12. Ceza Dairesi 2022/8121 E. , 2023/1690 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Taksirle öldürme İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası…
**12. Ceza Dairesi 2022/8121 E. , 2023/1690 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Taksirle öldürme İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/35 Karar sayılı kararı ile; kasten öldürme suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonucu sanık hakkında suç tarihinde ve halen ... Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 22.02.2017 tarih 2017/660 Karar sayılı raporuna göre akıl hastası olduğu ve ceza sorumluluğunun olmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, suçta kullanılan tüfeğin ruhsat sahibinin ... olduğu, sanığın alınan beyanlarında olay tarihinden önce de hastalığının bulunduğunun anlaşıldığı dikkate alınarak suça konu av tüfeğini dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde evde muhafaza eden sanığın babası ... ile sanığın kardeşi ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması ile soruşturmanın başlatıldığı anlaşılmaktadır. 2. Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarih ve 2019/40 (E) ve 2020/66 (K) sayılı kararı ile; temyiz dışı sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, temyiz dışı sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanık ... müdafii ile katılanlar vekilinin yapmış oldukları itirazların reddine karar verildiği ve kararın 11.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarih ve 2021/993 E. 2022/349 K. sayılı kararı ile; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusunun kabulüne, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanık ...'ın taksirinin bulunmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2022 havale tarihli ve 2022/57172 sayılı, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar Vekili İle Katılan ...'ın Temyiz İstekleri; 1. Sanığın atılı suçu işlemiş olduğuna, bilinçli taksirle öldürme suçundan en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, 2. Suçta kullanılan tüfeğin sanığa ait olup taksirle müteveffanın ölümüne sebep olmaktan bilinçli taksirle öldürme suçundan, aksi takdirde taksirle öldürme suçundan ve üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, sanığın akıl hastası olan kardeşinin maktule takıntılı olduğunu bilmesine rağmen, kurşun dolu ve atışa hazır halde bulunan av tüfeğini hiçbir güvenlik tedbiri almadan özensiz ve dikkatsiz şekilde herkesin rahatlıkla ulaşabileceği şekilde açıkta bıraktığına, 3. Beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayda nedensellik bağının bulunduğuna, 4. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarih ve 2019/40 (E) ve 2020/66 (K) sayılı kararı ile; "...Dosyada toplanan tüm deliller, iddianame, sanıkların savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları dikkate alındığında; ... Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/35 Karar sayılı ilamı ile maktul ...'ı kasten öldürme suçundan sanık ... hakkında ... Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22/02/2017 tarih 2017/660 karar sayılı raporuna göre akıl hastası olduğu ve cezai sorumluluğu olmadığından bahisle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği,suçta kullanılan tüfeğin ruhsat sahibi ...olduğu, ...'ın önceden de akıl hastası olduğunun anlaşılması üzerine buna rağmen evde dikkatsiz ve tedbirsiz olarak tüfeği bulunduran baba ... ve... Arslan hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine, Havza C. Başsavcılığının 10/01/2019 tarih 2019/23esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan iddianame düzenlendiği ve kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında sanık... Arslan'ın verdiği ifadede; suça konu tüfeğin ruhsat sahibinin kendisi olduğunu, ...'a taşınmasına rağmen tüfeği Havza Eymir köyündeki ikametlerinde bıraktığını, sanık ... ifadesinde ise oğlu... Arslan'ın taşınmasına rağmen tüfeği ikametlerinde bıraktığını, dolap içerisinde tüfeği muhafaza ettiğini, olacakları tahmin edemediğini, katılanlar beyanlarında akıl hastası evde bulunmasına rağmen baba ve oğlun evdeki tüfeğe sahip çıkamadığını ve cinayetten sorumlu olduklarını,...'