Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirketin %7,293 oranında hissedarı olduğunu, 2003 yılına kadar Yönetim Kurulu üyesi olan davacının 2004 yılında yönetim kurulundan çıkarıldıktan sonra görev almadığını, yönetimden ayrıldığı günden bu yana şirketin faaliyetlerim izlemesinin engellendiğini, davalının ..... ve onarımı İşi ile iştigal ettiğini, davalı şirketin 2003 yılından beri ortaklarına kar dağılmamasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, haricen edinilen bilgiye göre geçen y
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında, davacı tarafından üretilen eşyaların davalı tarafından Türkiye'de tek yetkili satıcı olarak satım ve dağıtımı konusunda 08/10/2003 tarihli Dağıtım Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, bu sebeple davacının pazar payının %25,37'lerden %1'lere kadar düştüğünü, davalının sözleşmeye aykırı davranışları ve buna bağlı olarak pazar payının düşmesi nedeniyle davacının çok ağır zarara uğradığını, mali durumunun borca batık duruma geldiğini, bu durumun tespit edilmesi ile yine mahkememizin... Esas sayılı dosyası ile borca batıklığa dayalı iflas erteleme talebinde bulunulduğunu, mahkemece davacı şirket aleyhine yapılan icra takiplerinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve yargılama sonucunda iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiğini, davacının iflas erteleme prosedürüne başvurmuş olmasını ileri süren davalının kötü niyetli olarak sözleşmeyi 27/05/2008 tarihli ihtarname ile haksız bir şekilde feshettiğini, fesih ihbarında davacı şirketin satış sonrası servis hizmetlerini yerine getirmediği ve tüketici hakem heyeti kararlarını uygulamadığı şeklinde gerçek dışı bahaneler ileri sürdüğünü, bu ihtarnameye davacı şirket tarafından 23/06/2008 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini ve haksız fesihten dolayı uğranılan zararların tazmininin talep edildiğini, davalının fesih ihbarında ileri sürdüğü sebeplerin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin feshinin de haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduğu ve bunun sonucunda davacı şirkete ağır zarar verdiğinin Kadıköy...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.ve ... K.sayılı kararı ile tespit edildiğini, davacı tarafından açılan işbu kısmi dava sonucunda hükmedilen 20 Milyon USD tazminat miktarının dahi davalının sözleşmeye aykırı davranışları sebebi ile davacının borca batık hale geldiğini ve iflasın ertelenmesi talebinde bulunmak zorunda kaldığını açıkça gösterdiğini, davalının kendi kusurlu davranışları ile sebebiyet verdiği borca batıklık ve iflasın ertelenmesinden bahisle sözleşmeyi feshinin hukuka aykırı olduğunu, yine davalının fesih ihbarında iflas ertelenmesi başvurusu dışında dayandığı diğer bir gerekçenin ise servis sorunları yaşandığı ve tüketici hakem heyeti kararlarının uygulanmadığı hususu olduğunu, bu durumunda gerçek dışı ve mesnetsiz olduğunu, sözleşmenin akdedildiği 2003 yılından sözleşmenin feshedildiği 2008 yılına kadar yaklaşık 5 yıllık süreçte servis konusunda davacı şirkete hiçbir ihtar ve şikayette bulunulmadığını,fesih ihtarından bir ay öncesinde söze konu ihtarların gönderilmesinin bahane üretme gayesini taşıdığı; bu ihtarlara karşı müvekkilinin 22 Nisan 2008, 24 Nisan 2008 ve 13 Myıs 2008 tarihli ihtarları keşide ettiği, servis iddialarının reddedildiği; davalının sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle piyasa payının düştüğü, satışların azaldığı, bu nedenle tüm Türkiye’ye yayılan geniş servis ağının maliyetinin yüksek boyutlara ulaştığı, buna rağmen satış sonrası servis hizmetlerinin verilmeye devam edildiği;... AŞ tarafından verilen servis hizmetini Nisan 2008’den itibaren müvekkilinin bizzat vermeye başladığı, bunun tüm servislere 22 Nisan 2008 tarihinde duyurulduğu; Bu sebepler muvacehesinde 27.05.2008 tarihli feshin haksız olduğu; davacının sözleşme ilişkisi devam etseydi 27/05/2008 tarihi ile 31/12/2010 arasında satılması gereken eşyaların karından mahrum kaldığını,sözleşme devam etse idi Sözleşmenin