Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa itiraz incelemesinin duruşmasız olarak yapılması ve tutukluluğa itiraz incelemesi sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılama yapan mahkemelerin tabii hâkim ilkesine aykırılık oluşturması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa itiraz incelemesinin duruşmasız olarak yapılması ve tutukluluğa itiraz incelemesi sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılama yapan mahkemelerin tabii hâkim ilkesine aykırılık oluşturması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 16/1/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Avukat olan başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 22/11/2011 tarihinde İzmir'de gözaltına alınmış; 26/11/2011 tarihindeİstanbul Ağır Ceza Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK mülga madde ile görevli) E.2012/64 sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama tutuklu olarak sürdürülmüştür. 19/12/2013 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucunun 26/12/2013 tarihinde bu karara yaptığı itiraz İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK mülga madde ile görevli) 6/1/2014 tarihli kararıyla dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda reddedilmiştir. İtirazın reddi kararında Savcılıktan mütalaa alındığına ilişkin bir bilgiye yer verilmemiştir. Ret kararı 14/1/2014 tarihinde başvurucu tarafından öğrenilmiştir. Başvurucu 16/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 12/4/1991 tarihli ve Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesiyle görevli ve yetkili mahkemelerin yapılan kanun değişikliğiyle kaldırılması üzerine başvurucunun tahliye talebini inceleyen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 18/3/2014 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesininkapatılması üzerine dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (E.2014/235) derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." 5271 sayılı Kanun’un "İtirazın Cumhuriyet savcısına ve karşı tarafa tebliği ile inceleme ve araştırma yapılması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"İtirazı inceleyecek merci, yazı ile cevap verebilmesi için itirazı, Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilir. Merci, inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılmasını da emredebilir." 5271 sayılı Kanun’un "İtirazın Cumhuriyet savcısına ve karşı tarafa tebliği ile inceleme ve araştırma yapılması" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Kanunda yazılı olan hâller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir."