7. Ceza Dairesi 2024/5918 E. , 2024/7802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/373 E., 2022/1267 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve araç müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Katılma talebi olmadığından katılan sıfatı bulunmayan malen sorumlu adına vekilinin nakil aracı hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Sanık adına hükmü temyiz eden müdafiinin, görevlendirmesi sona erdiğind
**7. Ceza Dairesi 2024/5918 E. , 2024/7802 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/373 E., 2022/1267 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve araç müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Katılma talebi olmadığından katılan sıfatı bulunmayan malen sorumlu adına vekilinin nakil aracı hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Sanık adına hükmü temyiz eden müdafiinin, görevlendirmesi sona erdiğinden hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenerek, Hükümde yasa yolu gösterilirken, 7 günlük temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyizi yönüyle; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; alt sınırdan hüküm tesisi ile erteleme kararının hukuka aykırı olmasına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle sanık aleyhine hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi; lehe hükümler uygulanmamış olması, beraat kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin ve Malen Sorumlu Vekilinin Temyizleri Yönünden 1.Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan, 08.11.2021 tarihli talimat celsesinde katılmak istemediğini beyan eden malen sorumlunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, 2.Sanık için soruşturma aşamasında baro tarafından görevlendirilen müdafii olan Av. ... ... ...’in müdafiilik görevinin iddianamenin kabulü neticesinde kovuşturmanın başlaması ile sona erdiği, yeni bir görevlendirme yapılmadığı gibi müdafii sıfatıyla temyiz talebinde gerekçeli kararın sanığa tebliğini talep ettiği anlaşılmakla temyiz taleplerinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanığın Temyizleri Yönünden Önleme araması kararı uyarınca sanığın muavini olduğu yolcu otobüsünde yapılan aramada yolcu koltukları altına yapılmış bölmelerde 4850 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık bozma öncesi savunmasında; sigaraları satmak için aldığını beyan ederek atılı suçu kabul etmiş ancak bozma sonrası savunmasında sigaraların kendisine ait olmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir. Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki gümrüklenmiş değerin hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu anlaşılmıştır. Sanığa etkin pişmanlık için suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın ödeme gücü olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Nakil aracının sanığın muavin olarak çalıştığı şirket adına tescilli 2008 model Mercedes marka otobüs olduğu, araca ilişkin olarak alınan dosyada mevcut bilirkişi raporunda; kaçak eşyanın ele geçtiği yerin, orijinal olmayan gizli bölme olduğunun, ele geçen kaçak eşyanın aracın taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturmadığının, aracın suç tarihindeki kasko değerinin 360.097,00 TL olduğunun tespit edildiği, malen sorumlunun ifadesinde, sanığın muavin olarak çalıştığını, kaçakçılık eyleminden ve araçta yapılan değişiklikten haberi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olacağından, müsadere şartları gerçekleşmeyen nakil aracının, üzerindeki zula tertibatı masrafları sanıktan alınmak suretiyle sökülüp araç üzerindeki tedbir şerhi kaldırılarak hak sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR A. Sanık Müdafiinin ve Malen Sorumlu Vekilinin Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve malen sorumlu vekilinin temyiz isteklerinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanığın Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının nakil aracının müsaderesine ilişkin bendinin çıkartılarak yerine "Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, üzerindeki zula tertibatı masrafları sanıktan alınmak suretiyle sökülüp varsa tedbir şerhi kaldırılarak hak sahibine iadesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.