4. Hukuk Dairesi 2009/14510 E. , 2010/11198 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazı…
**4. Hukuk Dairesi 2009/14510 E. , 2010/11198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, davalının kusurlu eylemi ile yol açtığı olayın oluş biçimi, olay günü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması; 3-Tarafların diğer temyiz itirazına gelince; karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca; dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda avukatlık ücreti, Tarife’nin üçüncü kısmına göre nispi olarak takdir edilir. Aynı Tarife'nin 10/1. maddesi uyarınca manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, kabul edilen tutar üzerinden Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir; 10/2. maddesi gereğince ise manevi tazminat isteğinin bir bölümünün reddedildiği durumlarda, karşı taraf yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir olunacak ücret, davacı yararına takdir olunan ücreti geçemez. Davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin birer bölümünün reddedildiği gözetilerek, kabul ve reddedilen bölümler yönünden, davacı ve davalı yararına yukarıda açıklanan Tarife gereğince ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, kabul ve reddedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının toplamı üzerinden avukatlık ücreti takdir edilmiş olması; Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasının tazminat tutarlarına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “…1000,00…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…2.000,00…” sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “…138.5…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…84,50…” sayı dizisinin yazılmasına; davacı yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 4 nolu bendinin tümden silinerek yerine 4 nolu bent olarak “4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 500,00 TL, kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden 500,00 TL olmak üzere 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davalı yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 5 nolu bendin tümden silinerek yerine 5 nolu bent olarak “5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden 500,00 TL, reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden 500,00 TL olmak üzere 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 01/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.