1. Ceza Dairesi 2023/5288 E. , 2024/705 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesini…
**1. Ceza Dairesi 2023/5288 E. , 2024/705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2013 tarihli ve 2012/44 Esas, 2013/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2013 tarihli ve 2012/44 Esas, 2013/50 Karar sayılı kararının katılanlar vekilinin tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/1977 Esas, 2014/5006 Karar sayılı kararı ile özetle eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/406 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2014/1977 Esas, 2014/5006 Karar sayılı kararına direnilmesine ve sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 4. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2017/230 Esas, 2017/720 Karar sayılı kararıyla yerel mahkemenin direnme gerekçesi yerinde görülmediğinden dosyanın direnme konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.12.2021 tarihli ve 2017/1-260 Esas, 2021/666 Karar sayılı kararıyla yerel mahkemenin direnme gerekçesi yerinde görülmediğinden ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/406 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararının özetle eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2022/202 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik incelemeyle ve mevcut delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın mahkûmiyetine yeterli, kesin ve somut delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Maktulün ailesi ile birlikte ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde ikâmet ettiği, tanık A.Ö ile sanığın da maktul ile aynı çevrede yaşadıkları ve çocukluklarından beri birbirlerini tanıdıkları, maktul ile tanık A.Ö’nün bir süre duygusal yakınlık duydukları, maktul ile duygusal ilişkisini bitiren tanık A.Ö’nün bu kez sanık ile duygusal ilişki yaşamaya başladığı, maktulün ilişkileri bitmesine rağmen tanık A.Ö ile görüşmeye devam etmek istediği, bu durumdan haberdar olan sanık ile maktulün birçok kez kavga ettikleri ve aralarında husumet bulunduğu, 23.10.2006 tarihinde maktulün tanık A.Ö ve arkadaşları tanıklar S.S ve M.D ile birlikte diskoya gittikleri, maktulün arkadaşları tanıklar S.S ve M.D’nin bu görüşmenin rızaya dayalı bir ortak eğlence olarak geliştiğini anlattıkları, tanık A.Ö’nün ise bu olayı kendi rızası dışında maktulün peşlerine takılıp rahatsızlık vermesi şeklinde yaşanan bir durum olduğunu ileri sürdüğü, maktulün akşam saatlerinde evine gitmesinin ardından gece saat 00.35 sıralarında ev telefonunun arandığı ve parka çağrıldığı, arayan kişinin sesinin sanığa ait olduğunun maktulün ağabeyi olan tanık F.D. tarafından belirtildiği, arayan kişinin görüşme sırasında maktulu dışarı çağırdığı, maktulün ağabeyi F.D, tanıklar F.Ç ve S.S ile birlikte dışarıya çıktığı, telefondaki şahısla randevulaştıkları yere gittikleri ancak kimsenin gelmemesi üzerine eve geri döndükleri, 24.10.2006 tarihinde sabah saatlerinde cüzdan ve cep telefonunu almadan ekmek almak üzere evden dışarı çıkan maktulün bir daha eve dönmediği, tüm aramalara rağmen bulunamayan maktulün cesedinin 20.01.2008 tarihinde sanığın çalışmış olduğu at çiftliğinin karşı tepesinde, kuş uçuşu 750 metre mesafede, Karaçam köyü ... mevkisinde ... tarafından bulunduğu, maktulün cesedi ve bulunan eşyaları üzerinde yapılan incelemede kesin ölüm sebebinin belirlenemediği, dosyada mevcut 03.09.2022 ve 11.12.2022 tarihli teknik bilirkişi raporlarında, sanığın savunmasının aksine maktulün kaçırıldığı gün çalışmış olduğu at çiftliğinin olduğu ...