirket ile dava dışı ..... A.Ş. ("...") arasında 06.05.2019 tarihinde 133932 numaralı “Finansal Kiralama Sözleşmesi” akdedildiğini ve bu sözleşmeyle kazaya karışan.... aracın söz konusu şirkete finansal kiralama yoluyla kiralandığını, kazaya karışan aracın mülkiyetinin Beşiktaş 1. Noterliği'nin 05.08.2021 tarihli ve 21362 yevmiyeli Araç Satış Sözleşmesi ile dava dışı .....'a devredildiğini, 6361 sayılı Kanunu'nun 24. Maddesinde “Malın sözleşme süresi içinde hasar ve ziyaı sorumluluğu kiracıya aittir.” demekle, kira süresince kiralanan malda meydana gelen her türlü hasar ve ziyanın kiracıya ait olduğunu hüküm altına alındığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesinde yapılan tanıma göre; “İşleten: (…) veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” Hüküm altına alındığını, müvekkilinin söz konusu aracın sadece maliki ve kiralayanı olup işleteni olmadığını, Ekipmanın zilyetliğinin, uzun süreli kiralama sözleşmesi niteliği taşıyan finansal kiralama sözleşmesi ile finansal kiracıya devredilmiş olup, sözleşme süresi boyunca ve mülkiyet devrine kadar ekonomik mülkiyetin kiracıya ait olduğunu ve Kaza tarihinde aracın dava dışı finansal kiracı ... tarafından işletildiğinden, müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın finansal kiracı ....'a ihbarını talep ettiklerini, Kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olduğu düşünülecek olsa dahi; müvekkili şirketin, dava konusu olayda sadece kazaya konu olan ekipmanın maliki konumunda olup, kazaya herhangi bir dahli bulunmadığı gibi, kazanın meydana gelmemesi için alabileceği hiçbir önlem de bulunmadığını, kiralanan aracın işletilmesi, kullanımı esnasında alınacak tüm önlemler ve çalışacağı alan, tamamen kiracının takdiri dahilinde olduğunu, Keza 133932 sayılı sözleşmenin 15. Maddesinde açıkça; “…Sözleşme'nin ve Kiralanan'ın amacına uygun bir biçimde azami dikkat ve özenle kullanılacağını, işbu sözleşme ile öngörülen amacın dışında ya da yasal olmayan amaçlar için kullanılmayacağını, kiralananı zilyedliğinde bulunduğu sürece kendi sorumluluğu altında olmak suretiyle emniyetli biçimde muhafaza edeceğini, kiralananın her türlü emniyet ve güvenliğinin sağlanması ve her türlü kaza, tehlike, yangın, çalınma, yasa dışı kullanım veya çoğaltma ve benzeri risklerden korunması için gerekli tüm önlemleri tam ve eksiksiz olarak alacağını” denildiğini, kiralananın herhangi bir kazaya karışması ihtimaline dair tüm tedbirlerin kiracı tarafından alınacağını hüküm altına alındığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca uzun süreli kiralamalarda işletenlik sıfatının kiracıda olduğunu, bu nedenle “işleten” sıfatıyla kusursuz sorumluluk halinin de söz konusu olmadığını, ödenen tazminattan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirkete karşı açılan benzer davalarda mahkemelerce davanın reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından icra takip dosyasına bu hususların belirtilmiş olmasına rağmen iş bu davanın açılmasının davacının kötü niyetini gösterdiğini beyanla Öncelikle müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi kanaatte olması halinde açılan davanın esastan reddine, Davacı taraf hakkında icra dosyasına konu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa 1194151421 poliçe no ile trafik sigortalı, davalı adına kayıtlı .... plakalı araç ile dava dışı .... plakalı araç arasında, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrasında davalı adına kayıtlı araç sürücüsü olay yerini terk ettiği, davacı, dava dışı araçta meydana gelen hasarları ZMMS sorumluluğu kapsamında ödediği, esasen taraflar arasında bu hususlarda herhangi bir çelişki bulunmadığı, taraflar arasındaki anlaşmazlık konusu, davacıya sigortalı aracın uzun süreli ve mülkiyeti muhafaza kayıtlı kiralama/satış sözleşmesi ile 3. Kişiye devredilmesi nedeni ile davalının sorumlu olup olmadığı ve davacının rücu hakkına sahip olup olmadığı noktalarında olduğu, davalı adına kayıtlı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk etmesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4/f bendi uyarınca sigorta akdine muhalefet olup genel şartlara aykırılık nedeni ile davacıya rücu hakkını doğurmaktadır. Ancak, davalı tarafça dosyaya sunulan sözleşmeler incelendiğinde, söz konusu aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile 3. Kişiye devredildiği anlaşılmış olup davalının işleten sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı, ödemiş olduğu tazminatı davalıdan, kazaya karışan aracın işleteni olması nedeni ile rücu edemeyecektir. 2918 sayılı yasanın 95/2 ve ZMSS Genel Şartlarının B.4.maddelerinde; "ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında, davalı adına kayıtlı bulunan ve davacı tarafça ZMMS ile sigortalanan aracın ZMMS poliçe örneği incelendiğinde, sigorta sözleşmesinin tarafı olarak davalı şirketin ismi yer almaktadır. Buna göre taraflar arasında sigortalılık konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı, davacının sigortalısı olup, sigorta sözleşmesinin tarafı olduğundan ve ZMMS tarafından açılacak rücu davaları da akide karşı açılacağından davacının sigorta sözleşmesinin tarafı olması nedeni ile ödemiş olduğu tutarı davalıdan talep etmesi ve bu yönde icra takibi yapmasının doğru olduğu, davalının sigorta sözleşmesinin akidi olması nedeni ile icra takibine yaptığı itirazın ise yerinde olmadığı, alacağın belirlenebilir ve likit