9. Ceza Dairesi 2012/8174 E. , 2012/15980 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : 2565 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2565 sayılı Kanunun 26, TCK'nın 53, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet Temyiz edenler : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinde "Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri
**9. Ceza Dairesi 2012/8174 E. , 2012/15980 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : 2565 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2565 sayılı Kanunun 26, TCK'nın 53, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet Temyiz edenler : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinde "Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır" hükmü mevcut olup, 2565 sayılı Kanunun anılan hükümlerinde, 5237 sayılı Kanunun genel hükümlerine uyum amacıyla bir değişiklik yapılmadığından, Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinin, 2565 sayılı Kanun yönünden 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinin kabulü gerektiği, Sanığa atılı eylemin, ceza içeren özel bir hukuk düzenlemesi olup; Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde sözü edilen özel ceza kanunları ya da ceza içeren kanunlar kapsamında bulunduğu, o halde özel yasada suç olarak düzenlenen eylemin, Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, anılan maddede "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz." hükmünün yer aldığı, Bu duruma göre, 2565 sayılı Kanun'un 11. maddesi hükmüyle getirilen ve idarenin düzenleyici işlemleriyle konulan yasaklamaların, yasakların uygulama alanı ve bu alanların sınırlarının belirlenmesine dair bu düzenlemelerin Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine uygun bulunmadığı, bu durum karşısında, 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ile Türk Ceza Kanununun 2 ve 5. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde: 2565 sayılı Kanunun 11. ve 26. maddelerinde suçu tanımlayan hükümlerin tümüyle zımni olarak ilga edildiği ve eylemin TCK’nın 332/1. maddesinde yazılı suçu oluşturabileceği anlaşıldığından; Sanığa atılı 5237 sayılı TCK'nın 332. maddesinde düzenlenen askeri yasak bölgelere girme suçu için maddede öngörülen cezanın üst sınırı da nazara alındığında davaya bakmanın ve delillerin takdir ve değerlendirilmesinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.