- ... yolu ... Köy mevkisine saat 17.00-18.00 sularında değil, maktulun evden çıkıp dönmediği saatler olan 11.00-12.00 saatleri arasında maktulün ve kendisinin yaşadığı ... Mahallesinde olduğu, sanığın telefon kayıtlarında sürekli bir arama aranma ve mesaj trafiğinin yaşandığı, saat 12.16'da başlayan ve hareket halinde olduğu anlaşılan telefon sinyallerinin sanığın çalıştığı at çiftliği ile kuş uçuşu 750 metre mesafede orman içinde bulunan cesedin olduğu bölgeye saat 13.21'de ulaştığının belirtildiği, tanık C.K’nin sanığın askere gitmeden önce alkollü olduğu için daha rahat hareket ettiği bir sırada kendisine hitaben; "Şimdi kafam rahat beni ve manitamı rahatsız edecek kimse yok, huzurluyum, rahatım..." şeklinde sözler söylediğini belirtmesi, tanıklardan A.L’nin maktulün annesi ile sanığın babası arasında kahvehanede yaşanan tartışmada sanığın babasının; "Ben öldürmedim, oğlum öldürdü, gidin onu bulun..." şeklindeki beyanına şahit olduğunu belirtmesi ve yine tanıklardan S.T’nin sanığın 2006 yılının son aylarına doğru özellikle geceleri elinde av tüfeği ve yanında bulunan kurt köpeği ile birlikte kendi çiftliğinin üst tarafında bulunan yani olay yeri olan ormanlık alana doğru sürekli gidip geldiğini, geceleri uyumadığını ve yüksek sesle bağırıp durduğunu belirtmesi karşısında, sanığın husumet beslediği maktulü yanındaki kimliği belirlenemeyen şahıslar ile birlikte kaçırdığı ve nasıl olduğu tespit edilemeyen şekilde ölümüne sebep olduktan sonra çalışmış olduğu at çiftliğinin bulunduğu bölgeyi çok iyi bilmesi nedeniyle buranın yakınına maktulün cesedini gömdüğü kabul edilmiştir. 2. Sanığın savunmaları ve tanık beyanları tespit edilerek dosya kapsamına eklenmiştir. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen olay yeri raporu, maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 07.04.2008 tarihli otopsi raporu, HTS kayıtları ve baz verilerinin incelendiği 03.09.2022 ve 11.12.2022 tarihli teknik bilirkişi raporları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin tanık beyanları ile HTS kayıtları ve baz verilerinin incelendiği 03.09.2022 ve 11.12.2022 tarihli teknik bilirkişi raporlarıyla saptandığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, dosyada eksik inceleme bulunmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, mevcut delillerle mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2022/202 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, Sanığa hükmolunan ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Yapılan yargılamaya ve incelenen dosya kapsamına göre, olay öncesi dönemde her ikisiyle de duygusal ilişki yaşayan tanık ... nedeniyle sanık ... ile maktul ... arasında anlaşmazlık ve husumet bulunduğu sabit ise de, sanığın maktulü bu veya başka bir nedenle öldürdüğüne ilişkin kesin ve inandırıcı kanıta ulaşılamadığı, buna göre 24.10.2006 tarihinde cüzdanını ve telefonunu almadan ekmek almak üzere evden çıkan maktulün geri dönmediği, kayıp ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 20.01.2008 tarihinde Karaçam köyü ... mevkiinde maktule ait kemik parçalarının tesadüfen bölgedeki ... tarafından bulunduğu, sanığın soruşturma kapsamına şüpheli olarak dahil edilmesine neden olan ve sonrasında hakkında verilen mahkûmiyet kararına esas olan başlıca kanıtların maktulle aralarındaki husumet, maktulün ceset parçalarının olaydan yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra sanığın çalıştığı at çiftliğine kuş uçuşu 750 metre mesafede arazide bulunması, sanığın söylediği ifade edilen şüphe uyandırabilecek nitelikte bazı sözler ile geniş bir alana yayılması ve bölgede muhtemelen tek baz vericisi bulunması nedeniyle sağlıklı tespit yapma imkanı vermeyen HTS baz kayıtları olduğu, sanığın hiçbir aşamada suçlamaları kabul etmediği, olaya ilişkin görgü tanığı bulunmadığı maktulün kesin ölüm nedeninin de belirlenemediği anlaşılan olayda mahkemece hükme esas alınan delillerin şüpheyi yenebilecek bir kesinlikte mahkûmiyete yeterli ve elverişli nitelikte bulunmadığı ve bu itibarla sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı görüşünde olmamız nedeniyle sayın çoğunluğun mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişkin kabul ve görüşüne katılmıyoruz. 05.02.2024 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Kenan Türk'ün huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii (avukat) ...'nın yüzüne karşı 08.02.2024 tarihinde usulen ve açık olarak anlatıldı.