ın daha önce de maktülü öldüreceğini sürekli söylediği, maktül olan kardeşlerinin bu durumdan rahatsızlık duyduğunu beyan ettikleri, tanıkların beyanlarında ...'ın maktülü öldüreceğine yönelik beyanda bulunduklarını duymadıklarını ve Hacer Arsan'ın şiddet eğilimi olmadığını beyan ettikleri olayın ... ile maktulün aynı mahallede oturdukları ve komşu oldukları, olay tarihinden önce de ...'ın akıl hastalığının sabit olduğu, sanığın gerek babası, gerekse kardeşi tarafından alınan beyanlardan da sabit olacağı üzere ruhsatı... Arslan'a ait olan ve ... tarafından evde dolabın içerisinde bırakılan av tüfeğini ...'ın alarak maktulün ikametine gittiği, dışarıdan ses gelmesi üzerine kapıya çıkan maktule av tüfeği ile ateş ederek öldürdüğü, maktül hakkında ... ATK tarafından düzenlenen rapor içeriğine göre ölümün av tüfeği saçma tanesi yaralanmasına bağlı mandibula ve hyoid kemik kırıkları ile birlikte damar yaralanmasından gelişen yaygın yumuşak doku kanaması ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu ve ...'a Adli Tıp Kurumu raporundan anlaşılacağı üzere şizofreni teşhisi konulduğu anlaşılmıştır. Şizofreni; bir bireyin davranışlarını, hareketlerini, gerçeği algılayış şeklini ve düşüncelerini çarpıtarak değiştiren, ailesi ve sosyal çevresi ile ilişkilerini bozan psikiyatrik bir hastalıktır. Ciddi ve kronik bir hastalık olan şizofrenide hastalar gerçeklikle arasındaki bağlantısını yitirerek farklı davranışlar sergilemeye, gerçek olmayan olaylara inanmaya ve kişiliklerini değiştirmeye eğilim gösterir. Hastaların gerçek ile gerçek dışı olan olguları birbirinden ayırt edememesine yol açan, sağlıklı düşünce akışı, duygu kontrolü ve normal davranışa engel olan ciddi bir beyin hastalığıdır. Yapılan araştırmalarda normal bireylerle karşılaştırıldığında şizofrenlerin kavgaya karışmak, silah kullanmak ve birine vurmak gibi şiddet davranışlarının 2.4 kat fazla olduğu tespit edilmiştir. Şizofrenide şiddetin nedenleri; alevlenme dönemlerinde görülen halüsinasyon ve hezeyanlar, şizofreni hastalığı ile birlikte madde kötüye kullanımı, nöropsikolojik anormallikler ve beyin hasarı, antisosyal kişilik gibi şiddete yönelik bir kişilik bozukluğunun olması ve kültürel faktörlerdir. Ceza Genel Kurulu'nun 14.03.2019 tarih 2017/12-269 Esas,2019/210 Karar sayılı ilamında ve birçok kararında da vurgulandığı üzere taksirli suçlarda aranması gereken hususlar; fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması, hareketin iradi olması, sonucun istenmemesi, hareket ile sonuç arasında nedensellik bağının bulunması, sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olmasıdır. Sanık ...'ın evde bulunan tüfeği elbise dolabında bulundurması eylemi değerlendirildiğinde; aynı evde yaşayan kızına şizofreni teşhisi konulduğu, ömür boyu süren ve tedavi gerektiren, şizofreni hastası olan ailelerin normal bireylerin bulunduğu ailelere oranla daha hassas, dikkatli ve tedbirli olması, tedavinin sadece ilaçla değil, hastanın bulunduğu ortamda çevresel faktörlere de dikkat edilmesi, hastaların suça ve şiddete eğilimli oldukları hususları göz önünde bulundurularak suça ve şiddete eğilim göstermesine yardımcı olacak ... gereçlerden hastanın uzak tutulması gereken bir hastalık olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Baba olan sanığın suç işlemeye elverişli olan ve öldürme kararını kuvvetlendirici etkiye sahip tüfeğin öncelikle o evde bulundurmaması, bulunduruyorsa da tüfeğe herkesin kolaylıkla erişemeyeceği özel bir yerde kilitli olarak muhafaza etmesi gerekirken; ...'