3. Hukuk Dairesi 2018/584 E. , 2018/2483 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ T.C. Anayasa Mahkmesi'nin 08/03/2017 gün, 2014/18838 başvuru numaralı kararı ile davacı ... vekilinin başvurusunun değerlendirilmesi sonucunda, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılama hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak amacıyla ilgili Yar…
**3. Hukuk Dairesi 2018/584 E. , 2018/2483 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ T.C. Anayasa Mahkmesi'nin 08/03/2017 gün, 2014/18838 başvuru numaralı kararı ile davacı ... vekilinin başvurusunun değerlendirilmesi sonucunda, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılama hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak amacıyla ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmesine karar verilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ... İlköğretim Okulu Kantinini 01/11/2011 başlangıç tarihli kiralama sözleşmesi kapsamında işlettiğini, 09/02/2012 tarihinde yürürlüğe giren Okul Aile Birliği yönetmeliğinin geçici 2.maddesi kapsamında mevcut işletmecilerin kazanılmış haklarının koruma altına alındığını, buna göre sözleşmesinin yenilenmesi gerekirken aksi yönde alınan kararın mevzuata aykırı olduğunu, taraflar arasında özel hukuk ilkelerine göre düzenlenmiş kira sözleşmesinin yok sayılarak Mahkemeden alınmış tahliye kararı olmaksızın aleyhinde tahliye kararı alındığını belirterek, kiracılık sıfatının ve kira sözleşmesinin devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davacının sözleşmeye aykırı davrandığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Yasasına göre kiralanmış olduğunu, bu yasanın 75/3. maddesine göre sözleşme süresinin bitiminden itibaren kiracının fuzuli şagil durumuna düştüğünü belirterek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.03.2014 gün, 2013/9969 E.- 2014/3525 K. sayılı ilamı ile; ‘’Hüküm davacı vekiline 10.4.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece 18/04/2013 tarihli tutanakla, "davacı vekili 11.4.2013 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz etmeyeceğini ve temyizden feragat ettiğini bildirir dilekçesini mahalli mahkemeye verdiği ve kimlik tespiti yapıldığı ve temyizden feragat dilekçesinin dosya içine konulduğu, daha sonra davalı vekilinin 12.4.2013 tarihli mahkemeye yapılan müracaatı sonucu yapılan incelemede: davacı vekilinin temyizden feragat dilekçesinin olmadığına dair mahkeme hakimi, yazı işleri müdürü ve davalı vekili imzalı tutanak tutulduğu" anlaşılmaktadır. Bu tutanağa göre davacı vekili dosya içindeki vekaletteki temyizden feragat yetkisine göre temyizden feragat ettiği halde daha sonra 15.4.2013 tarihinde hükmü temyiz ettiğine dair temyiz dilekçesi verdiği görülmektedir. Yukarıda açıklanan, mahkemece tutulan tutanağa göre davacı vekili hüküm tebliğinden sonra temyizinden vazgeçmesi ile hüküm kesinleşmiştir. Kesin hüküm hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından davacının temyiz dilekçesinin reddine’’ karar verilmiştir.