12. Ceza Dairesi 2023/3072 E. , 2023/5698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/13 E., 2023/103 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edileb
**12. Ceza Dairesi 2023/3072 E. , 2023/5698 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/13 E., 2023/103 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/435 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/435 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararının katılanlar tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 10.12.2018 tarihli ve 2017/2759 Esas, 2018/11904 Karar sayılı ilâmıyla özetle; mermer ustası olan müteveffa ...'in olay tarihinde Turgutalp Mahallesi Sözeri Sokak üzerindeki üç katlı binanın çatısında ölçü alırken düşerek vefat ettiği olayda, sanığın olaya konu binanın en üst katındaki dubleks dairenin sahibi olduğu, yargılama aşamasında sanığın savunmalarında müteveffanın inşaatın müteahhidi olan ... ile anlaşmış olabileceğini beyan etmesi, tanık sıfatıyla beyanı alınan ...'un da bunu destekleyecek nitelikte beyanda bulunması, yine tanık sıfatıyla beyanı alınan ...'in müteveffanın sanık ve sanığın oğlu olan ... ile anlaştığını beyan etmesi karşısında; mahkemece tanıklar ... ve ...'in ayrıntılı olarak beyanları alınarak iki tanığın beyanları arasında çelişkinin giderilmesi ile, müteahhit ... ve sanığın oğlu olan ... de dinlendikten ve sorumlu olduklarının tespiti halinde haklarında iddianame tanzim edilerek dava açılması sağlandıktan sonra davaların birleştirilmesi neticesinde sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin bozma kararı üzerine İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2019/13 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.03.2023 tarihli ve 2023/32557 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği; inşaat sahibi ve işveren olduğu sabit olan sanığın cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü 1. İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "26.12.2013 tarihinde maktul ...'in Turgutalp Mah...... sayılı binanın çatısında ölçü almak istediği sırada dengesini kaybederek çatıdan beton zemine düştüğü ve öldüğü, maktul ...'in düştüğü binanın en üst katının sanık ...'e ait olması ve binanın çatı kısmında yapılan işin sanık tarafından yapıldığının iddia edilmesi nedeniyle sanık hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sırasında dinlenen katılanlar, tanıklar, SGK kayıtları, bilirkişi raporları, tapu kayıtları, binaya ilişkin belgeler ile tüm dosya kapsamına göre; kazanın meydana geldiği binanın üst katının yani dubleks katın sanık ...'e ait olduğu, her ne kadar sanık ... savunmasında, maktul ... ile arasında bir anlaşma olmadığını, kendisinin bu kişiye mermer işi yaptırmadığını beyan etmiş ise de, ...'in düştüğü çatının dubleks kata ait olması dosyadaki ..., ..., ... ve ...'in beyanları ile dosyada mevcut ölen ...'e ait olay tarihi öncesine ilişkin HTS görüşme kayıtlarında ölenin ... adına kayıtlı hatla sıklıkla görüşmesi dikkate alındığında sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş, sanık ... ile ölen ...'in binanın çatısında mermer işi yapılması hususunda anlaştıkları kabul edilmiştir. Dosyadaki beyanlar dikkate alındığında görüleceği üzere maktul ...'in kaza tarihi olan 26.12.2013 tarihi itibari ile başkasının yanında sigortalı işçi olarak çalışmadığı gibi sanık ...'in de sigortalı işçisi olmadığı SGK kayıtlarına göre ... isimli şahsın iş yerinde sigortalı iken 17.12.2013 tarihinde işten ayrıldığı, dosyadaki belgelere göre iş yerinden ayrılışa dair belgenin evrak tarihinin 27.12.2013 tarihi olduğu sanık ile ölen arasında önceki tarihlere ilişkin olarak da sigortalı çalışma kaydının bulunmadığı, işçi - işveren ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Yine SGK kayıtlarına göre maktul ...'in 18.12.2013 tarihinden itibaren 4/B Bağkur statüsüne geçtiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında bir adet inşaat bir adet makine mühendisi ile birlikte hukukçu bilirkişi katılımı ile 3 kişilik heyet ile kazanın meydana geldiği yerde keşif yapılmış, yapılan keşif sonrası düzenlenen rapora göre sanık ... ile maktul ...'in arasında sigortalı işçi-işveren ilişkisinin olmadığı, maktul ...'in kendi nam ve hesabına çalıştığını, sanık ile ölen arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdini oluşturduğu, istisna sözleşmesinde iş sahibinin, iş sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre sorumlu tutulamayacağının, binanın ruhsatının olmamasının kaza ile arasında illiyet bağı oluşturmayacağının, bu nedenle sanığa kusur atfedilemeyeceğinin belirtildiği anlaşılmış ve rapora itibar edilmiştir. Dosyadaki tüm beyanlardan görüleceği üzere ölen ... kendi nam ve hesabına çalışmakta olup sanığın işçisi değildir. Bu kapsamda bilirkişi raporunda da değinildiği üzere aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmayıp aralarında istisna sözleşmesi bulunmaktadır. Ölen ... kendi nam ve hesabına çalıştığından çalıştığı yere ilişkin olarak kazayı önleyici güvenlik tedbirlerini alma yükümlülüğü kendisine ait olup, iş veren olmayan sanığın olayda kusurlu hareketi bulunmamaktadır. Mahkemece bozma ilamı neticesinde yargılama konu olay ile ilgili sorumluluğununu tespiti açısından ... hakkında İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş ise de, yapılan soruşturma neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre ...'in somut olayda kusuru bulunmadığından hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Yine bozma ilamı doğrultusunda ...'ın tanık olarak dinlenmesi için pek çok çaba sarf edilmiş ise de; tanığa hiçbir şekilde ulaşılamadığından dinlenilmesi mümkün olmamış olup daha fazla sürüncemede kalmaması, tarafların hak kaybına uğramaması, yargıda hedef süre ve usul ekonomisi gibi ilkeler gözetilerek dosyanın mevcut durumu itibariyle karar verme yoluna gidilmiştir. Mahkemece tüm deliller değerlendirilmiş, sanık savunması, tanıkların beyanları, bilirkişi raporunda belirtilen hususlara yukarıda anlatılan şekilde itibar edilmek suretiyle sanığın meydana gelen ölüm olayında kusurlu olmadığı mahkememizce sabit görülmekle taksire dayalı kusuru bulunmayan sanığın beraatine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. 2. 26.12.2013 tarihli olay yeri inceleme raporu ile 20.01.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu otopsi raporu dosya kapsamında mevcuttur. 3. Dosya kapsamında yer alan; 09.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda, olayın iş kazası olduğu, maktulün kendi işini yapmasından dolayı yüksekte çalışma şartlarını yerine getirmekte kendisinin sorumlu olması sebebiyle asli kusurlu olduğu, sanığın ise maktulün hiçbir koruyucu önlem almamasına rağmen çalışmasına engel olmadığı, denetlemediği için tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 08.04.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, maktul ile sanık arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdi olduğu, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre sanığın sorumlu tutulamayacağı ve kusurunun bulunmadığı, maktulün ise tedbirsiz ve dikkatsiz çalışması nedeniyle dengesini kaybederek zemine düşmesi sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan 08.04.2015 tarihli iş güvenli uzmanı bilirkişiler ve hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti raporunda, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatı göz önünde bulundurularak değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından; tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Katılanlar vekilinin temyiz isteği yönünden; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen 08.04.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yer alan sanığın hukuki durumuna ilişkin değerlendirmenin oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2019/13 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.