en erken feshi tarihi olan 31.12.2010 tarihine kadar satılması gereken kahverengi eşyaların kârından mahrum kaldığı, bu zararın hesabında 08.10.2003 tarihinden 5 yıl önceki müvekkilinin ortalama piyasa payı olan %25,37’nin dikkate alınması gerektiği, bu durumda 27.05.2008 ila 31.12.2010 tarihleri arasında üretilen toplam TV adedinin %25,37’sinin gerçekleşmesi gereken satış rakamını göstereceği ki bunun 1.026.297 adet olarak hesaplandığı, adet başına 83,70 TL kârdan toplam zararın 85.901.031 TL olduğu; İç piyasada satılan TV başına %16 oranında TRT bandrol ücreti alındığı, ancak yurt dışına satılan her bir TV ile bu bandrol ücretinin yarısının alınmadığı, böylelikle bandrol teşviki sağlandığı, bir yılda kullanılmayan teşvikin ertesi yıla devrettiği, 27.05.2008 tarihi itibarıyla müvekkilinin ihracat TV miktarının 6.799.291 olduğu, böylelikle müvekkilinin 3.489.645 adet iç piyasaya satılacak TV bandrol ücretini yatırmaktan muaf bulunduğu; olması gereken iç piyasa satış adedi ile adet başına düşen bandrol teşviki tutarı olan 23,61 TL’nin çarpılması neticesinde müvekkilinin 24.230.864 TL kârdan yoksun kaldığı; yine davacı ile davalı arasında akdedilen 06/02/2008 tarihli 11.Avans sözleşmesi uyarınca 4 Milyon USD'lik avans ödemesi karşılığında davacı tarafından davalıya teslim edilecek malların teminatını teşkil etmek üzere ... AŞ tarafından verilen teminat mektubunun davalı tarafından mal tesliminin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde reddedilmesi nedeniyle hükümsüz kalmış olmasına rağmen, davacının tazminini talep ettiği ve tazmin edilmesi halinde ... AŞ tarafından davacıya rücu edilecek olması halinde söz konusu teminat mektubunun hükümsüzlüğünü ve davacının mal teslim etme borcunun muaccel olmadığının ve talep hakkının doğmadığının BK 195.maddesi uyarınca borçtan kurtarılmalarını teminen tespitinin gerektiğini, davalının Avans Sözleşmesinde ve Teminat Mektubunda belirtilen 06/03/2008 tarihinden sonra davacının mal teslim almaya devam ettiği konusunda hiçbir ihtilaf ve tereddüt bulunmadığını, bu hususun her iki tarafın ticari defterleri ile sabit olduğunu, davacının aldığı avans tutarı kadar mal teslim edememesinin tek sebebinin davalı olduğunu, davalının çok düşük miktarda keyfi siparişler vererek ve ayrıca belirli vadenin belirsiz vadeye dönüşmesinden sonra haksız bir şekilde davacıdan mal teslim almayı reddederek davacının mal teslim etme borcunu ifa etmesine bizzat kendisinin engel olduğunu, bu nedenle davalının avans miktarı kadar mal teslim edilmediği gerekçesi ile teminat mektubunun paraya çevrilmesini talep etmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, malların teslim edilememesinin asli ve tek sorumlusunun davalı olduğunu, davalının çok düşük miktarda sipariş verdiğini, sözleşmeye aykırı davranarak pazar payının düşmesine sebep olduğunu, verdiği düşük miktardaki siparişleri dahi teslim almaktan kaçındıklarını ve sonunda sözleşmeyi haksız feshetmek sureti ile mal teslim edilebilmesi imkanının kalmadığını, bu nedenle davalının, davacının avans karşılığında mal teslim edilmediğinden bahisle ... AŞ tarafından verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, zira teminat mektubunun hükümsüz kaldığını ve ... AŞ'nin garanti sorumluluğunun davalının hukuka aykırı kusurlu davranışları sebebiyle sona erdiğini, anılan nedenlerle taraflar arasında imzalanan 27/05/2008 tarihli Dağıtım Sözleşmesinin davalı tarafından haksız biçimde feshedilmiş olduğunun tespitine, haksız feshin gerçekleştiği 27/05/2008 tarihinden, sözleşmenin sona erdirilebileceği en erken tarih olan 31/12/2010 tarihine kadar maruz kalınan müspet zararın HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası çerçevesinde tespit ve tahsiline, davacının davalıya 06/02/2008 tarihli 11.nolu Avans Ödeme Sözleşmesi neticesinde borcun muaccel ve talep edilebilir nitelikte olmaması nedeniyle İİK 72.maddesi doğrultusunda borçlu olmadıklarının tespitine ve davacının BK 195.maddesi gereğince borçtan kurtarılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.