Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılama aşamasında savunma hakkının kısıtlanması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle de adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılama aşamasında savunma hakkının kısıtlanması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle de adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 18/2/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga maddeyle görevli) yürütülen bir soruşturma kapsamında 13/2/2010 tarihinde gözaltına alınmış ve Adana Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga maddeyle görevli) 16/2/2010 tarihli kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmışlardır. Başvurucular, sorgu sırasında üniversite öğrencisi olduklarını ifade etmişlerdir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 4/6/2010 tarihli iddianamesi ile başvurucuların "tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanma, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapma, terör örgütlerine yardım etme, mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme" suçlarını işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle Adana Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK mülga maddeyle görevli) kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucular da dâhil olmak üzere toplam 26 sanığın cezalandırılması talep olunmuştur. Dava, Adana Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/137 sayılı dosyası üzerinden başvurucular bakımından tutuklu olarak görülmüştür. Mahkeme 14/1/2014 tarihinde resen yaptığı inceleme sonunda başvurucuların tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucular, 15/1/2014 tarihinde karara itiraz etmişler; Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 30/1/2014 tarihli kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Başvurucular, anılan kararı 6/2/2014 tarihinde öğrendiklerini bildirmişlerdir. Başvurucular 18/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Öte yandan 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi ile CMK mülga maddeyle görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 11/3/2014 tarihli kararı ile dosya, Adana Ağır Ceza Mahkemesine (E.2014/190) devredilmiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi, 8/5/2014 tarihinde yapılan duruşmada başvurucuların tahliyesine karar vermiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."