olduğu, tüm dosya kapsamı, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası, dosyada bulunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, davacının davalı aleyhine rücuen alacak istemi ile icra takibi yapmakta haklı olduğu anlaşılmakla davalının icra takibine vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, mahkemece uzun süreli kiralama sözleşmesi ile değil finansal kiralama sözleşmesi ile dava dışı şahsa finansal kiralama kanununa uygun şekilde teslim edilen ve sonrasında Beşiktaş 1. Noterliğinin 05/08/2021 tarih ve 21362 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile mülkiyeti finansal kiralama sözleşmesi tarafı .... ile devir edilen ... plakalı araç yönünden bu aracın başka bir araç ile karışmış olduğu kaza neticesinde oluşan hasara dair ödenen tutarın olay yeri terkten kaynaklı kendisinden tahsiline yönelik istemde aracın işleteninin kendisi olmadığı belirtilerek husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde değerlendirmenin yerinde olmadığı bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığı, ihbar talebine karşılık herhangi bir işlem de yapılmadığı belirtilerek eksik ve hatalı değerlendirme sebebiyle kararın yerinde olmadığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, 31/07/2021 tarihinde davacı yana ZMMS .... plaka sayılı araç ile .... plaka sayılı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı davacı tarafça karşı araç malikine doğrudan ve tahkim komisyonu kararı neticesi olmak üzere yapılan ödemelerin olay yeri terk sebebine dayalı davalıdan tahsiline yönelik Aliağa İcra Müdürlüğünün 2022/6415 E sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Bir davada Mahkemece işin esasına girilmesinden evvel öncelikle incelenmesi gereken husus dava şartları bakımından olacaktır. Söz konusu dava şartları 6100 sayılı yasanın 114/1 maddesinde belirtilmekle birlikte yasanın 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan şartların saklı olduğu da ayrıca düzenlenmiştir. Somut olayda usulüne uygun başlatılan takibin varlığı ve borca süresinde itiraz edilmiş olması da dava şartları arasında sayılmalıdır. Bu kapsamda her ne kadar icra dosyasına usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmuş ise de İDM'ce sadece mahkemenin yetkisine itirazın değerlendirildiği dava şartı niteliğinde bu husus bakımından mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı görülmekle bu yönden yapılın incelemenin eksik olduğu kabul edilmelidir. Bunun yanında her ne kadar mahkemece davalı yan yönünden husumete yönelik davacı ile davalının sigorta sözleşmesinin tarafı olması sebebiyle davalının husumetinin bulunduğundan kaynaklı talep edilen tutarın davalıdan talep edilmesinin doğru olduğu yönünden değerlendirme yapılmış ise de tahkikat aşamasında dosyaya kazandırılmış bilgi ve belgeler göre 06/05/2019 tarihinde davacı yana ZMMS li olmakla birlikte kayden davalı adına kayıtlı ....plaka sayılı aracın finansal kiralama sözleşmesi ile davalı tarafından dava dışı ....l isimli şirkete mülkiyete daha sonra devir etmek kaydı ile kiralandığı ve kaza tarihi itibariyle de söz konusu sözleşmenin halen devam ettiği ve kazadan kısa bir müddet sonra Beşiktaş 1. Noterliğinin 05/08/2021 tarih ve 21362 yevmiye sayılı sözleşme ile mülkiyetinin de adı geçen ....l isimli firmaya devir edildiği gözönüne alınmakla birlikte 6361 sayılı yasa dayanak tutulmak suretiyle imzalanan finansal kiralama sözleşmesi gereğince sigorta primlerinin kiracı tarafından yapılacağı sigortanın ise kiralayan tarafından yapılacağı gözönüne alındığında mahkemece davalı yana husumete yönelik incelemesinin eksik bir inceleme olduğu, uzun süreli kira sözleşmesinin daha nitelikli içeriklerini barındıran finansal kiralama sözleşmesi çervesinde davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşme gözönüne alındığında davalının husumet nedeniyle davanın reddine dair savunmasına itibar edilmesi gerektiği anlaşılmakla bu yönden varılan kanaatin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine her ne kadar tahkikat aşamasında davalı tarafça finansal kiralama sözleşmesinin tarafı ....'e dava ihbar edilmiş ise de ihbara yönelik mahkemece gereği gibi iş ve işlemler yapılmadığı, usulüne uygun ihbar talebinde bulunulması yahut mahkemece ihbar talebi adres bilgisinin yokluğu yahut masraf eksikliği bulunması halinde bu yönden verilecek sürede eksikliğin ikmali halinde ihbar talebi bakımında Mahkemenin takdir hakkının olmadığı, takdir hakkının ihbar neticesinde dosyaya müdahil olması isteğinden sonra gündeme geleceği dolayısıyla ihbar talebi yönünden inceleme ve değerlendirme yapması gerekirken aksi yönde yapılmayan işlemin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde mahkemece öncelikle dava şartı niteliğindeki İcra Müdürlüğünün yetkisine itirazın değerlendirilmesi, bunun reddine karar verilmesi halinde davanın ihbarı çervesinde gerekli iş işlemlerin yapılması ve davalının husumet yönünden savunması çerçevesinde yukarıda yapılan açıklama kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekirken aksi yönde yapılan inceleme ve değerlendirmenin eksik incelemeye sebebiyet verdiği ve eksi inceleme sebebiyle hüküm kurulmayacağı anlaşılmakla bu yönden ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2- Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.03.2023 gün ve 2022/770 E. 2023/158 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.31.12.2025