ın kolaylıkla erişebileceği elbise dolabının içinde muhafaza etmesi, kızının özel durumu dikkate alındığında baba ...'ın üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği anlaşılarak, taksirle ölüm sonucuna dikkatsizliği ve tedbirsizliği, meydana gelen zararın ağırlığı ve kusur durumu dikkate alınarak teşdiden cezalandırılarak, yargılama sürecindeki iyi hal ve tavırlarından 1/6 indirim uygulanarak, sabıkasız olması ve yasal şartları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK'nın 231/7 gereğince seçenek yaptırıma ve ertelemeye ve taksirle işlenen suç olduğundan TCK 53'ün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık... Arslan'ın ruhsat sahibi olduğu av tüfeğini kendi ikametinde bulundurması gerekirken şizofreni teşhisi konulmuş olan ...'ın bulunduğu evde tüfeğini bırakması eylemi değerlendirildiğinde; ruhsat kelimesinin Türk Dil Kurumundaki anlamı "izin, müsaade" olup, av tüfeğine ilişkin verilen ruhsatla ancak ruhsat sahibi tarafından tüfeğin kullanılmasına izin verileceği anlamına geldiği, ruhsat sahibinin adres değişikliği söz konusu olduğunda nakil belgesi alması gerektiği, toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkasına zarar vermemek için birtakım önlemler alma ve bazı davranış kurallarına uyma zorunluluğu bulunmasına rağmen, sanık... Arslan'ın dikkatli, tedbirli, öngörülü davranması gerektiği ancak öngörebilme imkan ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir nedenle sebep olduğundan ve ...'ın kolaylıkla öldürme kararını kuvvetlendirici etkiye sahip olan av tüfeğine ulaşmasında sorumluluğu sanık ...'a oranla daha ağır olduğu için cezalandırılırken daha fazla teşdit uygulanarak cezalandırılmasına, yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak 1/6 indirim yapılmasına, yasal şartları oluşmadığından TCK 50, 51, CMK 231 ve taksirle işlenen suç olduğundan TCK 53'ün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki arasındaki ayırıcı husus; basit taksirde failin öngörülebilir neticeyi öngörmemesi; bilinçli taksirde ise neticeyi öngörmesidir. Sanık ... ve Sanık... Arslan'ın maktulün ölümü şeklindeki neticeyi öngörmemesi dikkate alınarak bilinçli taksir oluşmadığından TCK 22/3 uygulanmayarak..." gerekçeleri ile temyiz dışı sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, temyiz dışı sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanık ... müdafii ile katılanlar vekilinin yapmış oldukları itirazların reddine karar verildiği ve kararın 11.05.2021 tarihinde kesinleştiği, sanık ... hakkında verilen hükme karşı sanık müdafii, katılanlar vekili ile katılan ... tarafından istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır. 2. Olay tarihi ve öncesinde akıl hastalığı olduğu bilinen ...'ın kafasında bir takım olaylar kurguladığı ve babası ile ortak yaşadıkları ikametlerinde bulunan ruhsatlı av tüfeğini alarak maktul ...'ı bir el ateş ederek öldürdüğü, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/35 Karar sayılı kararı ile; kasten öldürme suçundan dava dışı sanık ... hakkında yapılan duruşma sonucu sanık hakkında suç tarihinde ve halen ... Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 22.02.2017 tarih 2017/660 Karar sayılı raporuna göre akıl hastası olduğu ve ceza sorumluluğunun olmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, suçta kullanılan tüfeğin ruhsat sahibinin sanık ... olduğu, suça konu av tüfeğini dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde evde muhafaza eden sanığın babası ... ile sanığın kardeşi ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması ile soruşturmanın başlatıldığı anlaşılmaktadır. 3. UYAP'tan temin edilen Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 22/02/2017 tarih ve 2017/660 karar sayılı raporunda, ...'ın bulunduğu suça karşı ceza sorumluluğunun olmayıp, hakkında ilgili kanun maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasının uygun bulunduğunun bildirildiği görülmüştür. 4. UUYAP'tan temin edilen ve maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 04.05.2016 tarihli otopsi raporunda; "...16/02/2016 tarihinde ateşli silah yaralanması sonucu öldüğü bildirilen Duran ve Şehriban oğlu, 18/03/1974 Havza doğumlu ...’ın cesedi üzerinde 17/02/2016 tarihinde Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nde yapılan otopsisinden ve tetkiklerinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgulara göre; 1-Kimya İhtisas Dairesinin raporuna göre; kanda 129 mg/dL "Alkol (Etanol)", göz içi sıvısında 148 mg/dL "Alkol (Etanol)", kanda 145,9 ng/mL "Etodolac", idrarda "Etodolac" bulunduğu, incelenen örneklerde sistematikte aranan diğer maddelerin bulunmadığı, 2-Kişinin vücudunda 1 (bir) adet av tüfeği saçma tanesi toplu giriş yarası tespit edilmiş olup tek başına öldürücü nitelikte olduğu, 3-Haricen (1) noda tarif edilen yerden giren av tüfeği saçma tanelerinin mandibulayı kırarak soldan sağa, yukarıdan aşağıya seyrederek sağ karotis arter ve juguler vende yaralanma oluşturdukları, bir tanesinin haricen (2) noda tarif edilen yerden vücudu terk ettiği, diğerlerinin göğüs boşluğuna girdikleri, sağ akciğerde yaralanma oluşturdukları, boyun bölgesi ve akciğer içinde sonlandıkları, 4-Kişinin vücudundan elde edilen 1 (bir) adet plastik tapa ve deforme saçma tanesi parçalarının otopsi heyetine teslim edildiği, 5-Av tüfeği saçma tanesi giriş yarası cilt ciltaltı bulgularına göre; cilt altında kemik üzerinde az miktarda is bulaşığı görüldüğü, ancak Havza Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2016 tarihli ölü muayene tutanağında kişinin kafa bölgesinin sıcak suyla yıkandığının belirtildiği ve bu uygulamanın atış artıklarının kaybolmasına yol açabileceği bilindiğinden atış mesafesi hususunda kesin bir değerlendirme yapılamadığı, 6-Kişinin ölümünün av tüfeği saçma tanesi yaralanmasına bağlı mandibula ve hyoid kemik kırıkları ile birlikte büyük damar yaralanmasından gelişen yaygın yumuşak doku kanaması ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu..." kanaatinin bildirildiği görülmüştür. 5. Tanıklar Z.S., H.A., G.A.'nın anlatımları dava dosyasında mevcuttur. 6. Sanık ...'ın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları inkâr ettiği ve kolluk tarafından alınan 03.10.2018 tarihli beyanında özetle; olayda kullandığı belirtilen av tüfeğinin ruhsatının kendisine ait olduğunu, evlendikten sonra ... ilçesine taşındığını ve tüfeği bir türlü ikametine getiremediğini beyan ettiği, Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarih ve 2019/40 (E) ve 2020/66 (K) sayılı dosyasında yapılan duruşmada alınan savunmasında; "... Tüfek ruhsat sahibi benim, ölen ... benim kardeşimdir, Hacer akıl hastasıdır, biz evde yokken tüfeği yerinden almış ve komşumuzu vurmuş ve ölümüne sebep olmuş, Hacer olmayan şeyleri varmış gibi düşünür, benim bildiğim komşumuzu kafasına takmış, sonrada tüfekle vurmuş, olay günü ben evde değildim, tüfek giysilerin konulduğu dolaptaydı, bu olayın yaşanacığı aklımızın ucundan dahi geçmedi, tüfeği daha başka nasıl muhafaza edebileceğimi bilmiyorum, tüfek giysilerin arasında saklı bir şekilde duruyordu, bizim komşumuzla aramızda herhangi bir husumet yoktu..." şeklinde beyanda bulunduğu, temyiz dışı sanık ...'ın da benzer beyanlarda bulunduğu görülmüştür. 7. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve Mahkemece 29/05/2019, 10/10/2019 ve 15/10/2020 tarihlerinde katılma kararları verildiği tespit edilmiştir. 8. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarih ve 2021/993 E. 2022/349 K. sayılı kararı ile; "...Sanık ... hakkında ise taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nın 85/1 ve 62/1 maddeleri uygulanmak suretiyle sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış olup, yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, olayda kullanılan av tüfeğinin ruhsat kaydı üzerine olan sanık ...'ın olay tarihinden önce evlenerek birlikte yaşadıkları evden ayrılarak ...'a taşındığı, av tüfeğinin köydeki evde babası istinaf dışı sanık ... tarafından muhafaza edildiği, akıl hastası olduğu anlaşılan ...'ın söz konusu av tüfeğine ulaşamaması konusunda gerekli tedbirleri alma görevi ve bu hususta dikkat ve özen yükümlülüğünün istinaf dışı sanık ...'a ait olduğu, aynı dikkat ve özen yükümlülüğünün sanık ...'dan beklenemeyeceğinden, sanık ...'ın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan..." gerekçeleri ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusunun kabulüne, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanık ...'ın taksirinin bulunmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş ve dosya kapsamına göre; olay tarihi ve öncesinde akıl hastalığı olduğu bilinen dava dışı sanık ...'ın kafasında bir takım olaylar kurguladığı ve babası ile ortak yaşadıkları ikametlerinde bulunan ruhsatlı av tüfeğini alarak maktul ...'ı bir el ateş ederek öldürdüğü, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/35 Karar sayılı kararı ile; kasten öldürme suçundan dava dışı sanık ... hakkında yapılan duruşma sonucu sanık hakkında suç tarihinde ve halen ... Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22.02.2017 tarih 2017/660 Karar sayılı raporuna göre akıl hastası olduğu ve ceza sorumluluğunun olmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, suçta kullanılan tüfeğin ruhsat sahibinin sanık ... olduğu suça konu av tüfeğini dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde evde muhafaza eden sanığın babası ... ile sanığın kardeşi ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması ile soruşturmanın başlatıldığı olaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Katılanlar Vekili İle Katılan ...'ın Temyiz İstekleri Yönünden; 1. Eksik İnceleme Neticesinde Sanığın Beraatine Karar Verildiği Yönünden; Oluş, dosya kapsamı, dosyada mevcut tanık anlatımı, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın ifadeleri ve katılanların beyanları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekili ve katılan ...'ın eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Sübuta ve İlliyet Bağına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Olay tarihi ve öncesinde akıl hastalığı olduğu bilinen dava dışı sanık ...'ın kafasında bir takım olaylar kurguladığı ve babası ile ortak yaşadıkları ikametlerinde bulunan ruhsatlı av tüfeğini alarak maktul ...'ı bir el ateş ederek öldürdüğü ve suçta kullanılan tüfeğin ruhsat sahibinin sanık ..., suça konu av tüfeğini evde muhafaza eden kişinin ise ...'ın babası sanık ... olduğu olayda; suçta kullanılan av tüfeğinin ruhsat kaydı üzerine olan sanık ...'ın olay tarihinden aylar önce evlenerek birlikte yaşadıkları evden ayrılarak ...'a taşındığı, av tüfeğinin köydeki evde babası temyiz dışı sanık ... tarafından muhafaza edildiği, akıl hastası olduğu anlaşılan dava dışı sanık ...'ın söz konusu av tüfeğine ulaşamaması konusunda gerekli tedbirleri alma görevi ve bu hususta dikkat ve özen yükümlülüğünün sanık ...'a ait olduğu, aynı dikkat ve özen yükümlülüğünün sanık ...'dan beklenemeyeceğinden, sanık ...'ın atılı suçtan beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekili ve katılan ...'ın sanığın atılı suçu işlemiş olduğuna, bilinçli taksirle öldürme suçundan en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, suçta kullanılan tüfeğin sanığa ait olup taksirle müteveffanın ölümüne sebep olmaktan bilinçli taksirle öldürme suçundan, aksi takdirde taksirle öldürme suçundan ve üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, olayda nedensellik bağı bulunduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.01.2022 tarih ve 2021/993 Esas, 2022/349 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Havza Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.