T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2969 KARAR NO : 2025/3042 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/08/2025 NUMARASI : 2025/418 E - 2025/428 K DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2969 KARAR NO : 2025/3042 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/08/2025 NUMARASI : 2025/418 E - 2025/428 K DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile yaptığı ticari abonelik sözleşmesi neticesinde adına kayıtlı olan ... hizmet, ... hesap numaralı tesisatla uzun süredir enerji kullandığı, müvekkilinin bugüne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini, müvekkiline ait iş yerinin Milli Eğitim Bakanllğı'na bağlı aşçılık eğitim kursu olarak ticari faaliyetini devam ettirdiğini, müvekkile ait iş yerine gelen davalı şirket çalışanlarının müvekkilin tesisatında kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle kaçak elektrik kullanım faturası tahakkuk ettirdiğini ve faturanın müvekkile usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden müvekkilinin elektrik enerjisi kesildiğini, güç artışı durumunda müvekkilinin elektrik tesisatını güç artış koşullarına uygun hale getirerek fen muayene randevusu alması ve tesisatın güç artış koşullarına uygun hale getirildiğini davalı şirkete onaylattırması gerektiğini ancak ilk olarak 18/04/2025 tarihinde müvekkili tarafından tesisatın güç artışına uygun hale getirilerek fen muayenesi talep edilmesine rağmen davalı şirket tarafından uzun bir süre fen muayene randevusu verilmediğin, müvekkilinin enerjisinin kesildiğine ilişkin tutanak düzenlendiğini ve müvekkilinin fiilen enerji kesilmesi tehdidi altında olduğunu, enerjinin davalı şirketin tekelinde olduğunu, müvekkilinin başka bir yerden enerji alabilmesinin de mümkün olmadığını, şu anda Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı müvekkiline ait aşçılık eğitim kursunun elektriği davalının sistem kayıtlarında kesik durumda olduğunu, öte yandan belirlilik ilkesine aykırı şekilde tüm yükümlülüklerine uygun davranmasına rağmen müvekkilinin fiilen elektriğinin kesilmesiyle tehdit edildiğini ileri sürerek HMK 389. Maddesi gereğince müvekkilin abonesi olduğu ... hizmet, ... hesap numaralı tesisatla ilgili olarak haksız şekilde tahakkuk ettirilen ... fatura numaralı ve 79.604,51 TL tutarlı borç kapsamında davalı şirketin enerjiyi kesmesi, tahakkuk ettirilen haksız fatura ödenmediği sürece fiilen enerjiyi kesme tehdidinde bulunması nedeniyle arabuluculuk başvuru sonucuna göre açacakları menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin abonesi olduğu ... hizmet, ... hesap numaralı tesisatla ilgili olarak yapılacak elektrik enerjisi kesme işleminin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Mahkememizce yapılan değerlendirmede, bu aşamada sunulan beyan ve belgelere göre, davalı tarafın işlemlere devam etmesi halinde elektriklerin kesileceği, davacı tarafın işletmesi açısından HMK 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin olması ve sunulan beyan ve belgelerin HMK'nun 390/3 maddesinde belirtilen yaklaşık ispat için yeterli olduğu kanaatine varıldığından tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir." gerekçeleriyle1-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, HMK.389. mad. gereğince davacının bulunduğu adresindeki işyerine ait ... hizmet, ... hesap numaralı tesisatla ilgili olarak tahakkuk ettirilen ... fatura numaralı ve 79.604,51 TL tutarlı borç kapsamında dava konusu faturaya ilişkin ve bu fatura ile sınırlı olmak üzere 20.000,00 TL TEMİNAT İLE, dava sonuna kadar tedbiren elektriğin kesilmemesi , kesilmiş ise aboneye elektrik enerjisinin sağlanması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmiştir.Karara itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda ; "Tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; mahkememizin 2025/418 Değişik iş 2025/428 Değişik iş karar sayılı ilamının elektrik tedarik hizmeti sunan alacaklı itiraz eden tarafın , eğitim kursu faaliyetinde bulunan talep eden tarafın bu faaliyet sürecinde elektriğinin kesilmemesi ile talep eden tarafın tahakkuk edilen faturaya karşı gideceği hukuki yollara başvuru aşamasında mağduriyet yaşanmaması amacıyla tedbiren ihtiyati tedbir kararının verildiği, HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verme koşullarının somut durumda mevcut olduğu" gerekçeleriyle itirazın reddine, karar verilmiştir.Karara karşı aleyhine tedbir istenen tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Aleyhine tedbir istenen vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; teminatın yetersiz olduğunu, fatura bedelinin tamamının teminat olarak alınması gerektiğini, kaçak kullanımının sabit olduğunu, kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olduğunu, ihtiyati tedbir koşulları ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura nedeniyle menfi tespit davası öncesi elektriğin kesilmemesi hususunda ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme ve eğitim faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, aleyhine tedbir istenen vekilinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/11/2025