T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/47 Esas KARAR NO: 2026/346 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2025 NUMARASI: 2025/898 ESAS, 2025/172 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/47 Esas KARAR NO: 2026/346 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2025 NUMARASI: 2025/898 ESAS, 2025/172 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasının müvekkili yönünden öncelikli olarak teminatsız şekilde aksinin mümkün olmaması halinde mahkememizin belirleyeceği uygun teminat miktarı ile durdurulmasına ve müvekkil şirkete uygulanan hacizlerin fekkine, davanın kabulü ile davacı şirketin ...... A.Ş.'ye ait ..... seri numaralı ve 700.000,00TL meblağlı çek ile ilgili olarak başlatılan İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ..........E. Sayılı ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2025 Tarih 2025/898 Esas 2025/172 Karar sayılı kararıyla; ''...Somut olayda, 11/11/2025 tarihinde açılan menfi tespit davasında, dava şartı olan arabuluculuk şartı davacı tarafından yerine getirilmediği, dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, verilen bir haftalık kesin süre içerisinde de arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmadığı, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğu, menfi tespit davasının TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,...'' karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi, "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmünü içerdiğini, Ancak menfi tespit davasının, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca, borçlunun bir borcu olmadığını tespit ettirmek amacıyla açılan bir dava olduğunu, davanın amacının, bir alacağın tahsili veya tazminat talebi olmayıp, mevcut bir borcun bulunmadığının tespiti ve icra takibinin durdurulması olduğunu, Dolayısıyla, menfi tespit davasının, TTK 5/A maddesinde belirtilen "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri" kapsamına girmediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Menfi tespit istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesin de usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı Kanun hükümleri ile menfi tespit davalarına ilişkin zorunlu arabuluculuk süreci hakkında yapılan yasal düzenlemenin 01/Eylül/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği, huzurdaki davanın yasal düzenleme yürürlüğe girdikten sonra 11/11/2025 tarihinde açıldığı, arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmaması karşısında TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu huzurdaki davada ilk derece mahkemesince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 11.954,25 TL harçtan mahsubu ile artan 11.222,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026