8. Hukuk Dairesi 2012/8389 E. , 2013/2276 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ermenek Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.05.2012 gün ve 344/120 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili; kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 532 ada 724 parsel ... taşınmaz…
**8. Hukuk Dairesi 2012/8389 E. , 2013/2276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ermenek Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.05.2012 gün ve 344/120 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili; kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 532 ada 724 parsel ... taşınmazın tahminen 15 dönümlük kısmına ilişkin Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tapu siciline tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulüne ve 532 ada 724 parselin tapu kaydının iptaliyle Teknik Bilirkişi Salih Erkmen tarafından hazırlanan 15.06.2010 tarihli krokide A harfiyle gösterilen 4469,50 m2 ve B harfiyle gösterilen 3210 m2 taşınmazların tarla niteliğiyle davacı adına aynı adanın son parsel numarasıyla tapuya kayıt ve tesciline, 532 ada 724 parselin diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle 26.547.473,32 m2 yüzölçümünde Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmiştir. Hüküm; süresinde, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Kabule ilişkin Yerel Mahkeme'nin 28.05.2007 gün, 2006/279 Esas – 2007/168 Karar ... ilk hükmünün Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde, 15.10.2007 gün, 2007/4672-5486 Esas ve Karar ... önceki bozma ilamında özetle; "...Dava konusu, 532 ada 724 parsel 26.555.152,81 m2 yüzölçümünde olup, 26.07.1995 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında niteliği taşlık, çalılık ve ham toprak olarak belirlenip Hazine adına tespit görüp tapuya tescil edilmiştir. Taşınmazın niteliği ve tarımsal faaliyete başlandığı tarih itibariyle kuşkular bulunmaktadır. Bu tereddütlerin ilmi nitelikte alınacak bilirkişi raporlarıyla giderilmesi gerekir. Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar, ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için taşınmazın tapuya tescil edildiği 21.01.1997 tarihinden geriye doğru 20-25 yıl öncesine ait 1972-1977 yılları arası 1/20000 veya 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskop aletiyle incelenmesi gerektiği ve Mahkemece uyuşmazlığın net bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır..." denilerek kabul hükmü bozulmuştur. Bozmadan sonra 08.06.2010 tarihinde yapılan keşif sonrasında Ziraat Mühendisi Bilirkişi Dr.M.... ..., 26.11.2010 tarihli raporunda özetle "... 1988 yılına ait 5795 ve 5796 numaralı hava fotoğraflarının stereoskop kullanılarak yapılan üç boyutlu incelemeleri sonucunda; davaya konu olan parselin 1988 yılında sürüldüğü ve içerisindeki taş ve kayalıktan temizlenerek ihya edildiğinin tespit edildiği bildirilmiştir." Mahkemece, hava fotoğrafları konusunda dördüncü kez yapılan yazışma ve araştırma sonrasında temin edilen 1988 tarihli hava fotoğraflarına ve dosya kapsamındaki diğer delillere göre, davacı yararına imar-ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Bilindiği üzere ve kural olarak; bozma ilamına uyulmakla ilamın tarafları için lehte ve aleyhte usulü kazanılmış hak oluşturacağı kuşkusuzdur. Ancak, TMK.nun 713/1. maddesine dayalı davalar kamusal niteliği ağırlıklı dava türlerindendir. Bu nedenle, davanın taraflarınca gösterilen delillerinin haricinde Mahkemenin de re’sen araştırma ve soruşturmaya yetkisi bulunmaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi, hava fotoğraflarından; dava konusu taşınmaz bölümünün imar-ihya edildiği kabul edilebilir ise de, hava fotoğrafları 1988 tarihli olup, kadastro tespit tarihi olan 26.07.1995 tarihine kadar taşınmazın 7 yıl önceki durumuna göre bir delil olup, davacının kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetliğine bir kanıt olamamaktadır. Dava dosyası içinde bulunan Ziraat Mühendisi ... tarafından hazırlanan 02.05.2007 tarihli raporda özetle; "... yol geçmekle iki parça halinde olan taşınmazlardan yolun kuzeyinde bulunan taşınmazın 300 m2'lik bir kısmının tamamen taşlıklardan oluşan 2-3 metre yüksekliğinde bir tepe olduğunu, yeni sürülüp içerisine nohut ekildiğini, taşınmazın içinde toprak işlemesi sırasında çıkan tek yıllık ve çok yıllık mera bitkileri kalıntılarının mevcut olduğunu, yolun güneyinde kalan ikinci taşınmazın da, kumlu-tınlı toprak yapısında yer yer taşlıklar bulunduğunu, taşınmazın yeni işlenip nohut ekildiğini, sürümden dolayı taşınmaz içerisinde tek yıllık ve çok yıllık mera bitkisi kalıntıları bulunduğunu ve sonuç olarak 26.04.2007 keşif tarihi itibarİyle sürümden sonra kalan çok yıllık mera bitkilerinin kalıntılarından da anlaşılacağı üzere, keşif tarihine kadar en az 5 yıldır tarımsal faaliyette bulunulmadığı, keşif tarihi itibariyle taşınmazın işlenip, ziraate uygun hale getirildiği kanaatinde olduğunu..." bildirmiştir. 26.07.1995 tarihli kadastro çalışmaları sonrasında, 26.555.152,81 m2 yüzölçümünde Hazine adına taşlık, çalılık ve ham toprak niteliğiyle tapuya tescil edilen taşınmazın içinde yer alan dava konusu iki parça taşınmazın, bilimsel nitelikli olan ziraatçı uzman bilirkişi ve hava fotoğrafı uygulamalarından imar-ihya edilerek kadastro tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın süredir davacının nizasız fasılasız zilyetliğinde bulunduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı dosya kapsamından anlaşıldığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ve nitelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.