7. Ceza Dairesi 2019/2336 E. , 2019/33814 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanununa Aykırılık, Resmi Belgede sahtecilik HÜKÜM : Müştekiler vekillerinin istinaf başvurularının Reddine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ... müdafii ve s…
**7. Ceza Dairesi 2019/2336 E. , 2019/33814 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanununa Aykırılık, Resmi Belgede sahtecilik HÜKÜM : Müştekiler vekillerinin istinaf başvurularının Reddine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin duruşma günü hazır olmamaları nedeniyle duruşmasız olarak yapılan incelemede; Katılan banka vekili yalnızca haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümleri temyiz etmiş olup, beraat eden sanıklar ... ve ... yönüyle temyiz talebinin bulunmadığı görülerek yapılan incelemede; 1. Müştekiler ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekilinin temyizlerinin incelenmesinde ; Banka zimmeti suçlarında doğrudan zarar görenin banka olduğu, sanıklara atılı zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen açılan davaya katılmaya ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, müştekilerin ve bir kısım müşteki vekilinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2. Katılan banka vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyizlerine göre yapılan incelemede ise; 5271 sayılı CMK'nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan banka vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair hükmün katılan banka vekili ve sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede; 1. Sanıklar hakkında tanzim edilen 17.06.2016 tarihli iddianamede 8 adet mudinin kredi hesaplarından gerçekleştirilen usulsüz işlemler nedeniyle sanık ...'nin 667.872,42 TL zimmetine geçirdiği belirtilerek, bu tutar hesaplanırken sanığın mudi ...'ın kredi hesabından 227.771,97 TL, mudi ...'nun kredi hesabından toplam 143.170,93 TL, mudi ...'in kredi hesabından 169.129.52 TL, mudi ...'nin kredi hesabından 62.500 TL, mudi ...'nın hesabından 42.000 TL, mudi ...'in hesabından 22.200 TL, mudi ...'ın hesabından 10.000 TL ve mudi ... kredi hesabından ise 1.100 TL zimmet gerçekleştirdiği belirtilmek suretiyle eylemlerin tek tek sayıldığı anlaşılmasına rağmen, iddianame ile açılan kamu davasına konu edilmeyen, banka soruşturma raporunda da sanığın zimmet eylemlerine dahil edilmediği anlaşılan mudi ... ve mudi ...'ın hesaplarından gerçekleştirilen eylemlerin de zimmet miktarına dahil edilerek iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak, davaya konu edilmeyen eylemlerden dolayı yargılama yapılıp, hüküm kurulması suretiyle toplam zimmet miktarı 1.300.615 TL olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi, 2. Katılan bankada ticari portföy yöneticisi sıfatıyla çalışan sanık ... tarafından mudilerin hesaplarından usulsüz kredi işlemleri yapmak suretiyle zimmetine geçirdiği paranın bir bölümünün ''...'' isimli şirketin sahibi olan ve gayri resmi ticari bağlantıları olduğu anlaşılan sanık ...'in hesaplarına nakden aktarıldığı, kredi kartlarının ödendiği, firmanın çeklerinin ödenerek takastan kurtarıldığı, yine sanık ...'in yanında çalışan sanık ...'a da banka kayıtlarına uğratılmaksızın para verildiği, tüm bu işlemlerle "...'' isimli firmanın finansmanını sağlamak amacıyla sanık ... ve ...'in olayın başından beri fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri belirtilerek sanık ...'in azmettiren sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilip sanık ...'nin zimmetine geçirdiği tutarın tamamından sorumlu tutulduğu anlaşılmış ise de, sanık ...'in zimmet eylemleri sonucunda elde ettiği menfaat miktarıyla sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Mudi ...'ın kredi hesabından yapılan usulsüz işlemlere ilişkin dekontlar üzerindeki imzaların grafolojik incelemesi sonucunda düzenlenen 12.05.2014 tarihli raporda dekontlardaki imzaların mudi elinden çıktıklarının kabulü mümkün değil ise de imzaların basit tersimli olmaları nedeniyle aidiyetleri hususunda daha ileri derecede kanaat bildirilemediği anlaşılmakla, 27.12.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda imzaların iğfal kabiliyeti olmadığı kabul edilmiş ve mahkemece de herhangi bir şahsi gözlem yapılmadan bu rapordaki görüşe itibar edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce yapılan harici gözlemde dekontlardaki imzalarının mudi imzalarına oldukça benzedikleri müşahade edilmekle adı geçen mudiye ait imza örnekleri ile imza kartonetlerinin mahkemece getirtilerek imzaların aidiyetinin ve aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece saptanması, bu hususların denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması, Kabule göre ise; 4. Hükme esas alınan 27.12.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda mudi ... hesabından yapılan zimmet eylemleri nedeniyle sanığın uhdesinde kalan zimmet miktarı 142.150 olarak hesaplanması gerekirken hesap hatası sonucu 132.150 TL olarak hesaplanması , Bozmayı gerektirmiş, katılan banka vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK'nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, kararın niteliğine göre sanık ...'nin tutukluluk halinin devamına, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne bilgi verilmesine, dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 27/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.